PARiS’TE BiR DEFiLENiN PERDE ARKASI

5 Şubat 2010

BİRİNCİ GÜN
İşte Paris’teyiz. Geleli 45 dakika oldu. Hiç vakit kaybetmeden ekip olarak kendimizi sokağa attık, Eiffel Kulesi önünden merhaba. (çoook soğuk dememe gerek var mı acaba?)
Saat tam 12.30. Öğle yemeği için ekibi çok sevdiğim Fauchon’a götürmeye karar verdim. Madeleine meydanındaki Fauchon’un vitrini Chanel’in yemek versiyonu gibi. Sandviçler, pastalar, peynirler... Bu kadar mı güzel sunulabilir? Burada bir kadeh şarap eşliğinde sebzeli fusilli makarnanın ardından kahve keyfi yaptım. Epey bir yürüdükten sonra oldukça yorulduk ve akşamüstü otelimize dönmeye karar verdik. Ama Louvre Müzesi’ne uğramadan olmaz, değil mi?

İKİNCİ GÜN
Saat 12.15, Paris Hotel de Crillion’un lobisindeyiz. 15 dakika erken geldik. Kahve içmek için iyi bir fırsat diyoruz ekip olarak. Paris Haute Couture Haftası’nda Dilek Hanif 2010 İlkbahar/Yaz koleksiyonu defilesi bu otelin Marie Antoniette salonunda. Kuliste hummalı bir çalışma var. Dilek Hanif’in atölyesi olduğu gibi kulisteydi. Şundan emin olabilirsiniz ki hiçbiri uyumadı! Ama tüm bu yorgunluğa ve strese rağmen yüzlerinden gülümseme eksik olmadı. Hepsinin ellerine, yüreğine ve gönüllerine sağlık.

Saç makyaj sırası
Hemen saçımın yapılması için beni aldılar. Dikkat ettiyseniz çiçekli elbisem, bisiklet yakalıydı. Yapılacak saç o yakadan zor çıkacağı için elbisemi çıkardım ve hırkayla kaldım. Ellerime ve ayaklarıma ten rengi oje sürüldü. Benim saçlarım yapılırken, diğer yanımda Georgina’nın makyajı yapılıyordu. Birazdan değiş tokuş yapacağız. O saça ben makyaja geçeceğim.

Yazının devamı...