ABD kollamasaydı FETÖ biterdi

Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan gerilim doğrudan terör örgütleriyle bağlantılı. Daha doğrusu, ezeli dost ve müttefik(!) ABD’nin PYD/YPG/PKK ve FETÖ’yle olan anlaşılmaz ilişkilerine odaklı. Yani lafa geldiğinde “teröre ve teröriste” karşı olduğunu söyleyen ABD samimi olsa sorunlar aşılacak. Ama ABD tam aksine her iki örgüte de açıkça ve ısrarla kol kanat geriyor. Evet, şimdilerde Türkiye’nin baskısıyla Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulmasına yönelik varılan mutabakat ve gelişmeler bağlamında ABD’nin YPG/PKK’lılara desteğini çekme konusunda beklentiler, hatta  adımlar var ama samimiyet konusu yine flu. Aynı durum FETÖ bağlantısı için de geçerli. Çünkü o cenahta da bayram arifesinde AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti TBMM gruplarının ABD’ye yaptıkları “Fetullah Gülen ve FETÖ mensuplarının Türkiye’ye en yakın zamanda iade edilmeleri için gerekli adımların atılması” şeklindeki ortak çağrı da yanıtsız kaldı. Yani ABD bu konuyu yine hepten kulak arkası yaptı. Dahası, alenen onları korumaya devam ediyor. Bundan cesaretlenen FETÖ’cüler de mutasyon hesaplarıyla yeni kirli oyunlar peşinde koşuyor. Tabii ABD’nin şemsiyesi altında ve yönlendirmesiyle. Nasılını FETÖ mağduru ve son zamanlarda yine örgütün hedefinde olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski başsavcısı, emekli Albay Ahmet Zeki Üçok anlatıyor:

“ABD’nin sahiplenmesi olamasaydı dünyanın 160 küsur ülkesinde böyle bir örgütlenme başarılabilir miydi? Kaldı ki son süreçte FETÖ’nün arkasında durmalarıyla yetinmediler, bir de onları neler yapmaları konusunda da yönlendirdiler. Bunun en somut kanıtı da 15 Temmuz sonrası yaşananlar. Biliyorsunuz, bunların hepsi 15 Temmuz sonrası yakalandık-larında itirafçı oluyor, son derece açıklayıcı beyanlarda bulunuyorlardı. Fakat ABD ‘Bizim arkadaşlarımız gözaltına alınıyor, biz bu darbenin arkasında FETÖ’yü görmüyoruz’ gibi açıklamalar yapıp, İngiltere, Almanya istihbarat başkanlarından da benzer sözler gelince, bütün FETÖ’cüler fikir değiştirdiler ve sustular. Yani darbeyle ilgili ilk sarsıntıyı atlattıkları Aralık 2016’dan beri ABD’liler yine örgütü kontrol ediyor, yönlendiriyor, nasıl hareket edeceklerini işaret ediyorlar. Bir de bununla ilgili Almanya’da bir toplantı yaptılar, o toplantıda aldıkları kararları uyguladılar. Yani örgüt hâlâ faal, çalışıyor, bizim onlara karşı bu kadar çalıştığımız ise maalesef söylenemez.”

ABD, İngiltere ve Almanya gizli servisleri bu mesajları vermeseydi çözülme daha mı hızlı olurdu?

“Kesinlikle daha şiddetli olurdu, çok çabuk olurdu. ABD arkasında durmasaydı, onları kontrol edip yönlendirmeseydi, bugün FETÖ’nün bittiğine bile tanık olabilirdik. Çünkü sadece cesaretlendirme değil, arkasında durarak onların hepsini korumaya aldı. Bütün AB ülkeleri, ABD hiçbirini iade etmiyor, dokunamıyorsunuz, onlarla ilgili yasal süreçleri yürütemiyorsunuz. Ve bunun tam aksine, onlara hem AB ülkelerinde hem ABD’de iş verdiler, para, ev verdiler.”

ABD, Fetullah Gülen’i vermez yani?

“O bitti artık. ABD, her yıl yayımladığı Terörizm Ülkeler Raporu’nda bu bir terör örgütü değil diyerek verip vermeyeceğini alenen ve resmen ilan etmişti zaten. Öyle ki ABD ‘Türkiye’de bunun terör örgütü sayılması doğru değildir, terörle mücadeleyi etkiliyor’ diyerek bırak dünyayı, Türkiye’deki mücadeleye de engel olmaya çalışıyor...”