ABD’li generallerin bozuk psikolojisi

ABD’nin dış politika-larında öyle çelişkiler var ki, daha doğrusu Başkan Trump dahil her kafadan o kadar farklı ses çıkıyor ki, doğal olarak sürekli “Hangi ABD?” tartışması yaşanıyor. Oysa kim ne derse desin, bugün ABD’de Pentagon’un dediğinin olduğu çok açık. Özellikle de Türkiye ile ABD arasındaki gerilimin nedeni terör örgütü YPG/PKK’ya verilen destek açısından. Yani ABD’yi generaller yönetiyor. Ya da başkan Trump generaller ne derse onu yapıyor. O nedenle de bugünkü politikanın özünde savaş, çatışma ve kan var. Dahası, koltuktaki, sahadaki askerler de hem sözleri hem de teröristlerle verdiği görüntülerle bu durumu ve Türkiye karşıtlığını alenen körüklüyorlar. Üstelik de ABD Dışişleri Bakanı’nın tam tersi düşünceleri dile getirmesine rağmen. Dolayısıyla, ABD yönetimindeki askerlerin ağırlığı kadar, o askerlerin neden böyle bir tavır içinde olduklarını da irdelemekte yarar var. İşte Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski başkanı, emekli Korg. İsmail Hakkı Pekin’in tespitleri:

“Trump’ın etrafındaki Savunma Bakanı dahil bütün generaller Vietnam Savaşı’ndan sonra orduya girmişler. Yani Vietnam Savaşı’nın ABD’ye verdiği o aşağılık duygusu ya da sendromuyla yetişmişler. Ve hepsi 1991 ve 2003’te bir şekilde Irak’taki savaşa katılmışlar. Üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı olarak fiilen savaşmışlar. Dolayısıyla, harp etme, öldürme üzerine programlanmışlar. Bunların kafasında öldürme, savaşma var. Türkiye’ye yönelik bir şey yaparken de 2003’teki 1 Mart tezkeresini unutamıyorlar. Hatta bu generallerden bir tanesi Akdeniz’de dolaşıp İskenderun’a çıkamayan tümenin komutanıydı. Yani içlerinde hınç var Türkiye’ye karşı.”

ABD’deki generallerin yüzde 95-97 gibi çok büyük bir kısmının dindar insanlar olduğuna dikkat çeken Pekin, devam ediyor:

“Vatanına daha çok sahip çıkar, korur diye generallerin dindar olmasını özellikle isterler. Dindar olmayanları kolay kolay yapmazlar, olsa bile üst rütbelere gelemezler. İşte böyle bir yapı ABD’nin Ortadoğu politikalarını kontrol ediyor. Aslında Trump’ın açıkladığı strateji de asker gözüyle hazırlanmış bir statü. Aynı anda Rusya ve Çin’i rakip, Kuzey Kore ile İran’ı da düşman görüyor. Yine terör örgütleri var, 2-3 savaşı içine alacak şekilde. Yani ölmeye, öldürmeye programlanmış bir yapıyı anlatıyor. Sadece savaşmayı öngörüyorlar, güçle, kuvvetle işleri halledeceklerini değerlendiriyorlar. Şu anda ABD Dışişleri, Beyaz Saray da Pentagon tarafından yönlendiriliyor, yönetiliyor.”

Tillerson’ın son Ankara temaslarında söylediklerinin çok fazla anlamı yok yani?

Vardır mutlaka. Bu işin yani Pentagon’un Türkiye’yi karşısına almasının ABD’ye vereceği zararları gören birileri de var. Büyük olasılıkla onlar Trump’ı etkilediler, öyle gönderdi Dışişleri Bakanı’nı. Bu enteresan bir şey, gerçekten olaya sadece o generallerin gözüyle bakarsanız, bu işin içinden çıkamazsınız dediler. Mattis’in ne dediğini gördünüz. YPG ile PKK’yı savaştıralım gibi saçma sapan bir şey söyledi. Adamların mantalitesi böyle. O bakımdan Tillerson’ın gelişi önemli. Bu belki ABD politikasında generallerin karşısında başka bir değişimi başlatabilir.”