ABD'nin PKK ve DAEŞ ile dansı

Eklenme Tarihi13.08.2018 - 2:16-Güncellenme Tarihi13.08.2018 - 10:33
ABD’nin Suriye’de görünür-deki önceliği DAEŞ’i yok etmekti. Ama ABD ne yaptı? Teröristlerle mücadele adı altında bir başka terör örgütü YPG/PKK’yı silahlandırıp eğitti, dahası alan açtı, açıyor. Evet bu arada DAEŞ’in toprak hakimiyeti de ortadan kaldırıldı ancak bu teröristler hepten sıfırlandı anlamına gelmiyor. Ki daha 10-15 gün önceki kanlı eylemleriyle yine kendini gösterdi. Yani ABD açısından DAEŞ hala kullanışlı durumda. Dolayısıyla buna terörle mücadeleden ziyade ABD’nin PKK ve DAEŞ ile dansı demek daha doğru. Niyesini dün konuştuğum Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin’in şu sözleri daha da net anlatıyor:

“ABD’nin terörle mücadelesi kendi işine geldiği zaman yani kendisine yönelik bir şey olduğu zaman. Onun dışında ABD bölgede, kaos yaratmak çatışma çıkartmak istediği zaman terör örgütleriyle istediğini yaptırıyor. Ve ABD o terör örgütlerine dokunmuyor. Mesela YPG’ye terör örgütü demiyor. Başkalarına da terör örgütü demiyor. IŞİD’e falan terör örgütü diyor ama onları da istihbarat servisi CIA vasıtasıyla kontrol ediyor.”

Nasıl kontrol ediyor?

“İstihbaratçılar bu terör örgütlerinin, IŞİD’in liderlerini kontrol altına almışlar. Liderlerini ABD menfaatlerine ters düştüğü zaman bir suikastte öldürtüyor, kendileri için hangisi uygunsa onu getiriyorlar. Ya da liderin yanına danışman verdirtiyor adamlarını onlar vasıtasıyla da örgütü kontrol ediyorlar. O adamın özelliklerini bildikleri için de ona göre yönlendiriyorlar. Yani sen bunu yapacaksın diye doğrudan bir şey söylemelerine de gerek yok. Nasıl bize bir şey yapıldığında tepki gösteriyoruz onu önceden tahmin ediyorlar. Biyolojik istihbarat diyoruz buna. İnsan özellikleri ne yaparsanız bu adama kendi menfaatleriniz doğrultusunda kullanırsınız, onu yapıyorlar. Biyolojik istihbarat konusu hem terör örgütleri hem de bütün devletlerin liderleri için yapılan bir çalışma. Bunu ABD’liler çok iyi yaparlar, yani adam söze nasıl başlar nasıl devam eder kendine doğru bir harekat yapıldığı zaman nasıl tepki verir, birliklerini nasıl kullanır bütün bunları hesaplayıp ona göre liderleri değiştiriyorlar. Aynı şey yapan İngilizler, yani İngiliz gizli servisi MI6 da var. Dolayısıyla yapılan terörle mücadele değil.”

ABD’nin DAEŞ’i değil bitirmek aksine bazı yerlerde özellikle palazlandırdığını belirten Pekin devam ediyor:

“ABD’nin aslında niye orada olduğu açık ve net. İsrail’in işlerini kolaylaştıracak şekilde Suriye’yi parçalamaya çalışıyor. IŞİD’i kullandılar, herkesi yeteri kadar çatıştırdılar ve gerçekten de bölge bölündü. Şimdi de Ortadoğu coğrafyasının devamlı karışması, sorun çıkması için bölgede Kürt devleti olması yetmez, mutlaka bir IŞİD devleti de olması lazım düşüncesiyle hareket ediyor. Yani bir IŞİD devleti de kurmak istiyor. Çünkü bunlar sorun çıkardıkça bölgenin kontrolü ABD istihbaratı CIA vasıtasıyla sağlanıyor. Dolayısıyla ABD o bölgeye çok fazla asker göndermiyor. 3-4 bin askerle bütün bölgeyi kontrol ediyor.”

DAEŞ ve PKK CIA’nın kontrolünde yani?

“Evet, CIA’nın kontrolündeler. Idlib’deki teröristlerin bir kısmı da öyle...”