Adil Öksüz’ün dijital sırrı

FETÖ’nün firari imamı Adil Öksüz yakalanamıyor mu yoksa yakalanmıyor mu? Bu sorunun yanıtı bir başka soru ‘Neden ya da nasıl serbest bırakıldı’da gizli. Çünkü onca korgeneral, orgeneralin yakalanması doğal karşılanırken Adil Öksüz isminin bir yerleri rahatsız ettiği çok açık. O nedenle Öksüz’ün salıverilmesi “Jandarma ne bu kişinin geçmişini araştırmış, ne ifadesini almış ne de üst arama ve yakalama tutanağı düzenlemiş. Deliller savcıdan ve hâkimden gizlenmiş” gibisinden açıklamalarla geçiştirilecek kadar basit değil. Tamam, FETÖ’nün TSK’daki en önemli yapılanması jandarma bünyesinde Öksüz’ü alan, sorgulayan da bu yapının bir parçası olabilir, dolayısıyla da delilleri karartabilirdi ama olmadığı HSYK müfettişlerinin incelemesiyle ortaya çıkan tutanaklarla kanıtlandı. Buna göre, Öksüz’ün üst araması yapılıp çıkanlar kayıt altına (tuvalete attığı GPS cihazı dahil) alınmış ancak o da kuşkulu. Zira dün konuştuğum Ankara’daki bir üst düzey yetkili bazı eksikler olduğunu söyledi. Ne gibi diye sorduğumda da şu yanıtı verdi:
“Öksüz’ün üst aramasında çıkan bir dijital bellekten söz ediliyor. Belli ki bunun içeriği birilerini rahatsız etti. Dosya tekâmül edip adliyeye gönderdiklerinde bir nüshasının mutlaka jandarmada olması gerekir.”
Peki, bu bellekte rahatsız edici neler olabilir? Üst düzey yetkilinin buna dönük öngörüleri de şöyleydi:
“Siyasete uzanan tarafı olduğu söyleniyor. Bazı belediye başkanları, 4 bakan ve 48 vekilin adının geçtiği iddiası var. Hava Kuvvetleri ya da TSK’nın imamı denilen Adil Öksüz siyasetin de imamı olabilir.
Darbe girişimi için herkes bir üst akıldan ve yabancı istihbarat servislerinin bağlantısından söz ediyor. Onun delili Adil Öksüz’de. Yani bu darbe girişimi CIA ile ortak yapılmışsa, kiminle çalışılacak hangisinin olayda görevi neydi bunların da bir çetelesi, çizelgesi vardır. Bellekte bununla bağlantılı, yani ABD’nin işin içinde olduğunu gösteren bir durum da olabilir.
O dönemde Joe Biden’ın gelmesi, CIA’nın Türkiye’deki bağlantılarının masaya yatırılıp birtakım pazarlıklar yapılması, Türkiye’nin henüz programında yokken Suriye’ye girmesini birleştirdiğiniz zaman ‘al gülüm ver gülüm’ gibisinden bazı anlaşmalar olabileceğine yönelik işaretler veriyor.
Yoksa Adil Öksüz’ün yakalanmaması mümkün değil, istihbarat çok kolay bulabilir. Belli ki kimseye zarar vermeyecek bir ifade üzerine çalışılıyor.”
İşte bir soru daha; bu bellek ne oldu ya da nerede?..

32 yıldır çözülemeyen ‘domates denklemi’Adil Öksüz’ün dijital sırrı

İktidarın gündeminde terörün yanı sıra enflasyonun artmasına neden olan domates, biber gibi gıda fiyatlarındaki ani dalgalanmalara karşı mücadelede var. Bu amaca yönelik olarak Gıda Komitesi’nin yeniden yapılandırıldığını açıklayan Başbakan, üreticiden tüketiciye ulaşana dek fiyatların takip edileceğini belirterek, şöyle dedi:
“Tarlada 1 lira olan mal tezgâhta 10 liraya, 5 liraya kadar çıkabiliyor. Üretici ‘Ben üretiyorum, kazanamıyorum’ diyor, tüketici ‘Ben pahalı alıyorum, mağdur oluyorum’ diyor. Peki, bu para nereye gidiyor arada? Bu fark nereye gidiyor? Bunun ortaya çıkarılması konusunda bu Gıda Komitesi ciddi bir çalışma yapacak.”
Bunlar söylem olarak doğru ve güzel ama yeni duyulan şeyler değil. Üstelik de yanıtları zaten bilinen konular. İşte tarladan sofraya domatesteki fiyat artışının nedenlerini belirlemek amacıyla Antalya-İstanbul hattında 32 yıl önce (1 Haziran 1984 Milliyet) yaptığımız saptamalar:
Domates gerek sera, gerekse tarladan soframıza gelene kadar, toplayıcı, sandıkçı, nakliyeci (şoför ya da sahibi), iplik ve kâğıtçı, ambalajlama işlemindeki işçi, postalar, komisyoncular, nakliye firmaları, toptancı, perakendeci ve belediye olmak üzere 12 değişik ele para kazandırıyor. Bunların arasında en büyük pay da komisyoncunun.
Yani dememiz o ki; üretici ile tüketici arasındaki yıllardır süren bu “domates denklemini” yinelemek yerine artık bir çözüme kavuşturmak gerekiyor.

Kırmızı hat

- Türkiye Beyazay Derneği İzmir Şubesi olarak bu eğitim yılında da Görme Engelli Öğrencileri Hayata Hazırlıyoruz Projesi’ne başlamak istiyoruz. Bu proje kapsamında cumartesi günleri farklı üniversitelerdeki gönüllü öğrencilerle görme engelli öğrencileri buluşturup birlikte kitap okuma ve tartışma, gezi-piknik ile kültür-sanat etkinlikleri planlıyoruz. Amacımız engellilerle birlikte yaşama kültürünü artırmak. Bu faaliyetlere üniversiteli öğrencilerimizi bekliyoruz. Salih Arıkan, tel: 0506 514 96 93