‘Bahçeli ihraç edilebilir beni edemezler’

MHP’de ‘Olağan-üstü Kurultay’ bu pazar olacak mı olmayacak mı? Bu sorunun yanıtı hâlâ flu. Çünkü Yargıtay’dan karar yerine açıklama geldi. O nedenle de muhaliflere göre takvim işliyor, Genel merkez ise yapılamayacağı konusunda ısrar ediyor. Yani belirsizlik ve varsayımlar üzerine tartışmalara devam. İşte Yargıtay’ın açıklamasından saatler önce MHP Genel Başkan adayı Sinan Oğan ile konuştuklarımız:
Kurultay yapılacak mı?
Yargıtay çok olağanüstü bir karar vermezse ki içeriden duyumlarımız müspet karar yönünde, yapılacak.
Teşkilat kurultay konusunda ne düşünüyor?
Bu defa teşkilatlarda da kamuoyu da halk da herkes artık kurultay diyor, hele salı günkü grup toplantısından sonra. Artık parti bu duruma düşürülmemeliydi, resmen AKP’ye gel beni kurtar diyor. Ne istersen yaparım diyor. MHP’nin düşürüldüğü duruma bakın. Yazık.
Başka bir aday lehine çekilme gibi bir durumunuz olabilir mi?
Yok, hayır. Benim kimse lehine, aleyhine çekilme gibi bir tavrım söz konusu değil. Güçlü bir adayım, o açıdan benim öyle çekilme gibi bir durumum söz konusu değil ama diğer arkadaşlar için bir şey diyemem.
Bazı adaylar gibi sizin hakkınızda da yeni soruşturma iddiaları var.
Yok, olamaz. Bu partide Devlet Bahçeli bile ihraç edilebiliyor, ben ihraç edilemiyorum şu aşamada. Sebebini de söyleyeyim. İhraçtan yeni döndüm, üyeliğim onandı, genel merkez de bu kesin kararı kesin olmasına rağmen bir üst mahkemeye taşıdı. Dolayısıyla, şu an benimle ilgili herhangi bir işlem yapamıyorlar; ne soruşturma açabiliyorlar, ne ihraç edebiliyorlar. O açıdan durumu en garanti olan benim. Algı operasyonlarıyla işi yürütmeye çalışıyorlar ama korkunun ecele faydası yok.
15 Mayıs’ta kurultay yani?
15 Mayıs’ta tüzük kurultayı, ondan sonra da yaklaşık 5 Haziran’da da inşallah genel başkanlık seçiminin yapılacağı kurultay olacak. Tahminen.
Yargıtay yok derse?
Ortalık karışır biraz herhalde. O zaman büyük bir sıkıntı olur çünkü insanlar kurultay olsa da olmasa da, karar çıksa da çıkmasa da geleceğiz diyorlar. O açıdan durum sıkıntılı biraz.
Yargıtay hayır derse Devlet Bey koltuğunu kurtarır mı?
Yok, hayır. Böyle olursa bu defa 548 değil, 748 imza toplanır; hem de bir ay içerisinde. Artık delegenin neredeyse tamamı imza verir bu defa.
Yeni bir parti gündeme gelebilir mi?
MHP’den kopmak benim açımdan yok. Tavşan parti falan o tür şeyler söz konusu değil...
Pazara daha üç gün var... Yaşanacakları hep birlikte göreceğiz...

Mültecilerin gitmeye hiç niyeti yok

Ege kıyılarından Yunan adalarına deniz yoluyla yapılan yasa dışı göç mayıs ayında neredeyse son buldu. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın verilerine göre mart ayında 8 bin 111 olan yakalanan mülteci sayısı mayıs ayının ilk dokuz günü itibarıyla 103’e düştü. Bunda 20 Mart’tan bu yana devreye sokulan önlemlerin etkisi büyük ancak tek etken değil. Nedenini Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. M. Murat Erdoğan şöyle açıklıyor:
“Niye durdu? Rusya’nın desteğiyle Esad güçlendi, kontrol edebiliyor. Şu an bütün dünya da Esad güçlensin diye bakıyor, alttan alta destek veriyor. Diktatörlük falan kimsenin umurunda değil. Çünkü bu göç dalgasının en önemli sebebi otoritenin olmamasıydı şimdi eskisi gibi değil, insanlar Suriye’den çıkamıyorlar. Türkiye de gelenleri artık Suriye içindeki kamplara yönlendiriyor.”
Soruyoruz Erdoğan’a, ya Türkiye’deki 3 milyon Suriyeli?
“Türkiye üzerinden geçen sene Avrupa’ya gidenlerin sadece yüzde 10-13’ü burada kayıtlı olanlar, diğerlerinin hepsi transitti; geldiler, gittiler. Dolayısıyla, Türkiye’de olanlar duruyor, bir yere gitmiyorlar. Hatta bizim yaptığımız birçok araştırmada görüyoruz, Türkiye’deki Suriyelilerin bir başka yere gitmeye niyetleri de yok. Çünkü çok sayıda çocuk ve muhafazakâr kitle var. O nedenle de stabil olmaları gayet doğal.”
Erdoğan’ın anlattıklarından ortaya çıkan tablo net. Şu an Suriye’den çıkış olmadığı ve Türkiye’deki mülteciler de istemediği için Avrupa’ya geçiş durma noktasında. Bu durumda da Suriyeli sığınmacılar konusunda asıl endişelenmesi gereken “anlaşma bozulursa” paniğindeki AB değil 3 milyon Suriyeliyle baş başa kalan biziz. Çünkü hâlâ kayıt dışı çok sayıda Suriyeli var ve bunlar 81 ile dağılmış durumda. Yani sorun sadece 3 milyar euro’nun akıbeti, vize muafiyeti değil, bizim de güvenliğimiz...