‘Bakalım listeye girebilecek miyiz?..’

Kemal Kılıç-daroğlu’ nun “son dakika” ön seçime girme sürprizi, CHP’yi hareketlendirdi...Özellikle de çoğunluğu kontenjan adaylığına başvuran MYK üyelerini... Çünkü Kılıçdaroğlu’nun buna tepki olarak böyle bir hamle yaptığını söyleyenlerin yanı sıra partililerden “Genel başkan ön seçime giriyor ise MYK üyeleri ve parti üst yönetimi de girmelidir” diyenler de var. Açıkçası mevcut A takımı oldukça sıkıntılı...Bunda CHP liderinin kontenjan tercihlerini,”yeni,genç ve kadın adaylardan yana kullanacağına” dönük sözlerinin etkisi de büyük...Bu durumda da Kılıçdaroğlu’ndan aday listelerinin netleşmesi aşamasında yeni “sürprizler” gelme olasılığı yüksek...
Peki liderin bu kadar yakınında olan MYK üyeleri bunu göremedi mi? Ya da böyle bir karar neden son dakikaya bırakıldı? Sorulara yanıt İstanbul’da ön seçime girecek deneyimli bir politikacıdan geliyor:

“Genel başkan ön seçime girmek istediğini ve herkesin girmesinden yana bir düşüncede olduğunu MYK üyelerine çok önceden söyledi, hissettirdi ama kimse ciddiye almadı.Son dakikada böyle bir açıklama olunca da herkes kaldı. Sıkıntı doğal, çünkü kontenjan sözünün garantisi yok ve aday adayı çok. Rüzgar her an tersten esebilir.”
İşte bu nedenlerle dememiz o ki; CHP liderinin “Bakalım ön seçimden çıkabilecek miyiz? Milletvekili listesine girebilecek miyiz?” şeklindeki esprili(!) sözlerini önemsemekte yarar var.
Çünkü “ Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” havası veriyor...

Ülkenin fabrika ayarlarına dönmek

CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen “Perşembe Sohbetleri”nin son toplantısında iki eski dışişleri bakanı Hikmet Çetin, Murat Karayalçın ve eski büyükelçi Ünal Çeviköz’den yanıbaşımızda süren savaş ile Türkiye’nin dış politikasına dönük tespitleri dinledik...Tabii öncelikle de dış politikanın temel kurallarını:
“İdeolojiyle dış politika yürütülemez, dış politika iç politikaya alet edilemez, başka ülkelerin içişlerine karışılmaz...”
Bu ilkelerin alt-üst edilerek, ülkenin fabrika ayarlarının bozulduğuna dikkat çeken konuşmacıların tespitlerinden bazıları şöyleydi:
- Oyun kurucu olacağını söyleyen Türkiye’nin Ortadoğu’daki 5 ülkede büyükelçisi yok.
- Sorunun temelinde Türkiye’nin Sünni-İslam liderliğine soyunması var.
- Suriye krizi İran ve Rusya yok sayılarak çözülmez.
- Hiç kimsenin Esad sonrasına dönük alternatifi yok.
- Suriye sınırı Afganistan-Pakistan sınırına döndü.
- IŞİD’e destek veriliyor algısı varsa Türkiye sorunu kendisinde aramalıdır.
- Bölge tehlikeli bir şekilde Sünni ve Şii-Alevi İslam savaşına doğru gidiyor.
İki saat süren toplantıda noktayı da “Fabrika ayarından ne kastediliyor” sorusu üzerine cep telefonunu gösteren eski büyükelçi, CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk koydu:
“Şu telefonu aldığınız zamanki gibi, Cumhuriyet kurulurken de demokratik, laik, çağdaş, kadın-erkek eşitliği, hukukun üstünlüğü, adaletin bağımsızlığı öngörülerek yapılmış ayarlar var. Bu ayarlar sonradan çeşitli kullanıcılar tarafından değiştirilmiş. Örneğin bu telefon üzerinde benim yaptığım gibi. AKP’de bu ayarların, tamamını bozmuş. Fabrika ayarından kasıt, ikinci üçüncü ya da başka kötü kullanmış kişilerin değil, ilk kuruluştaki ayarlara dönmek...”

Dosya parası bilmecesi

Yargı kararları ve Tüketici Yasası’nda yapılan değişikliğe göre, kredi kullanımında bankaların kestiği dosya masraflarını geri almak mümkün ama kaç kişinin alabildiği meçhul. Çünkü, tüketici hakem heyetleri ve mahkemeleri yüzbinlerce başvuru nedeniyle kilitlenmiş durumda. O nedenle Ziraat Bankası’nın mahkemeye gitmeden masrafları ödeyeceğini açıklaması “belki özel bankalar da uygular” diye tüketiciyi heyecanlandırmıştı...Ancak ses çıkmadı...Peki Zirat Bankası’na başvuran herkes aldı mı ya da alıyor mu?..İşte o da meçhul...Niye mi?.. Genel müdürün dediği gibi nüfus cüzdanınla bankanın herhangibir şubesine gidiyorsun, sıran geldiğinde verilen matbu dilekçeye adını- soyadını, vatandaşlık-telefon numaranı yazarak imzalayıp teslim ediyorsun ancak ne kadar ve de ne zaman alacağını öğrenemiyorsun. Çünkü bankadaki görevli diyor ki:
“Bütün başvurular genel müdürlüğe iletilecek, orada yapılan değerlendirmenin sonucunda ne kadar alacağınız bildirilerek, wwwhesabınıza yatırılacak. Bu da en az iki- üç ayı bulur...”

KIRMIZI HAT

- İstanbul’da bulunduğum bölgede (Labrador ile Seter kırması, kahverengi, kısa tüylü, bir yaşlarında, kısırlaştırılmış) cins köpeği terk edilmiş bulduk. Bir süredir bakımını sağlıyoruz fakat insan sevgisine alışmış bir köpek olduğu için sahiplendirilmesi gerekiyor. Belediyeler yardımcı olmuyor. Duyarlı insanlar arıyoruz - Necmiye Çalışkan
0532 654 00 33

DİĞER YENİ YAZILAR