Bakanlık çaresizse vatandaş ne yapsın?

Hafta başı cep telefonuma gelen mesaj:
“Bakanlık onaylı Kalp ve Damar açıcı Panax’ta kampanya 1 alana 1 bedava 79 lira. Üstelik kargo ücretsiz. Yararlanmak için Panax yaz 2035’e yolla.”
İtirazım öncelikle tacize dönüşen SMS’lere. Benim cep telefonumu nereden buldun. Hadi buldun, bu mesajı ne hakla yolluyorsun.
Sonra da mesajın içeriğine; konu kalp - damar olunca muhatap Sağlık Bakanlığı dedik ve aradık.
İşte Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Kurumsal İletişim Koordinatörü Engin Ayar’ın açıklaması:
“Bakanlığımızca halk sağlığını korumak görevi kapsamında; gıda takviyesi olarak üretim izni bulunan ‘Panax’ isimli ürünün damar tıkanıklığı, tansiyon, şeker gibi birçok hastalığı tedavi ettiği şeklinde satışının yapıldığının tespit edilmesi üzerine 12/12/2011 tarihinde ürünün toplatılmasına karar vererek ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştu.Yine Reklam Kurulu tarafından, ürünün reklamları yasaklanarak idarî para cezası uygulanmasına karar verilmişti.
Ancak bu tip ürünleri pazarlayanların televizyon kanallarında doktor kimliklerini kullanarak hastalara tavsiyelerde bulundukları, verdikleri telefon numaraları ve SMS gibi çeşitli yöntemlerle söz konusu ürünün satışını devam ettirmeye çalıştıkları tespit edilmiştir.
İl Müdürlüklerimiz tarafından Bakanlığımıza intikal eden bilgilerden halen bazı vatandaşlarımızın ürünü kullanmak için mevcut tedavilerini yarım bıraktıkları ve istenmeyen neticelerle karşılaşarak mağdur oldukları anlaşılmaktadır. Bu sebeple daha fazla mağduriyet yaşanmaması bakımından bu ürünlerle ilgili tanıtım ve reklamlara itibar edilmemesi, mağduriyeti söz konusu olanların Bakanlığımıza ve adlî mercilere bildirimde bulunması gerekmektedir.
Bakanlığımızın toplatma kararına rağmen satışa devam olunması nedeniyle de 81 İl Valiliğine, denetimlere kesintisiz devam olunması talimatı tekrar edilmiştir.
İilgililer hakkında adlî ve idarî tüm kanunî işlemler devam ettirilmektedir. Bu tarz ürünleri almayın. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan ruhsatlı ürünleri ilaç zannetmeyin. İçerikleri bile belli değil.”

Bakanlık çaresizse vatandaş ne yapsın

Şuursuzunu merak ettim!

Ücretsiz acil hizmetleri!
Özel hastanelerin “acil durumlarda” para almasını yasaklayan Başbakanlık genelgesini anımsattık mail yağdı. Çoğunluk, bizim de vurguladığımız gibi hastanelerin bildiğini okuduğu yönündeydi.Yani kapatma, para cezasına rağmen para isteniyordu. İşte birkaç örnek:
l Trafik kazası geçiren müvekkilimin hastane giderlerini talep ettim. Fatura vermek istemeyen hastane yetkilisi “Hastanın, iki gözüne, yoğun bir ameliyat ve tedavi uygulandı. Acil durumda gelen bu hasta için SGK’nın ödeyeceği rakam 700 lira. Bu paraya ameliyat mümkün değil”dedi. Bu nedenle müvekkilim açıktan 30 bin lira ödemiş. Acilde ücret alınmaması ne kadar gerçekçi. Av. Ahmet Karakurt
l Hastanın acil olup olmadığına karar verecek doktor, maaş aldığı hastanenin talebi dışına çıkabilir mi? Nejat Yilmaz
l Afyonkarahisar’da oturuyorum. Geçen hafta çocuklarımın ikisi de grip nedeniyle ateşliydiler. Özel bir hastanenin aciline gittik, çocuk servisine gidin deyip gönderdiler. H.Y. (öğretmen)
l Hastane para diye diretiyor. Fatura makbuz vermeden işlem yapıyor. Hakkını ararsan seni mağdur ediyor. Eda Alabaş