İsrail dışında tüm ülkeler Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürdistan devleti kurulmasının ciddi bir güvenlik sorunu yaratacağı konusunda hemfikir. Bu kaygı nedeniyle de Barzani’yi bağımsızlık sevdasından vazgeçirmek için baskı ve çağrılar devrede. Tüm bunlara karşın Barzani ise geri adım atmamak adına direniyor. Hatta zafer kazanmış komutan edasıyla bu iş artık bitmiştir havasında. Ki buna dönük bazı öngörüler de var. Ancak dün konuştuğum MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’e göre, atılan bu adım Barzani açısından taktiksel bir hata, dolayısıyla ortaya çıkan tablo da yenilgiydi. Nedenleri de şunlardı: 

“Barzani Irak Kürt siyaseti içinde zayıflayan konumunu bölgenin şartlarından yararlanarak takviye etme, liderliğini koruma, meşruiyetini yeniden kazanma arayışına girmek istedi, yanlış yaptı. Yani kişisel ikbalini, iktidarını ön plana çıkarması bugünkü yenilgisinin sebebi oldu. Barzani Irak’ın Kürt siyaseti içindeki konumunu koruyacak mıdır, koruyamayacak mıdır meselesi tartışmalıdır.”
Barzani şu an yenilmiş pozisyonda mı?..
“Evet, Barzani şu anda Rusya, Türkiye, İran ittifakı içerisinde bağımsızlık çıkışını gerçekleştiremeyen bir lider durumundadır. Irak Kürtleri için, Suriye Kürtleri için hatta Türkiye’deki Barzani sempatizanları için. Bu Barzani için bir siyasi kayıptır. Kişisel konumu zayıflamıştır. Ancak yerini koruyup koruyamayacağı meselesi ya da yerine kimin geçeceği meselesi küresel-bölgesel güçlerin çıkarlarının çatışmasıyla ve ortaya koyacakları politikalarla bağlantılı, çok karmaşık bir olay. Gelişmeler içinde bunu göreceğiz.”
Barzani’ye ABD yürü demeseydi yapamazdı deniliyor?
“Onu bilemiyoruz. ABD yürü dedi mi, demedi mi? Mossad yürü dedi mi, demedi mi? Bu güçlerle Barzani ilişkisi malum, tartışmasız. Barzani’nin bağımsızlık hareketine destek verecekleri bilinen güçler ancak zamanlama önemliydi ve Rusya, Türkiye, İran, Suriye’nin tavrının okunması o güçler tarafından da belki doğru değerlendirilemedi. Ancak ABD Türkiye’nin içinde bulunduğu bu ittifakın gelişmesini görünce bu meselenin ertelenmesi yolunda niyetini beyan etti.”
Öneş’in bugünkü görüntünün nasıl sonlanacağına dönük öngörüsü de şöyleydi:
“Mevcut dengeler içinde Barzani’nin bağımsız Kürt devletini yaratması mümkün değildir. Yapılan güç birliği, ittifaklar ve baskılarla tabii ki bunun önüne geçilecektir. Ancak Kürt siyasetinin ABD ile Rusya karşısındaki önemi hiçbir zaman azalmayacaktır ve bu Kürt siyasetinin gerek Irak’ta gerek Suriye’deki durumu gelişmeler içerisinde şekillenecek siyasi bir durum olarak daima karşımızda duracak, risk olma vasfını koruyacaktır. Özellikle de Türkiye için.”
Yani?
“Türkiye kendi içindeki Kürt sorununu çözemediği sürece Ortadoğu’daki bu gelişmelerden daima doğrudan etkilenecektir. Türkiye kendi sorununu çözmek için demokratik, laik bir sisteme nitelik kazandırma gayretlerini ivedilikle somutlaştırmak zorundadır. Bu da iktidarıyla muhalefetiyle, parlamentosunun birlikte hareketiyle ve toplumun desteğiyle ortaya çıkabilecek bir durumdur...”