Bodrum ölüyor!..

Bodrum ölüyor!..


     Kuşadası, Marmaris, Alanya'yı bitirdik sıra Bodrum'da... Betonlaşma hızla devam ediyor, içme suyu, kanalizasyon şebekesi artık yetmiyor. Güzelim Bodrum kokuyor, deniz kirleniyor... TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) Başkanı Başaran Ulusoy, 'Bodrum'u kaybetmek üzereyiz' diyor. MİLLİYET'in onur gecesinde aynı masayı paylaştığımız Turizm eski bakanlarından Bahattin Yücel de aynı tehlikenin üzerinde duruyordu...
     Maalesef Bodrum da ölüyor. Acil müdahale edilmezse iki yıllık ömrü var. Özellikle de çılgın yapılaşma konusunda... Bakanlar Kurulu'nun Bodrum ya da Muğla'da toplanmasını isteyen Başaran Ulusoy, "Durumun aciliyetini Mesut Bey'e anlattım. Türk turizmi artık ameliyat masasına yatırılmalı, operasyon gerekiyor' şeklinde konuşuyor. Devletin Bodrum'un turizm merkezi mi yoksa, ikinci konut cenneti mi noktasında karar vermesi gerektiğini savunan Ulusoy, şöyle devam ediyor:
     "İkinci konut mekanı olarak görüyorlarsa kanalizasyon iki sene sonra denizi öldürecek. Gemi sintine boşaltınca ceza yazılıyor, kanalizasyon denize akıyor bir şey diyen yok. İçme suyu sıkıntısı var. Otellere verilen sular kaliteli değil. Havalimanı var, uçakta sıkıntı yaşıyoruz. 35 - 40 milyar dolar yatırdığımız tesislerin heba olmasını istemiyoruz. Palyatif önlemlerle, pansuman tedavilerle sorun çözülmez."
     Gelelim, turizm acentelerine... Malumunuz çifte rezervasyon yapan, taahhütlerini yerine getirmeyen, vatandaşı yolda bırakanları çok gördük. Bakalım bu sezon nasıllar? Ulusoy, şöyle diyor:
     "Şikayetler geçen yıla oranla azaldı. Kontrol etmeye çalışıyoruz ancak; çürük elmaları temizlemek kolay değil. Şu anda soruşturulan 25'e yakın acente var."

Bu ne ciddiyetsizlik

     Anadolu liselerine öğretmen alınacak. Sınav tarihi 13 Ağustos olarak belirlenmiş ama; ortada muhatap yok. Adaylar 7.5 milyon liralık harcı bankaya yatırıyor, giriş belgesi alamıyor. Ankara dışından gelen adaylar 'bugün git yarın gel' mantığıyla oyalanıyor. Çilekeş adaylardan Aysel Abbanoğlu, şöyle yakınıyor:
     "Harcı yatırdım, 14 Temmuz'da belge vereceklerini söylediler. Sıcak nedeniyle tatil ilan edilince 17 Temmuz Pazartesi akşamına kaldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvurduğumda belgelerin hazır olmadığı belirtildi. Bu sıcaklarda Ankara dışından gidip gelmek kolay mı?.."
     Kolay olur mu? Düpedüz işkence... Üstelik bu; ciddiyetten uzak, ilkel şartlarda hazırlanan sınavın göstermelik (!) olduğunun da açık kanıtı...

Yol bahçe oldu

     İstanbul Teşvikiye'nin Ihlamur'a bakan yamacında Hakkı Yeten Caddesi'ni Vali Konağı Caddesi'ne bağlayan bir yol vardı... Vardı diyorum, çünkü; artık yok!.. Bir grup Teşvikiyeli yolladığı mesajda Topağacı yokuşunun tek alternatifi olan yollarının nasıl yok olduğunu şöyle anlatıyor:
     "Son birkaç gündür yolun Hakkı Yeten Caddesi'ne bağlanan alt ucunda bir yol çalışma levhası ve yolu kapatan şeritler görülüyor. Alışkanlıkla yola girenler yol bakımı gerekçesiyle geri dönüyor. Oysa yolun Hasan Cevdet Paşa Sokak ile birleştiği üst ucundan bakanlar en yukarıdaki apartmanın önünde, dar yolu ikiye bölen çelik profilden yapılmış çiti görüyor. Yolun bir kısmı apartmana aitmiş ve mahkeme kararıyla bu kanıtlanmış. Ve yolumuz asfalt kaplı bir bahçe olmuş. Artık geçse geçse bisiklet geçer..."
     Şişlili başkan Mustafa Sarıgül'ün dikkatine...

Nasıl acilse!..

     Kemal Sunal'ın ölümüyle alevlenen ilkyardım skandalı, yine unutuluverdi... Oysa her gün bir başka örneğini yaşıyoruz. Harbiye Cumhuriyet Caddesi'nde oturan Işık - Mithat - Şehnaz Cin, adlı okurlarımız, tanık oldukları 112 rezaletini şöyle anlatıyor:
     "Yayaya aracın çarptığını görünce hemen 112'yi aradık. Otomatik devreye giren santral ambulans için beklememizi söyledi. Bekleyiş tam 15 dakika sürdü. Nihayet açan bayan, acil uyarımıza rağmen detaylarla oyalandı. İki telefon bulunan evimizde hangi hattan aradığımız konusunda iknaya uğraşırken adam kanlar içindeydi. Sonunda ambulanstan umut kesildi, yaralı ilkel usullerle hastaneye taşındı."


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR