Cezaevlerinde bavullar hazır

Cezaevlerinde bavullar hazır


     Hükümetin af atağı cezaevlerini sakinleştirdi. Adli bölümde bavullar hazır. Siyasi koğuşlar ise beklemede. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, 'Aftan 35 bin kişinin yararlanacağını' söylüyor. Yani; cezaevleri yarı yarıya boşalacak...
     Toplam 556 cezaevi var. Normal kapasite ise 72 bin 535... Ancak doğudakiler hariç hepsi tıka basa dolu. Aynı yatağa üç mahkumun düştüğü koğuşlar bulunuyor. Ertosun, diğer bir sıkıntının da tadilatlardan kaynaklandığını belirtiyor. 'Oda sistemine geçiş için halen 42 cezaevinde çalışma var. 73 olarak planlamıştık ama; içerde insan olduğu için zorlanıyoruz. Afla birlikte rahatlama olacak' diyor.
       Özeti; binalar da soluklanacak...

Fırtına öncesi sessizlik

     Af isyanları artık bitti mi? 'Zaten hepsinin nedeni af değildi' diyor Ertosun, ardından da Adana ve Bayrampaşa isyanlarını örnek veriyor:
     "Adana'daki olay Şirinler çetesi mensuplardan Ali Aksoy'un naklinden dolayı çıktı, affa büründürüldü. Bayrampaşa'da ise geçen cumartesi 100 kişiyi başka yere naklettik, 33'ü gitmek istemedi. Kararlılık gösterdik, gittiler. Adana'daki olay çıkınca 'Biz 100 kişi verdik itiraz etmedik, onlar dört kişi için olay çıkarıyor' deyip ayaklandılar."
     70 - 80 kişilik koğuşlar oldukça bu tür olayların yaşanacağını söyleyen Ertosun, devam ediyor:
     "80 kişilik bir koğuşun isyanını bastırmak için içeri 250 kişi sokmanız gerekir. Yani bire üç. Koğuş elini çabuk tutup kapıyı patlatsa, diğer koğuşlar da Malta'ya çıksa Adana'da isyan edenlerin sayısı bin 200'e çıkacaktı. Bu durumda içeri 3 bin 600 kişi sokmanız gerekir. Bu mümkün mü?"
       Kapılar bu kadar dayanıksız mı?
     "Kapıyı bırakın E tiplerinde duvara yüklenseler yıkılır. Tuğlayla örülmüş. Ellerinde de delici, kesici aletler, tüpler var. Uğraşmaya gerek yok. Ama şimdi F tiplerinin duvarları beton bloklardan oluşuyor."

Ya af yine çıkmazsa?

     Ertosun, bu saatten sonra geri dönülemeyeceğini savunuyor. 'Gerekçeleri yerinde olsun ya da olmasın, haklı ya da haksız olsun artık af bir zorunluluk. Bazı şeyleri lafı ortaya atmadan düşünmek gerekirdi. Bavullar hazır. Adam ben çıkıyorum diyor. Aynı beklenti terör suçlularında da var. Şu anda eylem yok ama; rahatsızlık olabilir' diyor.
     Gelelim, Elazığ Cezaevi'ndeki son isyana... Hizbullahçı'ların F tipine tepkisinden kaynaklandığını ifade eden Ertosun, şunları söylüyor:
     "Aşırı sağ ve sol F tipi konusunda buluştu. Bu da haklılığımızı gösteriyor. Adamlar cezaevlerindeki egemenliklerini, eğitim ortamını devam ettirmek istiyorlar. F tipine adli mahkumlar niye karşı çıkmıyor?"
     Bu arada, biten 6 F tipine üçer müdür, onar tane infaz koruma memuru atanmış. Personel eğitimi de yakında başlıyor...

Trafik Psikolojisi

     Trafik canavarı sadece can almıyor, geride kalanların ruh sağlığını da bozuyor. Manevi ya da maddi kayıplara uğrayan yaralı ve kurban yakınları ister istemez travma sonrası stres, depresyon, uyku bozukluğu - kabusa yenik düşebiliyor. Bozukluk intihara kadar gidebiliyor.
     Karayolu Trafiği Mağdurları Avrupa Federasyonu'nca yapılan araştırma; başından yaralananların yüzde 57'sinin uykusuzluk, yüzde 61'inin kabus görmekten yakındığını ortaya koymuş. Ölen ve sakat kalanların yakınlarında da psikolojik rahatsızlık saptanmış. Doğal olarak en fazla rahatsız olanlar ölü yakınları. Buna göre; kazadan sonraki ilk üç yılda saptanan bozukluklar ve oranları (yüzde) şöyle:
     "Çabuk sinirlenme (yüzde 78). Günlük işlere ilgisini kaybetme (72). Hınç alma duygusu (71). Araç sürmede güçlük (70). Kendine güveni kaybetme (49). Kaygı - yürek darlığı krizleri (46). İntihar etme hissine kapılma (37). Yemek yemede sorun (35)."
       Olayın etkisi üç yıl sonra azalıyor mu?
     Yüzde 10'luk bir iyileşme görülse de kalıcı olmuyor. Hatta 10 yılın ardından daha da kötüye gidiyor.


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr