CHP’den katılıma yeşil ışık ama...

Emine Ülker Tarhan’ın istifası, Süheyl Batum’un kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevkinden sonra “ayrışma” tartışmalarıyla çalkalanan ana muhalefetin Genel Sekreteri Gürsel Tekin’den, Doğu Perinçek’in “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağındaki altı okta, o programda birleşelim” önerisine yanıt var:
“Ne resmi ne de gayri resmi hiçbir siyasi partiyle böyle bir şey söz konusu olamaz ama ben CHP’li olmak istiyorum diyen herkese kapımız açık. Partimizin ilkeleri, programı, bakışı çok açık ve net, bu bakışa dahil olmak isteyen herkes gelebilir. Sayın Bülent Arınç bile gelebilir.”
Benzer önerilerin başka partilerden de geldiğini belirten belirten Tekin’in, Tarhan’ın kurduğu Anadolu Partisi’ne kayma, oy bölme ve Süheyl Batum krizi iddialarına karşı düşünceleri de şöyle:
“Yel kayadan ne götürür? Burası yıkılmaz kaledir, CHP’dir. Bugüne kadar 390 küsur parti kuruldu, çeşitli dönemlerde 50’den fazlası iktidar ve koalisyon ortağı oldu ama şimdi yoklar. Süheyl Batum’la ilgili hukuk sistemi ise işliyor, günü geldiğinde gereği yapılır, bir sıkıntı yok.”
Özetleyelim:
“CHP’nin kapısı herkese açık, bazılarına ise arkanı dön ve çık...”

Ön seçim için liste uyarısı
Siyasi Partiler Yasası’na göre; önseçimlerin yapılacağı tarih itibariyle bir önceki yılın son gününe kadar bu Kanunun 10’uncu maddesine göre (altı ayda bir gönderilen liste) Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilen üyeler ön seçimde oy kullanabilir. (Madde 42) Yani 2015 seçimlerinde adaylarını ön seçimle belirleyeceğini söyleyen siyasi partilerde 31 Aralık 2014’e kadar üye olanlar söz sahibi olacaklar... Bu nedenle başta adaylarının yüzde 85’ini ön seçimle belirleyeceğini açıklayan CHP olmak üzere tüm partilere bir çağrı yapan TBMM 17. dönem milletvekili Yılmaz Hastürk şöyle diyor:
“Ön seçim yapacaklarını beyan eden partiler hakikaten partiye kayıtlı üyelerle, çok sayıda seçmenin katılımıyla değerlendirme yapmak istiyorlarsa, bu yönde bir açıklama yapmaları şart. Yoksa bu şu demektir; ya delege, il genel meclis, ilçe yönetim kurulu üyeleri gibi dar sayıda bir seçmenle yoklama yapacaklar ya da merkez yoklamasını esas alacaklar...”

Güvenlik Bakanlığı neden olamazdı?..
TSK, MİT, Emniyet ve Jandarma’nın, yeni kurulacak olan “Güvenlik Bakanlığı” çatısı altında toplanacağına yönelik haberler, Başbakan ve İçişleri Bakanı tarafından anında yalanlandı. Dün bu konuyu tartıştığımız üst düzey bir emniyet yetkilisi ise “Zaten olamazdı” diye söze girdi, ardından da kendi penceresinden nedenlerini sıraladı:
“Polisle jandarma kol kola girebilir, birbirini takviye edebilir ama diğerleriyle çok zor. Çünkü görev tanımları, personel eğitimleri, silahları, elektronik, araç ve gereçleri tamamen farklı. Bu durumda aynı bakanlık içinde atama, terfi, cezalandırma, taltif, emeklilik ve özlük hakları konularında hak ve adalet nasıl sağlanacak? Bunları yasalarla dengelemeye kalksan altyapı hazırlığı yıllar sürer. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın durumu ortada, ismi var cismi yok. İstişare toplantıları bile yapılamadı. Şimdi de kalkıp daha büyüğünü yapacağım demenin inandırıcılığı olur muydu?”

Madenciye simülasyon eğitimine zorunlu erteleme
301 kişinin öldüğü Soma’da Celal Bayar Üniversitesi, Türk ve Alman bazı firmaların katkılarıyla madencilere yeraltındaki çalışma koşullarına uygun simülasyon eğitimi verilecekti. Buna göre Soma Meslek Yüksekokulu bünyesinde ocak gibi bir eğitim merkezi oluşturulacak, hiç deneyimi olmayan madenci adayları da burada karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı eğitileceklerdi. Tıpkı pilotlar gibi. Ama olmadı çünkü kurulacak ocak için yer sorunu çıktı. O nedenle de Enerji Bakanlığı’na ait binada eğitim veren okulun bir başka yere taşınması gerekiyor. Soma Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Hakan Işık’ın verdiği bilgiye göre, şimdi bu projeye tahsis edilmesi için yeni bir hazine arazisi aranıyormuş...