CIA ve MOSSAD’ın Doğu Akdeniz mesaisi

Doğu Akdeniz’de askeri hareketlilik, karşılıklı tehditler ve birtakım manipülasyonlarla sular her geçen gün daha da ısınıyor. Her gerginlikte olduğu gibi ön plana çıkan aktörler de Ortadoğu’nun bildik sabıkalıları ABD ve jandarması İsrail... Dolayısıyla da tespit edildiğinde tüm komşu ülkeler için umut olan bölgedeki hidrokarbon zenginliği barışa katkı sunacağına, savaş tamtamlarının çalındığı bir havaya dönüşmüş durumda. Çünkü ABD ve İsrail körüklüyor, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onunla iş birliği yapanlar da enerji pastasını yutmak adına efelik yapıyor. Özellikle de Türkiye ve KKTC’yi Doğu Akdeniz’den dışlamak, yasal haklarını gasp etmek niyetiyle. Tabii anında da gereken yanıtı alıyorlar. Hem de en kararlı ve en sert bir dilden. Ancak bunlar Doğu Akdeniz’de dönen kirli oyunun görünen tarafı, bunun bir de CIA ve MOSSAD başta olmak üzere bölgedeki doğal gaz yatakları bağlamında çıkar peşinde koşan tüm işbirlikçi ülkelerin gizli servislerinin de dahil olduğu manipülasyon boyutu da var. Orada da her türlü bilgi kirliliği, algı operasyonu gibi tezgâhlar söz konusu. Dün bu durumu MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’e sordum. Yanıtı şuydu:

Doğu Akdeniz’de çok büyük gaz yataklarının olduğu söyleniyor. Ama bu rakamların ne kadar doğru olduğu, olmadığını bilmiyoruz. Bulgular var ama herkes çıkarı için burada özel rakamlar ortaya atıyor. O yayınlanan raporların çoğu da stratejik yaklaşımlar, bölgedeki çıkarların korunabilmesi için veya da ülkeler arası ittifakları geliştirebilmek amacıyla hep bilinçli şekilde yapılan hamleler.”

Rezervler noktasında da tezgâh olabilir mi?

“Olabilir tabii. Kesin bir bilgiye sahip olmadığımız için raporların niteliğiyle de ilgili bilgi sahibi değiliz. Ama hepsi bu Ortadoğu’daki stratejik yaklaşımlarla ilgili yönlendirici olabilir. Doğu Akdeniz şu anda stratejik çok öneme sahip özellikle ABD ile Rusya arasındaki çatışmanın ana noktalarından biri ve buradaki enerji kaynakları üzerinde yoğunlaşan bir karşılıklı çıkar çatışması ile saflaşmalar söz konusu. Dolayısıyla da buradaki enerji kaynaklarıyla ilgili bilgilerin şüphesiz doğru yönleri var ama miktarları konusunda ben meseleyi canlı tutmak, önemini artırmak ve oradaki çıkar çatışmalarındaki ittifakları şekillendirmek için rakamlarla oynandığını, abartıldığını düşünüyorum.”

Gizli servisler mi devrede?

“Servisler, araştırma kuruluşları, sivil toplum örgütleri gibi çok çeşitli kanallardan bu tartışmaları gündeme getiriyorlar. Ve uluslararası planda konuyu canlı tutmaya çalışıyorlar. Ülkelerde çıkarlarına göre yeni ittifaklar oluşturuyorlar.”

Golan Tepeleri, Doğu Akdeniz meselesinin Büyük Ortadoğu çerçevesindeki stratejik çıkar çatışmalarına dayanan konular olduğunu ve gelişmelerin endişe verici boyuta ulaştığını belirten Öneş, bir kıvılcımla bölge ülkeleri arasında her an sıcak savaşa dönüşebileceğine dikkat çekerek, devam ediyor:

“Gerek ABD, gerekse Rusya mahalli sıcak bir çatışmayı ortaya çıkarabilirler. ABD-Rusya çatışması çıkmaz ama onların desteklediği yerel güçlerle veya ülkeler arasında bir vekâlet savaşı her an karşımıza çıkabilir.”

Vekâlet savaşı ülkeler arası boyuta dönüşecek anlamında mı?

“Ortadoğu her zaman için sıcak savaş ortamına sahip; özellikle Suriye meselesi, canlılığını devam ettirmekte olan İdlib sorunu, Fırat’ın doğusu, Golan Tepeleri, İsrail’in zaman zaman Suriye’ye yönelik askeri saldırıları. Bunların hepsi bir kıvılcımın ortaya atılabileceği şartlar yaratıyor, bunlardan her an bir sıcak çatışma ortaya çıkabilir. İsrail-İran ya da İsrail-Suriye veya bölgedeki diğer güçlerin Suudi Arabistan’la, Körfez Emirlikleri’yle gibi. Bölge bu şartlara sahip...”