‘Çok kırgın ve yorgunum’

ASTSUBAYLAR NE İSTİYOR?-3

Astsubayların memnuniyetsizliğinden üst makamların bilgisinin olmaması mümkün mü? “İhtimal” cevabı bile anlamsız. Çünkü TSK’nın subay ve astsubayların emeklik ve istifa nedenlerini incelemek amacıyla hazırladığı bir anket formu var. Amaç; personelin kurumdan beklentilerini ortaya koymak ve mevcut sistemi geliştirme çabalarına katkı sağlamak. 135 sorunun yer aldığı anketi doldurmak da zorunlu.
Hafta sonu, 16 Nisan 2012 tarihi itibariyle emekli olan, daha doğrusu (kendi deyimiyle) adaletsizliklere ve mobbinge dayanamayıp (4 ay daha kalsa 1. dereceden emekli olacaktı) ayrılmak zorunda kalan P. Kd. Başcavuş İ. N.’nin anket formunu inceledim.
Öncelikle şunu vurgulamakta yarar var. Anket oldukça detaylı. Verilecek cevaplar arasında da bugünkü mutsuzluğun çözüm şifreleri mevcut. Şöyle ki;
“Emeklilik ve istifa kararımda;“ diye başlayan bölümde “Olumsuz ast/üst ilişkileri, Sicil ve terfi sistemi, Atama kaynaklı problemler, Yaptığım işten tatminsizlik, Mesleki yorgunluk ve yıpranma, Maaş yetersizliği, lojman yetersizliği..” gibi 14 başlık yer alıyor.

Okumak yeterli
Cevap şıkları da “Çok etkili, etkili, kararsızım, etkili olmadığını söyleyebilirim” diye sıralanıyor.
Sonraki bölümler daha detaya giriyor. Burada da “İnsan ilişkileri, Stres ve Yıpranma, Birey Hukuku, Eş ve Çocuklar, Genel Memnuniyet, Maaş”ın da aralarında bulunduğu 15 başlık var. Bu bölümdeki 85 sorudan (cevaplar doğru,doğru değil şeklinde) da birkaç örnek verelim:
“TSK’da astların hukukunun korunduğuna inanıyorum, TSK’da insan ilişkilerinin ciddi bir iyileştirmeye ihtiyacı yoktur, Sabah kalktığımda bu işe bir gün daha katlanamayacağımı düşünüyorum, İşimle ilgili sorunlar ve düşüncelerden mesai dışında da kurtulamadığımı hissediyorum. Görev yerimde astsubaylara/uzman erbaşlara profesyonel personel olarak değer verilmektedir. Emeklilik günlerim için kaygılanmıyorum. Eşim benim TSK mensubu oluşumdan memnundur.”
Dediğimiz gibi, feryadın, mutsuzluğun, çözüm şifreleri, cevaplarda var. Yeter ki, okunsun, dikkate alınsın.
Bugünlük; İ. N’nin anket sorularına verdiği cevaplar yerine “İlave Görüş ve Öneriler” bölümündeki yazdıklarından bir özetle yetinelim;
“Sorumluluk ve yetki adaletsizliği 1993 yılından sonra had safhaya ulaştı. Daha önce astsubay fikirleri alınırdı. Komutan sorumluluğu nedeniyle mahkemeye verilen bir komutanı henüz görmedim ve duymadım. Bundan sonrada hiçbir astsubay göremeyecektir.
‘Hiç destek görmedik’
Sosyal faaliyetler bahane edilerek, eşlerimizde rütbe hiyerarşisine dahil edilmiştir. Böylece lojman hayatında ve mesai saatleri dışında da askeri kurallar maalesef hayatımızın bir parçası haline getirilmiştir.
Üniversite okumak için hiçbir amir ve komutanımız önayak olmadığı gibi, istediğimiz zaman da engellendik. Oysaki yirmi yaşında üniversite okumak ve ufukları genişletmeyi kim istemezdi ki.
Bu anket formunu bugüne kadar binlerce emekli adayı doldurmuştur. Yazılan bütün olumsuzluklara rağmen herhangi bir sorunun halledilmemiş olması bu anketen okunmadığı izlenimi vermektedir. Farkımız sadece okumaksa üniversite mezunu, hatta master yapan arkadaşlarımıza neden iyileştirme verilmiyor. Emeklilik kararı alan bir personel olarak açlık sanırında yaşamanın bile daha onurlu olduğunu düşünmüyor değilim.
Çok kırgın ve yorgunum.
Arz ederim.
NOT: Maillerinizi bekliyorum.

AKP’nin zor kararı

Bugün Gaziosmanpaşa Belediye Meclisi önemli bir karar verecek. İlçenin iki büyük mahallesinin adını taşıyan “Kazımkarabekir Mevlana Spor Kulübü”nün ya ipini çekecek ya da yanlıştan dönecek. Olay şu; Plan değişikliğiyle 13 yıldır kulüp tesislerinin bulunduğu yer “Mesleki Eğitim Alanı’na dönüştürüldü. Amaç; İmam Hatip Lisesi yapmak. Talep Gaziosmanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi beş binlik planları onadı. Uygulamak için de topu ilçe belediyesine attı. Konuyla ilgili olarak Aydın Pala’dan gelen mail şöyle;
“Yaklaşık beş yüz çocuğun spor yaptığı alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından ‘imam hatip’ alanı olarak plan tadilatıyla değiştirildi. Oysa aynı bölgede üç yüz metre mesafede bir imam hatip lisesi var. Söylenene göre orası da kalacak. Biz buna inanmıyoruz orası ileride yıkılacak ve birilerine inşaat alanı olarak tahsis edilecek! Konum itibarıyla merkezde kalan bu okul, TEM bağlantı yolu güzergâhında kalan çok değerli bir alan üzerinde kurulu. Bu arazinin karşısında yapılan Avrupa Konutları’nda dairelerin bir milyon liraya dayanan fiyatlarla satıldığını düşünürsek rantın ne kadar büyük olduğunu anlamış oluruz. Yaptım oldu mantığı son derece onur kırıcı, hele bir spor tesisi alanını yıkıp İmam hatip ismini kullanarak bunu yapmak son derece ahlak dışıdır. Aslında dinin siyasete, ranta alet edilmesi tam olarak budur.”
Dün mahallede bir protesto yürüyüşü vardı. Ancak, AKP il ve ilçe yönetiminin araya girmesi ve emniyetin “riskli olabilir” endişesiyle son anda iptal edildi. Bakalım 37 üyeli (26 AKP, 9 CHP) belediye meclisinin kararı ne olacak?

‘Çok kırgın ve yorgunum’

* 2000 yılında sattığım arsanın değerini düşük tuttuğum iddiasıyla, şahsi ve eşimle ortak banka hesaplarımızın Merkez Bankası’nın emri ile bloke edildiğini öğrendim. 13 sene önceki ceza faiz yiye yiye 2.359.82 TL` ye yükseltilmiş. O zaman rayiç neydi? Rıhtım Vergi Dairesi 13yıldır neredeydi?
Bir yetkili para ödenmediği takdirde banka hesaplarımızdaki blokenin kalkmayacağını söyledi. Hani hukuk devletiydik? Cari ve kamu açıklarını kapatmak için böyle bir yol seçilmesi hangi devlette var? Maliye Bakanlığı yetkililerinden açıklama bekliyorum. Nilay Başar