FETÖ’nün bir numarası ya Jack ya John

Fetullahçı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar ve açılan davalar sebebiyle yurt dışına kaçan ya da haklarında yakalama kararı olan çok sayıda kişi var. Ve bunların hepsi de kendilerine kucak açan ülkelerin hamiliğinde Türkiye aleyhine faaliyetlere devam ediyorlar. Dahası, FETÖ’yle mücadele eden kişileri itibarsızlaştırmaya dönük kara propaganda ve ölüm tehditlerine de... Örneğin, TSK’daki kripto hainleri tespit etmek için geliştirilen FETÖMETRE’nin mucidi Tümamiral Cihat Yaycı’nın telefonunu bayramda Twitter başta olmak üzere sosyal medyada açılan kripto hesaplar üzerinden vererek, hedefe koymuşlardı... Yani alçaklık devam ediyor. Hem de pervasızca. Dolayısıyla da akla gelen soru şu:

Bunların yerleri belli, MİT orada bir şey yapamaz mı? Yanıtı kendisi de yine FETÖ’nün hedefinde olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski başsavcısı, emekli Albay Ahmet Zeki Üçok veriyor:

“Hepsiyle ilgili iade taleplerimiz var, kırmızı bültenlerimiz var ama hiçbirisine işlem yapmıyorlar. Onları kullandıkları için böylesine uluslararası bir örgütlenmeye sahip Fetullahçı terör örgütünü kaybetmek istemiyorlar. Almanya, ABD, İngiltere gibi ülkelerde siz de bir şey yapamazsınız. Çünkü radikal siyasi sonuçları olur. Ama onun haricindeki Afrika, Asya ülkelerinden olsun, MİT de, Emniyet’in bir birimi var, onlar da alıp getiriyorlar.”

Ne olur Berlin’den de gidip alsa?

“En azından BM’nin birçok sığınmacılara ilişkin olan kurallarını çiğnemiş olursunuz. Çünkü neredeyse Avrupa’dakilerin tamamına sığınma hakkı verdiler. Hatta onlarla ilgili eski Maden Sendikası’nın oteli vardı, orayı sığınmacıların kaldığı yer haline getirdiler. Gelen bütün FETÖ’cüleri yatırdılar, yedirip içirdiler bu sığınma sürecinde. Sonra da bunlardan sığınma hakkı verdiklerine ev tahsis ettiler, maaş bağladılar. Yani hukuki bir statü kazandırdılar onlara.”

Kalkan amaçlı hukuki statü yani?

“Tabii. Kazandırmasalardı bu sefer yurt dışına kaçmış Türk vatandaşı olacaklardı. Şimdi ise Almanya’ya sığınmış mazlum havası verdiler. Uluslararası bir koruma kalkanı geliştirdiler onlara. Mesela şimdi ABD’de bir sürü FETÖ’cü var, bunları getiremez miyiz? Getirebiliriz. Operasyon yaparak hepsini olmasa bile en azından bir kısmını Almanya’da olsun, Fransa’da olsun, getirebiliriz. Ama şu var. Bunların hepsine uluslararası hukuk mevzuatı çerçevesinde hukuki güvenceler sağladılar ve Türkiye bir şey yapsa da karşılık versek diye hazır bekliyorlar. O nedenle, biraz bu tür yöntemlere çekinceli davranıyoruz. Artı Almanya’daki FETÖ’cülerin kollarına panik butonu taktılar kaçırılmalara tedbir olsun diye.”

FETÖ’yü en çok ABD, Almanya, İsrail’in kullandığını ve örgütün gerçek liderinin de Fetullah Gülen olmadığını belirten Üçok, devam ediyor:

“Fetullah Gülen tabii ki örgüt içerisinde çok önemli ama FETÖ’nün bir numarasının adı ya Jack’tir ya John’dur. Çünkü bu ABD’nin, CIA’nın ve buna benzer istihbarat örgütlerinin kurduğu ve yönettiği bir örgüt. Başındaki Fetullah Gülen de bu örgütün sembolik lideri, beyin falan değil. Gerçek yöneticileri Fetullah Gülen’i şu anda ABD’de barındıran, onu kontrol eden CIA... Kuran, dünyanın 169 ülkesinde örgütleyen o...”

Fetullah Gülen ölse ya da iade etseler bir şey değişmez yani?

“Katiyen değişmez. Böylesine olağanüstü bir örgütü adam öldü diye dağıtır mı o istihbarat örgütleri? Mümkün değil; Fetullah gider, yerine Metullah gelir.”

Niye vermiyor o zaman?

“ABD’nin sadece Fetullah Gülen diye bir örgütü yok ki. Malezya’da, Filipinler’de ya da başka yerlerde başında filanca kişinin olduğu bir sürü örgütleri var. Şimdi Fetullah’ı iade ederse, bu sefer diğerleri ABD ile olan ilişkilerini sorgularlar. Kendilerinin de teslim edileceğini düşünürler. O yüzden de ABD bugüne kadar hiç kimseyi vermedi. Fetullah’ı da vermez. İşi bitince teslim eder falan değil, işi bitmez. İşi biterse de ölür adam, öyle işi biter. Yoksa Fetullah Gülen çok mu önemli ABD için? Onun yerine koyacağı, yetiştirdiği adamları da hazırdır zaten...”

DİĞER YENİ YAZILAR