Fırat’ın doğusuna operasyon seçenekleri?

Eklenme Tarihi27.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi27.09.2018 - 1:25

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı harekâtları ve İdlib hamleleriyle hiçbir koşulda sınırının herhangi bir noktasında teröre izin vermeyeceğini çok net ortaya koyan Türkiye Fırat’ın doğusunu da temizleme konusunda kararlı. Bunu da defalarca deklare etti, ediyor. Tıpkı harekete geçmeden önce diğerlerinde yaptığı gibi. Yani bir kez daha uyarı aşamasında sabırlar tükenmek üzere, nitekim olası operasyona dönük sinyaller de geliyor. Tabii çok fazla soru işaretiyle de birlikte. Çünkü sorun bölgedeki PYD/PKK’lıları temizlemek değil, Türkiye’nin ısrarlı uyarılarına rağmen teröristlere hamilik yapan ABD’nin varlığı. Ki o ABD daha geçtiğimiz günlerde Trump’ın imzaladığı strateji belgesiyle Suriye’den çıkmayacağını, yani kalıcı olduğunu açıkladı. Menbiç için verdiği sözlere rağmen sürekli kıvırmalarıyla da bunu çok net ortaya koydu, koyuyor. Açıkçası, ABD’nin kendi elleriyle besleyip eğittiği ve silahlandırdığı, Fırat’ın doğusundaki PYD/PKK oluşumundan vazgeçmesi zor. Dahası, bölgedeki terörist yapılanmasında İngiltere ve Fransa’nın da parmağı var. Dolayısıyla da en kritik soru şu:

Türkiye Fırat’ın doğusuna ABD’ye rağmen operasyon yapar mı ya da nasıl yapar?

“Normal şartlarda yapamaz ama Türkiye böyle bir oluşuma da göz yumamaz” diyen emekli tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu olası seçenekleri sıralarken öncelikle Süleyman Şah Türbesi’nin eski yerine taşınması gerektiği üzerinde duruyor. Niyesini de şöyle açıklıyor:

“Bu, BM 51. maddesinin Türkiye’ye tanıdığı bir meşru müdafaa hakkıdır. Bunu yaptığı zaman ABD fazla ses çıkaramaz. Çünkü oradaki maksat Fırat’ın doğusunu işgal etmek değil, Süleyman Şah Türbesi’ni Suriye ile daha önce yapılan anlaşma gereği kendi toprağına taşımak. Tabii Süleyman Şah Türbesi’ni konuşlandır-dığınızda orada askeri açıdan taktik resme baktığınızda Menbiç’le Fırat’ın doğusu arasındaki bağlantıyı ortadan kesiyor. Telabyad’dan güneye doğru yapılacak kama harekâtıyla da Fırat’ın doğusunu iki parçaya bölüyor, kesintiye uğratıyor. Yani terör koridoru Fırat’ın batısı gibi engellenmiş oluyor.

Burada daha sonra Türkiye’nin türbenin emniyete alınması maksadıyla yapacağı hamlelerle de güvenli bölgeyi adım adım, gün gün geliştirebilir...”

Bunun koridoru bölmesine rağmen PYD/PKK’nın etkisiz hale getirilmesi açısından sınırlı bir operasyon olduğunu belirten Babüroğlu, bir başka seçenek olarak da şunu öngörüyor:

“Menbiç’in güney noktası hizasından yani 30-35 kilometre derinliğinde Telabyad’dan başlayarak Fırat’ın doğusunda Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları benzeri hamlelerle TSK’nın emniyet cepleri oluşturması. Peki, bunu oluşturursa ABD ne der? Hayır der, belki biraz direnir ama küçük bir bölge için silahlı bir çatışmaya elbette girmez TSK’yla...”

Ya girerse?

“ABD doğrudan müdahale edemez. Orada öyle bir muharip askeri yok. ABD maşaları kullanacaktır. Maşa kim? PYD/PKK, IŞİD, El Kaide türevi ve motifli terör örgütleri ya da özel askeri şirketlerin unsurları, paralı askerler. Onları kullanacaktır ama ABD kendisi doğrudan TSK’nın karşısına tankla, zırhlı personel aracıyla çıkarak bir çatışma içerisine girmeyecektir. Ancak havadan ‘yanlışlıkla, kazaen, sehven’ belki TSK’nın unsurlarına zayiat verdirebilir. O ayrıdır.”

ABD’ye rağmen yapılabilir yani?

“Kıbrıs Barış Harekâtı’nda yaptı mı? Yaptı. Türkiye o günkü gücünden daha mı zayıf? Bitti...”