Gaziantep göç aldı nüfusu 10 yıl şaştı

Sayıları 2 milyonu bulan Suriyeli sığınmacılar nedeniyle özellikle sınır bölgemizde yaşanan nüfus patlaması buradaki kentlerin önümüzdeki 10-15 yıllık plan ve öngörülerini de etkiledi. Bu da güvenlik başta olmak üzere sosyal, çevresel, ekonomik, eğitim, alt yapı ve sağlık gibi birçok sorunu beraberinde getirdi. Örneğin TÜİK, 2012 tarihli “İllere göre nüfus ve yıllık ortalama artış hızları” istatistiğine göre; Bir milyon 799 bin 558 kişinin yaşadığı Gaziantep için 2023 projeksiyonunda öngörülen nüfus 2 milyon 257 bin 278 idi. Ancak, gelen 300 bin Suriyeli sığınmacıyla birlikte nüfus neredeyse bugün 10 yıl sonrasının rakamlarına (2 milyon 100 bini aşıyor) ulaşmış durumda. Yine Gaziantep’in 2025 yılı projeksiyonlarında yeteceği öngörülen, mevcut su rezervlerinde de hesaplar şaştı ve kentte daha şimdiden içme suyu sıkıntısı yaşanmaya başladı. Bu örnek atık suların toplanması ve bertarafı, katı atıklar için de geçerli. Yani bu kentlerimizde yeni konut, hastane, okul yapımının yanı sıra alt yapının da acilen yenilenmesi ya da takviye edilmesi şart. İşte bu gerekçelere dayanarak hazırladıkları raporu dün Başbakan’a sunan Gaziantep Kent Konseyi’nin beklentisi de belediyelerin, İller Bankası tarafından dağıtılan Genel Bütçe Vergi Gelirleri Payı hesaplamalarında Suriyeliler’in sayısının da kent nüfusuna eklenerek illerinin Genel Bütçe Vergi Geliri payının arttırılması.
Kent Konseyi’nin bir başka isteği ise güvenlikle ilgili. Başta İstanbul olmak üzere birçok kentte asayişi bozan Suriyeliler’in Gaziantep’e gönderilmesinden yakınan Konsey Başkanı Mehmet Aslan, bunun ciddi bir asayiş sorunu yarattığına dikkat çekerek şöyle diyor:
Ocak 2015 itibariyle, yeni misafirlerin kabulü sonlandırılmalıdır. Gaziantep’te yeni kamplar yapılmamalı, kentimize göç teşvik edilmemelidir.
Kentimizde bulunan, güvenlik açısından her türlü endişe ve tehlike arz eden tüm yabancı ofisler ve merkezlerin süratle kent dışına çıkarılması sağlanmalıdır.

Kazandıkça kaybetti

Bartın Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı iken, 2012 yılında önce Yapı İşleri ve Teknik Dairesi Başkanlığı’na atanan sonra üst üste hakkında beş ay içinde beş soruşturma açılan ve altı disiplin cezası verilerek tenzili rütbeyle şube müdürlüğüne getirilen Songül Kişioğlu’nun Zonguldak İdare Mahkemesi’nde başlattığı hukuk mücadelesini kazandığına ilişkin haberler medyaya yansımıştı.
Bu durumda doğal olarak ne beklenir? Mahkeme kararlarının uygulanarak hakkın iadesi... Ama ne mümkün... Mobbingle Mücadele Derneği Başkanı Hüseyin Gün’den öğreniyoruz ki; bırak göreve iadeyi yeni kınama ve aylıktan kesme cezalarıyla Kişioğlu’nun müdürlük ünvanı da alınıp şefliğe indirilmiş. (09.Haziran 2014) İtiraz üzerine mahkeme yürütmeyi durdurunca da üniversite bu kez sürpriz bir kararla müdürlük ünvanını geri vermiş. (27 Ekim 2014) Ama bir hafta sonra da (05 Kasım 2014) rektörlük oluruyla “memur olarak” görevlendirme kararı gelmiş. O nedenle de Kişioğlu’nun “hak arama mücadelesi” hala devam ediyormuş. Bu arada da hakkında kademe ilerlemesinin durdurulma cezasını gerektiren “amirine, maiyetindekilere ve iş arkadaşlarına hakarette bulunmak” iddiasıyla yeni bir soruşturma (24 Kasım 2014) daha başlamış...

Yaş haddinden polis olamamak

Polis okullarının kapatılmasını öngören ve 4 yıllık üniversite bitiren herkese polis olma yolunu açan tasarıya göre yaş sınırı da 28’den 26’ya (gün almayacak) iniyor. Bu nedenle de Kaan Karaca adlı okurumuz haklı olarak soruyor:
Basit bir hesapla 7 yaşında okula başlayan bir kişi liseden 19 yaşında mezun oluyor. Üniversite de 4 yıl ve biliyoruz ki artık birçok bölümde hazırlık sınıfı okutuluyor, ayrıca binlerce öğrencinin de okulunu 1 sene uzattığını varsayarsak ki var. 25 yaşında zaten mezun olunuyor. İlk senesinde kazanamamayı hesaba katmadım bile...

Kırmızı hat

- Engellilerin istismarıyla ilgili bir çok anı dinledim. Mesela kör sanatçı bulunmadığında gözlük takılıp şarkı söyletilmesi, fiyatı yazılmayan gazete dergi satılması gibi... Ancak benim şiddetle karşı olduğum bir yöntem var ki bunu duyduğumda sinirleniyorum elim ayağım titriyor. Bu, okularda zarflar dağıtılarak, öğrencilerden para toplanması. İzmir’de adını bilmediğimiz, bir şubesi bile olduğu şüpheli dernekler okullarda para toplama işlerine başladılar.
Salih Arıkan (Beyazay Derneği İzmir Şube Başkanı)