Hangisi daha değerli?

Bana göre yanlış ama; sanat dünyası bunu konuşuyor. Osman Hamdi Bey’in “Vazo Yerleştiren Kız” tablosunun 1883 tarihli açık mor elbiseli versiyonu geçtiğimiz pazar 2,6 milyon (vergi ve komisyon eklenince 3,3) liralık rekor fiyatla Mehmet Ali ile Seher Aydınlar çiftinin oldu. Önceki gün de 1881 tarihli sarı elbiseli versiyonunun, Feryal-Kemal Gülman Koleksiyonu’nda olduğu ortaya çıktı. “Daha değerlisi onda” başlığıyla Vatan’da yer alan haberde sarısının açık morlusundan daha “büyük” olduğu vurgulanıyordu. Ancak, Kemal Bey’le evlendikleri yıl (1991) tabloyu aldıklarını söyleyen Feryal Hanım fiyatını hatırlamıyordu.
Haklı, aradan uzun yıllar geçti, ama ben hatırlıyorum. Sarı elbiseli “Vazo Yerleştiren Kız’’a o gün 700 milyon (üç sıfır atılacak) lira vermişlerdi. Kimliklerinin açıklanmasını da istememişlerdi. Sakallı Ahmet olarak bilinen Maçka Mezat’ın sahibi Ahmet Utku da iyi sır tutmuştu.
Bugün satılan açık mor elbiseli kızı da yine o günlerde terzi Ciyadet Perin’in Taksim’deki evinde görmüştüm. Beyaz boyalı bir duvarda asılıydı. Ciyadet Hanım, “46 yıldır aynı yerde” demişti. Sonra da, Sakıp Sabancı, Ali Koçman’ın talip olduğunu belirterek “Allah sattırmasın” diye eklemişti. (Sonra satmış)
İşte tüm bunlar 22 yıl önce tam da bugünlerde (21 Aralık 1990) Milliyet’te “Milyarlık tablonun ikizini bulduk” başlıyla manşetten yayımlanmıştı. Tablonun çift olmasının değerini etkileyip etkilemeyeceği günlerce tartışılmıştı.
Altan ağabey (Altan Öymen) de o günkü başyazısında şöyle demişti:
“700 milyonluk ‘Çiçek (Vazo)Yerleştiren Kız’ı kim almışsa, onun bir eşi var diye üzülmesin. Bu tablonun değerini düşürmez. Hatta çok muhtemel ki, onu daha da ilginç hale getirip o değeri yükseltecek bir etken olur.”
Gelelim sarı ve açık morun dolar bazında fiyatlarına;
Aralık 1990’da 700 milyon lira o günkü kur hesabıyla 241 bin dolar.
Aralık 2012’de 2,6 milyon lira bugünkü kur hesabıyla 1 milyon 468 bin dolar. Vergi ve komisyon bedeli eklendiğinde çıkan 3,3 milyonun karşılığı da 1 milyon 860 bin dolar.
Sarı elbiseli tablonun fiyatının vergi ve komisyonla 300 bin doları bulduğunu söyleyen Ahmet Utku ise “Bugün satılsa 1,5 - 2 milyon dolar arasında fiyat bulur” diyor.

Hangisi daha değerli

İmdat! Binamız yıkılmak üzere
İstanbul Bakırköy’den bir çığlık; “İncirli Caddesi 82 numaradaki binamızda facia an meselesi. 54 yaşındaki binanın zemin katındaki 6 mesken, bütün duvarları yıkılarak eğlence mekanı yapıldı. Su basman perde 3 ayrı yerden boydan boya kırıldı.
1959 yılında sığınak olarak inşa edilen bodrum katı da, tüm duvarlar kaldırılarak mutfağa dönüştürüldü. Bina caddeden kamyon geçerken bile sarsılıyor. Sadece apartman sakinleri değil, zemin kattaki eğlence mekanını dolduran yüzlerce müşteri de büyük risk altında. (Mağdur kat malikleri)
Bunlar da belgeleri:
Bilirkişi raporu ( 10 Nisan 2012):
Bodrum kattaki ara bölme duvarların hepsi kaldırılmış, bodrum tek mahal haline getirilmiş. Bu duvarların bir kısmı bölme duvar, ancak kiriş altına isabet eden duvarların aynı zamanda taşıyıcı özelliği bulunduğundan, binanın statik dengesini menfi yönden etkilemesi sebebiyle binaya zararlı olduğu kanaatindeyim. (Mümin Kavaslar- İnşaat Mühendisi)
Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi gerekçeli kararı(03 Temmuz 2012):
“Tüm adı geçen yerlerdeki projeye aykırı olarak yapılan iş bu değişikliklerin yeniden projeye uygun hale getirilmek suretiyle eski haline iadesine, kararın yerine getirilmesi için davalılara 30 gün süre tanınmasına”
Bakırköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazısı (18 Ekim 2012):
İmar işlem dosyasının tetkikinde 13 nolu ve 14 nolu bağımsız bölümün işyerine çevrilmesi ile ilgili olarak 14.11.2011 tarihinde yapı tadil tutanağı tanzim edilmiş olup, yıkım kararı alınmış olduğu görülmüştür (Turgay Akbal Başkan Yardımcısı)
Sonuç: Vatandaş imdat diyor, bilirkişi mahkeme onaylıyor, belediyeden tık yok. Bakalım Başkan Ateş Ünal Erzen ne diyecek?

Ya para, ya terk et
Bağcılar Göztepe Mahallesi’nde yıkım tedirginliği yaşanıyor. Sözü geçen yer 9 yıldır Kentsel Dönüşüm kapsamında. Ancak Medipol hastanesinin açılışını yapan başbakanın “Ucube” benzetmesine kadar pek hareket yoktu.
Şimdi müteahhitler, belediye ekipleri sokak sokak ikna turunda. Ama vatandaşın kafası karışık, bir yanda deprem korkusu öte yanda tapuda arsa olarak görünen binalar. Ve de getirilen öneriler. 22 yıldır aynı mahallede oturan muhtar Mehmet Küpçük anlatıyor:
“Belediye birleştirilmiş parsel ya da ‘bana sat’ diyor. Müstakil arsanızdaki giriş artı üç kat olan imar hakkı birleştirilmiş parsel olunca 10-12 kata çıkıyor. Amaç karşımızdaki Batışehir gibi yapılaşma ve beş yıldızlı otellerin önünü açmak.
Vatandaştan, evi karşılığında verecekleri daireler için 50’şer bin lira artı para istiyorlar. Buradakiler işçi memur kendi halinde insanlar. Bu insanların yüzde 70’ine git demek. Bu hangi vicdana sığar?