IŞİD’in 300’den fazla uyuyan hücresi var

Ankara-’daki kat-liamdan sonra devletin en yetkili ağızlarından Türkiye’deki “uyuyan hücreler” ve bunlara karşı yürütülen mücadelenin zorluğunu duyunca MHP Iğdır eski Milletvekili Sinan Oğan’ın sözlerini anımsadık... IŞİD’in Türkiye’nin de başına bela olacağına dikkat çekerek (19.05.2014 tarihli yazımız), şöyle demişti:

“IŞİD’in Türkiye’de uyuyan hücreleri var. Adam, berberdir, bakkaldır, kasaptır, işinde gücündedir ama bir mesaja kadar. Eylem talimatı geldiğinde bir anda canlı bombaya, teröriste dönüşebilir.”

O günlerde bu ve Meclis’te başka vekillerce de dile getirilen benzer uyarılar pek ciddiye alınmamıştı. Ya da o günkü konjonktür bunu gerektiriyordu!.. Ancak bugün geldiğimiz noktada IŞİD’in doğrudan Türkiye’ye dönük canlı bomba saldırılarıyla nihayet devlet de bunu anlamış durumda...

Dün bu konuyu, yani IŞİD’in “uyuyan hücrelerini” ve Ankara katliamını şimdilerde mesaisinin tamamını Türksam (Uluslararası ilişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığı’na ayıran Sinan Oğan ile bir kez daha konuştuk. “Benim için sürpriz değil” diye söze başlayan Oğan, IŞİD’in Türkiye’de 300’den fazla “uyuyan hücresi”nin olduğunu vurgulayarak, yeni tespitler de yaptı. İşte bazıları:

- Ankara’daki toplantının tarihi 10 gün önce belli oldu. Bu kadar süre içinde de böyle bir organizasyonu her örgüt yapamaz. Bu operasyonun IŞİD’in ana karargâhında alınmış bir karar değil, bir istihbarat örgütü organizasyonu olduğuna inanıyorum. IŞİD burada kullanılmıştır. Onun için Ankara bombacılarının kimliği tespit edilir ama onun ötesine gitmek çok mümkün olmayacaktır. Faili meçhul kalacaktır.

- IŞİD farklı yapıların, farklı milliyetteki insanların bir araya geldiği bir terör örgütü. İngiltere’den bir terörist Suriye’ye gidip IŞİD saflarına katıldığında ve orada belli bir noktaya geldiğinde bunun inanmış bir cihatçı mı yoksa istihbaratçı mı olduğunu kestirmek çok kolay değil. Ayrıca tek bir muharip yapıdan söz etmek de mümkün değil, farklı gruplar var ve onların da her ülkede farklı bağlantıları bulunuyor. Dolayısıyla, bunların her biri de farklı istihbarat örgütlerinin etkisi altına rahatlıkla girebilecek yapılar.

- Türkiye’de de IŞİD tek bir yapı halinde organize değil. Yatay ilişkilerden ziyade, birbirinden bağımsız hücresel ve dikey ilişki söz konusu. Örneğin, Konya’daki bir hücre doğrudan Rakka’ya bağlıdır, İstanbul’daki farklı bir hücre talimatları Irak’tan alır.

- Türkiye IŞİD’in adamlarını başlangıçta biliyordu ama IŞİD hem büyüdü hem de Suriye’ye farklı örgütler adında gidenlerin çoğu IŞİD’e dahil oldu, dolayısıyla şu an bilmiyor. Türkiye’deki yapı da değişti. Özellikle ABD bombardımanında IŞİD’de çok ciddi kayıplar oldu. Onların Türkiye ayağıyla bir süre bağlantı koptu. Sonra başkaları tarafından sahiplenildi ya da serseri mayın gibi ortalıkta kaldı.


Neden iki canlı bomba

- Ankara’nın göbeğinde ses getirici bir eylem yapmak seçim öncesi Türkiye için bir mesajdı ama iki canlı bombayla yüze yaklaşan insanın öldüğü bir katliam sadece Türkiye’ye değil dünya için bir mesajdır ve milattır. Türkiye’de can kaybının yüksek olduğu daha büyük patlamalar bunun peşinden gelebilir.

- Türkiye’de en az 300’ün üzerinde IŞİD’in uyuyan hücresi var. Bir kısmı canlı bomba, bir kısmı da silahlı eylem yapma kapasitesine sahip. PKK da bundan aşağı kalır durumda değil. Onların da ‘ölümsüzler taburu’ diye adlandırdığı bir canlı bomba birimi var.

- Bu eylemi eğer PKK IŞİD maskesi altında yaptıysa ki bunu rahatlıkla yapabilir. Bununla Türkiye’nin dikkatini IŞİD’in üzerine çekip Kandil’in bombalanmasına ara verilmesini amaçlayabilir. Bu tür eylemlere tek noktadan bakmamak lazım.