İşkence komisyonunun AB atağı

İşkence komisyonunun AB atağı


     Türkiye'deki işkence - kötü muamele iddiaları ve cezaevleri hakkında bir dizi rapor hazırlayan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, şimdi de dışa açılıyor. Komisyon Almanya, Belçika gibi AB üyesi ülkelerin yanı sıra ABD'deki insan hakları, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı konusunda araştırma yapacak. Toplam 13 ülkeyi kapsayan programın ilk durağı da (6 Kasım) Belçika...
     Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecindeki Türkiye'ye ev ödevi veren bazı ülkelerde de (bizdeki kadar olmasa da) sıkıntılar var. Örneğin bazıları insan haklarını öncelikle kendi yurttaşları için geliştiriyor, hukuksal ve sosyolojik azınlıklar ise sonradan geliyor. Cezaevinden çıkanlar anında ülke dışına gönderiliyor. Irkçılığı destekleyen parti faaliyetlerini de unutmayalım...
     Belçika'dan başlayıp İsveç - Norveç (21 Kasım), Avustralya (Aralık başı), ABD, Almanya, Fransa ile devam edecek programda araştırılacak konuların arasında şunlar var:
     "Ülke yasalarında, yargılamada objektiflik ve tarafsızlık nasıl sağlanıyor? Cezaevlerindeki yapı ne durumda? Yerel halkla ilişkiler nasıl? Eğitim ve diğer konulardaki sıkıntıları gündeme getirebiliyorlar mı? Siyasal partilere toplumun bakış açısı nedir? İş kanunları, ayırımcılığı hangi tarihlerde nasıl ayıkladılar?"
     Komisyon üyeleri 13 ülkenin büyükelçileriyle yapılan görüşmelerin çok olumlu geçtiğini belirterek, 'Bu vesileyle ülkelerindeki insan hakları, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı konusundaki açıkları göreceklerini söylediler' diyorlar.

Batı Trakya raporu

     Batman'dan sonra sıra Batı Trakya Raporu'nda. Ancak matbaa yoğunluğu nedeniyle beklemede. Geçtiğimiz haziran ayında dört gün boyunca araştırma yapan komisyonun hazırladığı raporun içinde neler olacak? İşte bazı satırbaşları:
     "Türk azınlık Avrupa Birliği yurttaşı olmaktan çok uzak yaşıyor. Birçoğu haklarını dahi bilmiyor. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınması gerekir. Yaklaşık 10 yıldır eğitimleri engelleniyor. Ya öğretmen verilmiyor ya da rapor alarak gelmiyor. Yerli vatandaşın sosyal yaşantıları güzel, azınlık göçebe gibi."
     Son söz; komisyonun bu çalışmaları da oldukça ses getirmeye aday.

Sayılamayanlar...

     Sayım bitti, tartışması sürüyor. Birçok yere sayım memuru gitmemiş. İstanbul'un göbeğinde dahi sayılmayanlar, yarısı sayılıp diğer yarısı unutulan binalar var. İstanbul Ethemefendi Caddesi'nde mahalle muhtarına 50 metre mesafede oturan Orhan Yükseloğlu bakın ne diyor:
     "Sayım merkezini defalarca aramama rağmen ilgilenmediler. Nedeni listede bizim apartmanımızın olmamasıymış... DİE böyle bir organizasyona girip, mali harcamalar yaparken, esnafın maddi kayıpları olurken daha iyi organizasyon yapması gerekmez miydi? Örneğin, apartman yöneticilerinin sayım zincirine muhtarlarla birlikte katılması gibi."
     Vatandaş haklı hem eve mahkum ediyorsunuz, hem de adam yerine koymuyorsunuz. Sözüm ona; bu kez ciddi(!) bir istatistik olacaktı...

Bakanın akrabaları!

     Denizcilikten sorumlu Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, memleketi Kırşehir'e sahip çıkmasıyla ünlü... Bu durum nedeniyle zaman zaman eleştiri de alıyor. Son iddia Bakan Bey'in kendisine bağlı kuruluşlara akrabalarını (!) yerleştirdiği yolunda. Bakalım iddialarla ilgili Mirzaoğlu, ne diyor:
     "TCDD'de 250, Petlas'ta da 498 kişiye iş olanağı yarattık. Ama hiçbirini tanımam. Aralarında her siyasi görüşten insan var. Kesinlikle MHP'li diye insanlar tercih edilmedi. İşte onlar kendilerine sahip çıkıldığı için bu yakıştırmayı yapıyorlar. Kızımın düğününe yollanan bir çiçeğin üstünde de 'TCDD'deki 250 akraban' yazısı vardı."



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR