Jet - Kondu

Jet - Kondu


Tunca BENGİN

     Jet Fadıl'ın Beylikdüzü'nde yaptırdığı konutların nasıl döküldüğünü anlatmıştık. Hakkını arayan vatandaş da tepki görüyordu. Ya da korkusundan sesini çıkaramıyordu. Tabii, Veli Tepe gibi inatla hakkını arayanlar da var. Taşındığı gün kafasına düşen mutfak dolaplarının (Sitede örneği o kadar çok ki) tazmini için Jet - Pa AŞ aleyhine Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açan okurumuz, şunları söylüyor:
     "İhtarname çektikten sonra avukatları beni arayarak bilirkişi raporunda kullanılmış olması nedeniyle 'Ancak 100 - 150 milyon öderiz' (Zarar 650 milyon lira) dediler. İtiraz ettim, 10 gün sonra aynı kişi yine aradı, benim sosyal durumumu göz önüne alarak 250 - 300 milyon lira önerdi. Kendisine sadece maddi değil, manevi tazminat davası açacağımı belirttim. Ve de açtım."
       Ya konutların durumu. Bakın Veli Bey ne diyor:
     "Asansörler çok eski teknoloji ve tek ray sistemiyle çalıştığından verim alınamıyor. İçlerinde düşenler var. Sadece Fadıl Bey'inki iyi çalışıyor. Binaların dış izolasyonu iyi yapılmadığı için yağmurlu havalarda su alıyor. Bütün daireler rutubet içinde. Mutfak dolapları düşmeye devam ediyor. Satış broşürlerinde siteye verileceği bildirilen otobüsten haber yok. Ortada hala garaj projesi yok. Kat maliklerinin inşaat kusurlarından dolayı mağduriyetleri (çatı akmaları dahil) giderilmiyor. Su tesisatı sürekli arızalanıyor, yönetim karışmıyor. Kendisine ait henüz satılmayan 170 dairenin yakıt giderlerini doğru dürüst ödemediği için oturanlar sıkıntı çekiyor. Yurtdışındaki konut sahiplerine de ulaşılamadığı için para toplanamıyor. Site enerjisi havai hatla bağlandığından sık sık elektrik kesiliyor ve dolaplardaki tüm malzemeler bozuluyor. Yeraltından besleme yapılmıyor."
       Tablo ortada. Vatandaş dişinden tırnağından artırıyor, Jet - Pa çürük daireleri kakalıyor. Bakalım mahkemede ne diyecekler?..

Yuvada karne sakıncalı

     Foça Belediyesi Çocuk Evi Müdürü Sara (Türkistanlı) Kefi, yuvalardaki çocuklara 'yıldız, iyi, orta, pekiyi' gibi notlar vermenin sakıncalı olduğunu söylüyor. Okul öncesi eğitimin, insan hayatının en duyarlı dönemine rasladığını belirten çocuk gelişimi uzmanı Kefi, şöyle diyor:
     "3 - 6 yaş arası çocukların gelişimlerini karne ile değerlendirmek yanlış. Bu dönemde her çocuğun gelişim hızı aynı değildir. Biri dil gelişiminde hızlı iken diğeri beden gelişiminde öndedir. En doğru uygulama, her çocuğu kendi akıl yürütme sınırları içinde bireysel olarak değerlendirip gelişim raporunun çıkarılmasıdır. Aile böyle bir raporu okuduğunda çocuğunun tüm gelişim alanlarıyla ilgili geniş bir bilgiye sahip olur. Böyle bir uygulama çocuğun diğer arkadaşları ile kıyaslanması ya da bolca verilmiş yıldızlarla gerçeğin saklanmasını engeller."

Haydi Sinop'a

     Karadeniz sahiline 12 yıl önce vuran zehirli variller depolandıkları Sinop - Soğuksu köyünde ölüm saçıyor. Köylülerin iddiasına göre; köknar, dut, ceviz ağaçları kuruyor, hububat büyümüyor. Hayvanlar hastalanıyor, garip yavrular yapıyor. Daha da vahimi varillerin depolandığı yer 14 köye su sağlayan kaynağın üzerinde. Çeşmelerden su değil, zehir akıyor. Ve köylerdeki ölümlerin yüzde 80'inin nedeni kanser.
       Deponun kaldırılması için savaş veren köylüler, 'Nükleer Santral planlanan ilimizde, zehirli varilleri depolayamayan yetkililer, nükleer atıklarla nasıl baş edecek' diye soruyor. Köylüler haklı. Ne yapsalar Ankara oralı olmuyor. Şimdi de seslerini duyurabilmek amacıyla önümüzdeki pazar günü (30 Ocak) yürüyüş ve miting düzenlemişler. Sinop Çevre Dostları ve 20 sivil toplum kuruluşunun yer aldığı Sinop Çevre Platformu, herkesi bu eyleme davet ediyor. Dip notta da katılımcıların karlar altında nefis orman manzarası ve soğuk havaya hazırlıklı olmalarını öneriyor. Umarım Çevre Bakanı Fevzi Aytekin de orada olur.




Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr