MİT, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na verdiği raporda kalkışma tarihini önceden tespit edememelerinin gerekçesini, “TSK içinde istihbarat toplama yetkisinin olmadığına” dayandırıyordu. Dolayısıyla raporun “Bundan sonra her türlü darbe girişiminin önlenmesi konusundaki öneriler” bölümündeki maddelerinden birisi de TSK içerisinde istihbarat yetkisi istemeseydi. Son KHK ile MİT’in bu talebi yerine getirilmiş oldu. Yani artık kışlada yaprak kıpırdasa MİT’in herhangi bir mazeret gösterme şansı kalmadı. Ancak bunun 

15 Temmuz’un mazeretini örtmeyeceğini savunan emekli tuğgeneral, Dr. Naim Babüroğlu, nedenlerini şöyle sıralıyor: 
“Eğer 12 Eylül gibi emir-komuta zinciri içinde bir darbe faaliyeti olsaydı, bu gerekçe doğru sayılabilirdi. Fakat 15 Temmuz hain darbe girişimi, sivil bir cemaat tarafından planlandı. İddianamelerin incelenmesinden anlaşılacağı gibi darbenin hazırlığı askeri kışlalar dışında cemaat evlerinde de yapıldı. Kışla dışında, sivil evlerde yapılan darbe faaliyetleri hakkında MİT ya da diğer devlet istihbarat kurumlarının istihbarat toplamasını engelleyici bir yasa hükmü mü var? Yıllardır devam eden abi-abla yapılanmasına sızmayı engelleyici bir kanun mu var? Yüksek Askeri Şura (YAŞ) çalışmalarında, yükseltilecek general/amirallerin güvenlik 
araştırmalarının yapılmasında bir engel mi vardı?”
Babüroğlu’nun “şüpheli personeli kışla dışında izleyemedikleri gerekçesiyle 15 Temmuz’a geliş sürecinde çaresiz kalındı” diye mazeret üreten TSK’ya yönelik tespitleri de şunlar:
“Kışla dışında izlenemediği doğru. Peki on binlerce subay ve astsubay, kışla sınırları içinde izlendiği için mi darbe yapacak güce ulaştılar? Biat eden bu müritlere sicil verirken, ödüllendirirken, yurt dışı görevlere görevlendirirken, general/amiral yaparken, kilit makamlara gönderirken; ‘Askerlik Andı’na bağlı personel için incelemede gösterdiğiniz titizliği sergilediğiniz için mi TSK’yı neredeyse kontrol altına aldılar? TSK’daki FETÖ yapılanmasına ilişkin gelen ihbar ve bilgileri ciddiye alıp incelediğiniz için mi karargah tümüyle ellerine geçti? Peki ‘bir komutan birliğinin yaptığı ve yapamadığı her şeyden sorumludur’ ilkesini de mi unuttunuz...”

Pilot açığına çözüm

Son KHK ile Hava Kuvvetleri’ndeki savaş pilot açığını kapatmanın yolu açıldı. Buna göre; TSK ihtiyacı olması durumunda 18 yılını doldurmadan emekli olan bütün pilotları göreve çağıracak. Tabi bu kapsamda maaş ve rütbe ayarlamaları da söz konusu. Bu kararın bütün sorunları çözeceğini belirten Hava Kuvvetleri uçuş okullarında uzun yıllar komutanlık ve öğretmenlik yapan emekli bir generalin bunlara ek olarak önerisi de şu: “Sivildeki maaşın tamamını veremezler ama hepinize dayalı döşeli lojman diyebilirler. Nereye vereceklerse, ellerinde lojman var zaten. Bunların İstanbul’daki evlerini aile yaşantılarını bozmamaları lazım, çocukları okullara, kolejlere gidiyordur. Yani küsmeden gelmeleri lazım. Çünkü 100 tane F16 pilotu çok önemli bir rakam. O adamların en azının 2 bin saat F16 uçuşu vardır ve bunların büyük çoğunluğu 2 hafta ile 2 ay içersinde intibak ederler.”
Etiketler