Parti Meclisi’ni hangi anahtar açacak?

AKP’de taşlar yerine oturdu. şimdi sıra CHP’de. Yarın başlayacak, 18. Olağanüstü Kurultay’da ana muhalefeti 2015 seçimlerine hazırlayacak kadrolar belirlenecek. Genel Başkan demiyoruz çünkü her ne kadar o koltuğa iki aday olsa da delege oylarıyla yapılacak seçimde değişiklik beklemek anlamsız. Zaten bunu “Kurultay, üyelerle yapılsaydı yüzde 85’in üstünde alırdım” diyen Muharrem İnce de kabullenmiş durumda. O nedenle de asıl yarış parti meclisi için olacak ve parti içi muhalefet İnce’nin oylarını artırarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun hazırlayacağı listeyi delmeye çalışacak. Aynı durum “anahtar listeler” hazırlayacak muhalif diğer gruplar için de geçerli. Tabii delegeyi ikna edebilirlerse(!) ve bir son dakika sürprizi yaşanıp, çarşaf liste uygulamasından vazgeçilmezse...
Peki öyle ya da böyle bir anlamda sağa-sola çekme konusunda sarsıntı yaşayan partiye rot-balans ayarı olarak görülen bu kurultaydan çıkacak yeni vitrin, CHP’yi iktidara taşımaya yetecek mi? Zor... Çünkü “sokaktaki insanı” ikna etmek için isim değişikliklerinden çok, yeni bir vizyon ve heyecana ihtiyaç var. O da bu kurultay için söz konusu değil. Gerçi Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında işsizlik ve kürt sorunu gibi konulara değinmesi bekleniyor ama o kadar. Bunun bir seçim kurultayı olduğunu vurgulayan Ercan Karakaş şöyle diyor:
“Herhangi bir vizyon belgesi, politik bir konu tartışılıp karara bağlanmayacak. Bir tek tüzük değişikliği maddesi var. Orada da tam olarak ne geleceğini bilmiyoruz. Sokağa dönük mesajlar ise sanıyorum, 2015 seçimlerinden iki üç ay öncesinde yayımlanacak bildirgede yer alacak.”

PKK, IŞİD ve Şahintepe

PKK’nın gençlik kolu olarak bilinen Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H)’nin İstanbul’un lüks semti Bahçeşehir’e komşu Şahintepe’de bir eve, “IŞİD üyelerinin hücre evi olduğu” gerekçesiyle yaptığı silahlı baskın haberini duyunca ürktük. Nasıl ürkmeyelim ki İstanbul’un göbeğinde bir örgüt, bir başka örgütün hücrevi olduğu iddia edilen bir yere baskın planları yapıyor ama eylem gerçekleşip 3 kişi vurulana dek ne MİT’in ne de polisin plandan ve var olduğu iddia edilen hücre evden haberi olmuyor. Hem de daha üç ay önce bir belediye otobüsünün yakıldığı Şahintepe’nin “hassas” bir yer olarak bilinmesine rağmen...
O nedenle son günlerdeki “Bizi kim, neden, nasıl dinledi” tartışması yerine bu gibi istihbaratları neden alamadığımızı sorgulamak daha gerçekçi. Çünkü bunları bilmek için eksiğimiz yüksek teknoloji içeren “koca kulaklar” değil, yetkililerin duyarlılığı. Niye mi? İşte muhtar Erol Çapan’ın 38 bin nüfuslu Şahintepe’yle ilgili anlattıkları:
“Mahallemizde çok sayıda dergâh var. Her birinin hocası ve cemaati ayrı. Sözü edilen yer de bir derneğin dergahıydı. Mahalle ortasındaki saldırıda bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı.
Mahallemizde biri ilköğretim olmak üzere 3 okul var. Ancak lisede katılım çok düşük. Çünkü aileler ilköğretimden sonra çocuklarını okutmuyor, çalıştırıyor. Tek iş imkânı ise inşaatlar ve tekstil atölyeleri. Bonzai denilen uyuşturucu illeti çok yaygın. Defalarca polise bildirmemize rağmen aleni satılıp kullanılıyor. Daha önceki gün üç gencimizi hastaneye yatırdık. Ama sonuç değişmiyor ve hastaneden çıkan bir süre sonra yeniden başlıyor.”
Ürkmekte haksız mıyız?.. Karar sizin...

‘Çocuklara kıymayın efendiler’

Eğitimde yaşanan yapboz çocukları ve ailelerini bir kez daha perişan etti. TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) kapsamında yapılan yerleştirmelerde yaşanan skandal nedeniyle labirente dönüşen sistemde ana-babalar çıkış yolu ararken bir feryat da Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Kahraman Eroğlu’ndan geldi:
“Yaptığımız araştırmalara göre; çocukların sokakta yaşama ve çalışmalarına neden olan ailesel, sosyal sebeplerin yanında en önemli etkenlerden biri de eğitimde yaşanan sıkıntılardı. Okula gitmeyen, gidemeyen çocuk sokağa terk ediliyordu. Son dönemde eğitimde yapılan değişiklikler müdür, öğretmen atamalarındaki yanlışlıklar okullardan kopan öğrencilerin sokakta çalışmayla başlayan sokak çocukları sorununu tekrar gündeme getirebilir. Çocuklara kıymayın efendiler.”