Reis yasaları!..

Reis yasaları!..


     Bilecik Meslek Yüksek Okulu'ndaki sağcı bir grubun estirdiği teröre defalarca değindik. Destek de aldık, tehdit de... Bazı okurlarımız ise 'Sadece Bilecik mi' diye soruyor. İşte başkentin göbeğindeki Gazi Üniversitesi'yle ilgili iddialar:
     "Özellikle, eğitim fakültelerine top sakal ve uzun saçla girmek, mini etek yasak. Önce uyarı, sonrası dayak. Yurtlarda da durum gergin. Daha yeni çıkan bir olayda 150 öğrenci gözaltına alındı. Yurtlarda kafası klozete sokulan, falakaya çekilen öğrenciler var. Aynı grup, öğrencilerden haraç topluyor, zorla öğrencilere dergi, bilet, takvim satıyor."

SSK'yı kim batırdı?

     Ne olacak SSK'nın hali?.. Yıllardır aynı tartışma gündemde. Hasta hekimden, hekim kötü yönetimden (politikacıdan) şikayetçi. Hastanelerde personel yok, ilaç yok ama; borç çok... Primleri yatırmayan sülükler, ise kurumun kanını emiyor. Ve her geçen gün durum daha da kötüye gidiyor...
     Okurumuz Ali Yılmaz'ın doktorlarla ilgili şikayetini aktarmıştık. Bugün söz savunmanın... Sorunların gerçek kaynağının görülmediğini belirten Dr. Bülent Tandoğan, 'Politikacıların senelerdir sorunları sektör çalışanlarına mal etme propagandasının hala etkili şekilde devam ettiği görülüyor' diyor. Ardından da devam ediyor:
     "Dünyanın hiçbir ülkesinde bir sağlık kuruluşu ülkemizdeki kadar kötü yönetilmemektedir. Prim ödeyen 5 milyon civarında aktif sigortalıya karşılık SSK, 20 milyondan fazla kişiye sağlık hizmeti vermektedir. Sistemin başlangıcında sadece sigortalının yararlanabildiği sağlık hizmeti, siyasi iktidarların oy hesapları nedeniyle sigortalının uzak - yakın tüm akrabalarını içine alacak şekilde genişletilmiştir.
     Sigorta sisteminin bel kemiği fonların kötü yönetimi, iktidarların verimsiz kullanımı SSK'yı iyice darboğaza sokmuştur. Oysa özellikle Amerika'da bu fonlar ülkenin kapitalist sisteminin motorunu oluşturan sermayenin kaynağıdır. Devlet ve işverence prim ödemeyerek kurutulan SSK'nın yapmadığı yatırımlar neticesinde ortaya çıkan sorunları personele yüklemek işin en kolay yanıdır. SSK eğitim hastaneleri, eğitimi bırakmış tamamen hizmet hastanesine dönüşmüştür. Birçok bölümün altyapısı ve ekipmanı eksiktir."
     Tandoğan, mesajının sonunda da vatandaşı 'Gelin bize destek olun. Yoksa ameliyatınızdan ilacınıza tek kuruş ödemeden aldığınız hizmeti arar hale geleceksiniz' diye de uyarıyor.
     Durum bu... Doktor Bey'in dediği gibi gerçekleri herkes biliyor ama; görmezden geliyor.

Baba'nın feryadı...

     Meslektaşımız Fatih Aksu (24), 21 Kasım 1999'da Ankara'daki evinde yaşama veda etmişti. Ölüm nedeni doğalgaz zehirlenmesi' denilerek dosyası da kapanmıştı. Yani; her zaman olduğu gibi kusur ölendeydi? Ya en güvenli yakıt diye pazarlayanlar ya da servis hizmetindeki aksaklıklar?.. Onların hiç mi kusuru yok? Fatih'in acılı babası Ahmet Aksu, işte bu sorunun peşinde...
     Gönderdiği e - mail'de oğlunun geleceğe yönelik planlarını anlatıyor. Ardından da adliye sürecini sıralıyor. Savcılık takipsizlik kararı vermiş, ailenin itirazı üzerine konuyu görüşen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi de aynı sonuca varmış. Ancak baba Aksu, hala EGO'nun hazırladığı raporun gerçekleri yansıtmadığını iddia ediyor. Oğlunun ölümüne hatalı hizmet yapan kombi servisinin neden olduğunu savunarak, şöyle diyor:
     "Fatih Aksu'nun haklarını hukukun sınırları içinde sonuna kadar savunmanın bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde aynı zamanda bir kamu görevi olduğu düşüncesiyle Adalet Bakanlığı'nın gerekli işlemi yapması için hazırlık aşamasındayız. Dosya ve tutulan taraflı raporlar incelendiğinde doğalgaz tesisat ve kombi hatalarının boyutları ve insanların karşılaşacağı tehlikeler açıkça görülecektir. Bu konular işlenmez ve insanlar aydınlatılmaz ise nice Fatih'ler can verecektir kanısındayız. Yapılan teknik hatalar çok boyutlu olup, ihmalden ziyade kasıt niteliğindedir..."


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr