Suudi infaz timinin tek işi Kaşıkçı mı?

Eklenme Tarihi10.11.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi10.11.2018 - 0:34

Cemal Kaşıkçı cinayetinin geldiğimiz nokta itibarıyla hukuki açıdan özeti şu: Cinayet var, ceset yok; maktul var, katil yok; planlı olay var, planlayan yok. Dolayısıyla da cinayet dosyası daha çok hukuk bilmecesine dönüşmüş durumda. Özellikle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan açıklamada parçalanıp yok edildiği belirtilen Kaşıkçı’nın cesedi açısından. Çünkü yöntemi hakkında bugüne dek yakma, gömme, suya atma, bavul içinde götürme dahil birçok senaryo konuşuldu. Şu an için en baskın olanı da asitle eritildiği üzerine... Ki dün konuştuğum MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür de böyle bir olasılığa dikkat çekti:

“İki şey var. Ağırlık bağlayıp denize atmak. Balıklar yiyor, eriyip yok oluyor. Bir de asit. Asit her şeyi eritiyor, kemik memik kalmıyor. Sadece bulamaç kalır. Herhalde öyle bir metot yaptılar.”

İzi bulunmaz mı?

“Onu da bir yere dökersen, kuyu olur, kazılmış bir toprağın içine olabilir. Onları köpekler bulabilir mi bilemiyorum ama uzmanları falan getirdiklerine göre böyle bir şeyi yaptılar. Zaten hazırlıklı gelmişler, niyet belli. Kim adamın yerine geçiyor kim iz silme, parçalama ihtisas sahasına göre adam gelmiş.”

Peki, ya var olduğu söylenen ama henüz açıklanmayan deliller? Eymür’le konuşmamız devam ediyor:

“Mikrofonlar varmış ama bizimkilerin koyduğu mu başkasının mı bilemiyorum. Tabii bizimkilerin içeride adamı muhakkak vardır. Bu her yer için geçerli olabilir. ABD dahil her yer diyebilirim.

Konsoloslukta MİT’in adamı yani?

Çalışan mahalli personelden bir ya da birkaçının bizim teşkilatla alakası vardır. Gerçi onlara da izin vermişler ama teknik bir yerleşim var mı, onu bilemiyorum tabii.

Teknik yerleşim?

“Yani bir dinleme koydular mı oraya. O olabilir. Delil var denildiğine göre en büyük ihtimal o. Başkalarının yerleştirdiği mikrofonlardan bizim bilgi edinmemiz mümkün değil, ancak kendi yerleştirdiğimiz bir şey varsa bu bilgiler gelmiştir.”

İnfaz görüntülerinin varlığından söz ediliyor?

Onlar da muhakkak vardır. Çekmişlerdir. Makama arz etmek için.

CIA ve MİT’te de varsa?

“Nasıl olur o. Ancak gizli kamerayla alınmış olması lazım. Eylem yapılırken resim alınması biraz zor. Hangi odada yapıldı, ne yapıldı, nasıl yapıldı, zaten içeride Türk yok, hepsine izin vermişler. Sesi anladık ama görüntüyü elde etmek biraz zor. Aramalarda bir şey buldularsa bilemiyorum.”

Cesedin bulunması zor o zaman?

Bu zamana kadar çıkmadıysa çıkmaz herhalde, bu da bölünüp yok edildi ihtimalini artırıyor. Ben burada o olayın yapılmasını bile garipsedim. Bir sürü de tuhaflıklar var. Mesela arabayı koymuşlar, uzun zamandır öyle duruyor. Yani başka işlerde de kullanmışlar bazı şeyleri gibi intibalar gözüküyor.

Başka işler derken?

“Belki Türkiye’de başka işler de yaptılar. Başka adamları da götürdüler yani. Bilmiyoruz ki bunu. Nişanlısı olmasaydı haberimiz olur muydu bundan? Nişanlının olması onların da dışarıda nişanlının beklediğini bilmemeleri kendilerini çok zor duruma düşürdü. Yoksa buna gelene kadar belki daha başka muhalifleri de kaldırdılar. Araba mesela niye terk edilmiş, orada duruyor. Nedeni belli mi? Yok. İçinde bir bavul, tuhaflıklar var. Belgrad ormanlarına arabaların gitmesi garip...”

Atatürk’e göre Atatürk:

“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu ‘ben’ kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!” 
Saygı ve özlemle...