Barzani Irak ordusuna karşı yaşadığı bozgunun nedenini “Kerkük’te yaşananlar, Kürdistan’daki bazı siyasi tarafların ve şahısların verdiği kararlardan dolayı’ diye açıkladı. Yani faturayı Haşdi Şabi ile anlaştığı ifade edilen Talabanilere kesti. Dolayısıyla da Barzani’nin KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ile Talabani’nin KYB (Kürdistan Yurtsever Birliği) arasında kriz çıktı ve karşılıklı ihanet suçlamaları geldi. Aslında buna eski defterler ya da hesaplar açıldı demek daha doğru. Çünkü bugün Talabani’ye bağlı peşmergeleri Irak ordusuna direnmemekle suçlayan Barzani 21 yıl önce Talabani’yi Erbil’den çıkartmak için yardım istediği Saddam Hüseyin’e yazdığı mektupta (22 Ağustos 1996) şöyle diyordu: 

“...Zatıalinizden Irak ordusuna emir verip tehlike saçtıran yabancı güçlerle, işbirlikçi Celal Talabani’nin ihanetine de son vererek Irak ordusunun Erbil’e girmesini rica ederiz.”
Nitekim bu çağrı üzerine de Saddam’ın ordusu Talabani’nin kontrolündeki Erbil’e girdi (31 Ağustos 1996) ve kenti Barzani’ye teslim etti. Bu arada da Erbil’deki Türkmenleri dağıttı, sürdü. O dönemde defalarca Erbil’e giden MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür anlatıyor:
“Mektup sadece Talabani’yi şikâyet gibi görünüyor ama eski bir Türkmen şehri olan Erbil’de bizim de etkinliğimiz artmıştı. Orada Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye getiren özel harpçi Abdullah (Soyluoğlu) arkadaşımızla Türkmen ordusunu kurduk, bu çok rahatsız etti Barzani’yi. O zaman bizim yüzümüze bir şey söylemiyordu ama arkadan oynuyordu. Yani Barzani İran’la işbirliği yapıyor diye Talabani’yi Saddam Hüseyin’e şikâyet ettiği mektubunda bizden pek bahsetmiyor ama bizden rahatsız olduklarını biliyorduk. Barzani oynar yani...”
Türkmen ordusu etkin miydi?
“Daha yeni kuruluyordu. Aslında bizden evvel de Türkmenlerin orada bir gücü vardı ama dağılmıştı, dökülen bir orduydu, onları yeniden düzenli bir kuvvet haline getirdik. Ancak Barzani’nin bu çağrısından sonra Saddam’ın kuvvetleri aniden Erbil’e girdi ve daha çok Türkmenler üzerine yoğunlaştı. Birçok Türkmen’i alıp götürdüler, öldürdüler. Zor kurtardık bizim arkadaşları.”
Bu müdahaleden sonra Talabani’nin İran’la daha da yakınlaştığını belirten Eymür devam ediyor:
“Mecburen yakındı çünkü dünyaya açılacak başka kapısı yoktu. Barzani bölgesinden geçip de Türkiye’den, Suriye’den giriş çıkış yapamıyordu. Ama Barzani Türkiye üzerinden her yere gidiyordu. Zaten diplomatik pasaport da vardı bizim verdiğimiz. Hatta biz o tarihlerde Talabani de dünyaya açılabilsin, İran’a fazla ihtiyaç duymasın diye çok uğraştık, çeşitli projeler üretip yetkililere ilettik ama bunların hepsi lafta kalıyordu.” 
Özetle, 1996 yılında Talabani ile girdiği savaşta Saddam’a mektup yazarak yardım isteyen ve Erbil’in yönetimini ele geçiren Barzani, 21 yıl sonra Talabani’nin çocukları tarafından benzer yöntemle Kerkük’te bozguna uğradı. Dolayısıyla, buna bir anlamda Erbil’in rövanşı da denilebilir. Ya da hasta yatağındayken Barzani’ye mektup yazarak, “Seninle hayattayken hep dost kalacağım” diyen Talabani’nin ölüsünün intikamı...