Milliler geç uyandı

8 Eylül 2019

Karadağ karşısında son 5 dakikaya 11 sayı geride giren A Milli Basketbol Takımımız, Cedi’nin çaldığı topu smaçla tamamladığı pozisyonla uyandı, kalan sürede müthiş bir baskı yaparak bulduğu 26-9’luk seriyle kazandı

Dünya Kupası’nda sıralama maçlarına çıkan ve O Grubu’ndaki ilk müsabakasında Karadağ ile karşılaşan A Milli Basketbol Takımı, son 5 dakikadaki performansıyla 79-74 kazandı, Olimpiyat Elemeleri’ne biraz daha yaklaştı.
Kritik maça sakatlığı nedeniyle Ersan’dan yoksun çıkan, Semih’in erken faul problemi, Sertaç’ın da sakatlanmasıyla boyalı alandaki sıkıntısı artan milliler, daha ilk yarıda Vucevic-Dubljevic ikilisinden toplam 24 sayı yedi, devreyi 37-32 geride bitirdi.
2. yarının başında Metecan ile farkı 2 sayıya indirsek de kupa genelinde yaşadığımız ani düşüşlerden birini daha sergiledi millilerimiz, Karadağ son çeyreğe 58-49 galip girdi.
35. dakikada 11 sayı geriye düştükten sonra Cedi’nin çaldığı top sonrası yaptığı smaç ile bir anda canlandı milliler. Melih ve Furkan’ın da skora katkısıyla gelen 16-3’lük seri ay-yıldızlı ekibimizi öne geçirdi. Semih’in 5 faulle, Furkan’ın sakatlanarak çıkmasına rağmen, 5 kısalı sistemle baskısını sürdüren ve rakibi hatalara zorlayan Türkiye, ABD maçının aksine bu kez son dakika içinde gittiği serbest atış çizgisinde Cedi, Melih ve Wilbekin ile 8’de 8 yaptı, maçı da 79-74 kazandı.
Bu sonucun ardından Olimpiyat Elemeleri olasılığı artan Türkiye’nin durumu bugün oynanacak 2. tur maçlarının ardından biraz daha netlik kazanacak.

Yazının devamı...

Sakin kalalım!

6 Eylül 2019

ABD maçından nasıl etkilendiğimiz soru işareti olmuştu herkesin kafasında. Son anda iki kez eline gelen maçı rakibe hediye etmiş olmanın verdiği moral bozukluğu hemen atılmış mıydı, yoksa etkileri Çekya karşısında en büyük rakibimiz mi olacaktı...
Ne yazık ki korkulan senaryo gerçekleşti, o yenilgi Çin’de biletimizi kesti.
Aslında maçtan bir gün önceki hava o maçta güven kazandığımız yönündeydi ama sahadaki görüntü tam tersiydi. Çekya karşısında ne yazık ki beklentilerimizin çok altında bir ekip vardı.
Bu takımın ilk günden bu yana tek kozu savunma olabilirdi, zaten hep o şekilde ayakta kalmıştı. Ama bu kez o savunmadan eser yoktu, Çekya elini kolunu sallaya sallaya potamıza 91 sayı bıraktı! ABD maçında çok işimize yarayan ekstra savunmalar, alan müdafasının farklı şekilleri bu maçta da ‘hatta gerekenden fazla’ denendi ama bu kez basketbol aklı yüksek bir ekip karşımızdaydı. Savunmayı değiştiğimiz anlarda birebirde çok kolay geçilen bir takımımız, bulduğu fırsatları müthiş bir yüzdeyle cezalandıran rakibimiz vardı.
Coach Ufuk Sarıca da, oyuncular da belli ki ABD yenilgisinden sonra ayağa kalkamamış ama yine de sakin kalınmalı. ABD maçının sonunda kaçan 4 faulden bir tanesi bile sayı olsa şu an farklı şeyler konuşuyor olurduk. Bugün hatalar yapsa da, yerden yere vurulmayı hak etmediğini düşündüğüm Ufuk Sarıca, ABD’yi yenen coach olacaktı. ABD maçında şov yapan Ersan, Çekya karşısında 9’da 0 çekmese, belki sahada çok daha dik duran bir takım olacaktı. Evet bu sonuç bize yakışmadı ama şimdi önümüze bakma zamanı.
Madem jenerasyon değişiyoruz daha radikal kararlar almalı. Mesela yıllardır oyun kurucu eksiğimiz nedeniyle guard rotasyonunda kullandığımız devşirme hakkını, belki de 4-5 numaraları oynayabilen bir uzundan yana kullanmalı. Ne yazık ki en çok başımızı o pozisyonlar ağırttı.
Bir de oyuncularımızın takımlarında aldığı süre meselesi var tabi. Bakın Çek ekibine Huruban’la, Bohacik’le kazandı. Bizim benche bakalım; hangi oyuncu takımında istikrarlı süre aldı! Sertaç, Buğrahan, Doğuş, Metecan. Hepsi takımlarının kritik anlarında sahada olamama sıkıntısını, yaşadı. Shilb, kendisini savunsun diye sahaya giren Metecan’ın üzerinden 4 dakikada 8 sayı atıp, 3 asist yaptı. Çünkü karşısında hem fiziksel, hem mental olarak hazır olmayan isimler vardı! Yani artık topyekün kafaları değişme zamanı!

Yazının devamı...

Gurur duyduk

4 Eylül 2019

Basketbolda her saniyenin, her faulün, her serbest atışın ne kadar önemli olduğunu çok acı şekilde bir kez daha anladığımız ama fazlasıyla gurur duyup, ilerisi için umutlandığımız bir maç oynadık ABD karşısında. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından gösterilen ABD karşısında aslanlar gibi mücadele ettik. Vatan-Millet-Sakarya şeklindeki direncimiz değildi ama galibiyete bizi bu kadar yaklaştıran. Çok da akıllı oynadık. Maçın başındaki heyecanın yukarıda olduğu dakikalarda yapılan basit hatalar canımızı sıkmıştı ama Melih ile Ersan’ın hücumda, takım halinde de savunmada sergilenen performans her saniye inancı artırdı.
İlk çeyrekte çılgınca bir yüzde ile dış şut atan ABD’ye karşı özel hazırlanan savunmalar, özellikle baskı sonrası dönen 2-1-2 rakibin düzgün hücum etmesini engelledi. Bu direnç, hücumda biraz daha iyi günümüzde olsaydık, maçı çok farklı noktalara taşırdı. Buna rağmen rakip farkı çift hanelere çıkardıktan sonra Ersan’ın 5, Cedi’nin 4 numara oynadığı düzende Wilbekin’i de bu organizasyonda ilk kez sahaya süren Ufuk Sarıca, yıldız guardından 8. denemede ilk üç sayı isabetini de bulunca, baskı da azaldı. Ardından rakibin üzerine akın akın giden, onları strese sokan bir takım ortaya çıktı. ABD karşısında daha ilk yarıda 15 sayı geriye düştükten sonra geri dönmek her babayiğidin harcı değildir ama bizim koca yürekli devler bunu başardı.
Aslında 2. yarıda defalarca öne geçme fırsatı elde etti ekibimiz. Ama her defasında basit bir hata yapıp, tribünleri bizim lehimize coşturan, rakibin üzerindeki baskıyı artıran o son hamleyi ancak bitime 12 saniye kala yaptı. Hücum ribaunt sonu topu tipleyerek sayıya çeviren Ersan bizi bir hayale çok yaklaştırmıştı ama Cedi’nin son saniyede yaptığı 3 atışlık faul hevesimizi kursağımızda bıraktı. Uzatmada aynı kabusu yaşadı ekibimiz. 1 sayı öndeyken ve bitime saniyeler varken önce Doğuş ardından Cedi ile kaçan 2’şer faul çok dramatik bir tablo ortaya çıkardı.
Yine de helal olsun tüm ekibe. Coach Ufuk Sarıca’ya ve ekibine. Oyuncuların her birine.
Bir söz de Cedi Osman’a. Son saniyede yaptığı faul, uzatmanın sonunda kaçırdığı 2 serbest atış, maç boyunca 15’te 4 saha içiyle oynayan genç yıldızımıza. Üzerindeki baskının bir insanı etkilememesi zaten imkansız. O yüzden hiç takılma bu maça. Belki dün son hamleyi yapamadın ABD karşısında ama Türk Basketbolu bu jenerasyonla ve seninle çok daha büyük başarılar yakalayacak, ben eminim buna. Şimdi hemen önümüze bakmalıyız. Çek maçının önemi çok daha fazla. Bu nedenle hemen yarını düşünelim. Türkiye sizden hep dünkü mücadelenizi bekliyor.

Yazının devamı...

Bu enerji tüm Çin’i sarsın

2 Eylül 2019

Yeni bir jenerasyon, hazırlık sürecinde yaşanan sakatlık sıkıntıları, devşirme oyuncumuz Wilbekin’in elindeki sakatlık nedeniyle 1 hafta boyunca takımla sadece 1 idman yapması... Bunların hepsi Dünya Kupası için sıkıntı yaratabilecek detaylardı ama A Milli Basketbol Takımımız işi sıkı tutmanın ödülünü rahat bir galibiyetle aldı.
Dünkü oyunun ardından Japonya da kimmiş diye düşünülebilir belki ama onları maça hiç inandırmamak işi bu kadar kolaylaştırdı. Maç başında yaşanacak bir sıkıntı sonlarda başımızı çok ağrıtabilirdi ama ilk dakikadan itibaren ortaya konan performans onlara fırsat tanımadı.
Bu maç için önceliklerimiz savunma performansı ve rakibin temposunu düşürmekti. Hem ön alan baskısı hem de yarı saha savunması çok iyi planlanmıştı. Savunmada kapılan topları geçiş hücumlarıyla hemen potaya yollamak lazımdı, bunu da Ersan ve Cedi çok iyi yaptı. Bir de Melih’in şutörlüğü devreye girince, daha ilk çeyrekten Japonlar’a gereken mesaj yollandı. Her şeyin planlandığı gibi gitmesindeki başrol konsantre olmaktı, işi ciddiye almaktı. Bu yüzden tebrikler tüm ekibe, çünkü kenetlenmek şarttı.
Doğuş’un savunmadaki başarısı, Semih ile Sertaç’ın boyalı alanda rakibe ağır basması, Furkan’ın kendisinden beklenen skor katkısını kenardan gelip sağlaması ama en önemli noktalardan bir tanesi de sakatlıklar nedeniyle guard olarak kullanılan Buğrahan’ın bu görevi hiç sırıtmadan yapmasıydı. Ufuk Sarıca’nın, Wilbekin’i kullanmak zorunda kalmaması da bu maç için önemli bir artı. Çünkü, önümüzdeki maçlarda daha sağlıklı bir şekilde sahaya çıkacak Wilbekin guard rotasyonunu daha üretken yapmalı.
Böyle şampiyonalara iyi başlamak önemli. Ancak hedefi de doğru belirlemek gerek. Bir sonraki rakibimiz ABD ama bizim hedef maçımız bence Çekya ile olanı. Tabii ki ABD karşısında da bu ekip kazanmak için her şeyi yapacaktır, son ana kadar terini akıtacaktır ama Çekya galibiyeti bizi üst tura istediğimiz gibi taşır.
Bu arada bazı eksiklerimizi de görmemiz lazım. Öncelikle bundan sonraki rakiplerimiz Japonya kadar yumuşak olmayacaktır; millilerimiz 40 dakikayı sadece 4 serbest atış kullanarak tamamladı, bunlarda 1 isabet bulmamız da sıkıntı. Ribaunt konusunda da bu kadar rahat olamayız ama daha da önemlisi içeriyi biraz daha devreye sokmalıyız.
Sonuçta işler güzel başladı, güzel devam etmesi de bize bağlı. Haydi beyler, ‘Enerjisi Güzel Takım’ dedik size, o enerji bütün Çin’i sarmalı.

Yazının devamı...

Enerjisi yükselen takım!

28 Ağustos 2019

Atlas Turnuvası yarı finalinde Venezuela’ya yenilerek hayal kırıklığı yaratan A Milli Basketbol Takımı, üçüncülük maçında çok farklı bir görüntüdeydi, Dominik Cumhuriyeti’ni sahadan sildi.

Çin’in Suzhou şehrinde katıldığı Atlas Turnuvası ile Dünya Kupası hazırlıklarını sürdüren 12 Dev Adam, üçüncülük maçında Dominik Cumhuriyeti’ni 87-59 yendi.
Venezuela maçında enerjisi düşük bir görüntüde oynayan milliler bu maçta ise çok istekli ve kararlıydı. Ersan’ın da sakatlıktan dönüşüyle birlikte hücumda yerleşimini daha doğru yapan, iyi savunma ile rakibini hataya zorlayıp çok fazla geçiş hücumundan sayı bulan milliler, 18-3 öne geçtiği ilk periyodu 21-12 galip bitirdi.

2. çeyrekte de kontrolü elinde bulunduran Ay-yıldızlı ekip, Ersan’ın da skorda etkili olduğu devrede rakibine sadece 22 sayı attırarak 18 farkı yakaladı.
2. yarıda Dominik sertliği artırdı ama Venezuela maçının aksine bu kez rakibe aynı şekilde yanıt veren bir milli takım vardı. Zaten fark 9 sayıya kadar düştükten sonra da bu kararlılık arayı yeniden açtı. Son çeyreğin başında Melih’in 3 dakikada 4’te 4 üçlükle ürettiği 14 sayı, Yiğit’in ona eşlik etmesi ve Sertaç’ın boyalı alanda devreye girmesi farkı 31’e kadar çıkardı, milliler salondan 87-59 galip ayrıldı.

Ekibimizde elindeki sakatlık nedeniyle Wilbekin bu maçta da forma giymezken, ilk iki maçta oynamayan Berk Uğurlu 7 dakikada 2 sayı, 2 asist ürettiği maçın ilk yarısında tekrar sakatlandı ve maçı tamamlayamadı.

 

Yazının devamı...