Diyabetes Mellitus Nedir?

13 Kasım 2018

Diyabet (şeker hastalığı) , kan şekerini düzenleyici insülin hormonunun eksik olması veya yeterli olduğu halde görevini yapamaması nedeniyle oluşan ilerleyici bozukluklar bütünüdür. Bozuklukların tümü kan şekerinin yükselmesi ve hasar oluşturması sonucunda oluşur.

Hastalığın takip ve tedavisi düzenli yapılmaz ise ilerleyen dönemlerde göz, böbrek, sinirler, kalp-damar sistemi başta olmak üzere neredeyse tüm vücut sistemleri arka arkaya etkilenir, kalıcı sekeller ve hatta ölüm bile görülür.

Diyabetes Mellitus Belirtileri Nelerdir?

Hastalık başlangıçta bariz bir belirti oluşturmaz ve çoğu zaman bu dönemde yapılan rutin kan testinde tesadüfen saptanır. Hastalar bu dönemde yakalanmaz ise kan şeker miktarı gittikçe artar ve çok su içme, çok idrara çıkma, bulanık görme gibi haberci belirtiler ortaya çıkar. Çok yemek yeme ve buna rağmen kilo kaybı, iyileşmeyen yaralar, idrar yolu enfeksiyonları, halsizlik, yorgunlık, ağız kuruluğu hastalığın diğer belirtileridir. Bu aşamada da tanı konulup, tedavi başlanmamışsa daha ciddi bozukluklar ve koma durumu oluşur.

Diyabetes Mellitus Tanısı Nasıl Konur?

Açlık Kan Şekeri Ölçümü: En az sekiz saatlik açlıktan sonra alınan kanda bakılan kan şekeri değeri 126 mg/dl üzerinde ise

Tokluk Kan Şekeri Ölçümü: Yemekten 2 saat geçtikten sonra herhangi bir zamanda bakılan kan şekeri değerinin 200 mg/dl üzerinde olması

Yazının devamı...

Çanlar Metabolik Sendrom İçin Çalıyor!

31 Ekim 2018

Metabolik sendrom özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerde düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan ve ölümcül olabilen metabolizma bozuklukları topluluğudur. Genetik yatkınlık metabolik sendrom için gerçekten hazırlayıcıdır ancak sendromun ortaya çıkışı kötü beslenme, sedanter yaşam tarzı ve stres ile direkt olarak ilişkili bulunmuştur . Metabolik sendromlu bireylerde kalp krizi, inme riski çok yüksektir. Aslında metabolik sendrom içindeki her bozukluk tek başına da kardiyovasküler hastalık ve ölüm riski taşır ve tedavi edilmelidir ama bunların beraber bulunması bu riskleri kat kat arttırmaktadır.

Metabolik sendrom sıklığı tüm dünyada ve ülkemizde %35 civarındadır ve kadınlarda daha fazladır. Yani neredeyse her üç yetişkinden birinde metabolik sendrom bulunmaktadır. Günümüze hakim yaşam tarzı nedeniylede sıklığı giderek artmakta ve sonuçları daha tehlikeli olmaktadır

Metabolik sendrom kalp krizi ve inme dışında meme, prostat, kolon ve karaciğer kanseri riskini de arttırmaktadır.

Metabolik Sendromun Tanısı Nasıl Konur?

Bir kişide metabolik sendrom olduğunu söyleyebilmemiz için aşağıdaki beş faktörden en az üçünün bir arada bulunması gerekir.

Bel çevresinin kalın ve yağlı olması ( Abdominal obezite ). Bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’nin üzerinde olması.

Düşük HDL-kolesterol (iyi kolesterol) düzeyi: Kadınlarda 50 mg/dl, erkeklerde 40 mg/dl’den düşük olması..

Trigliserit düzeyinin 150 mg/dl üzerinde olması

Yazının devamı...

Vitamin B12 Düzeyinizi Ölçtürdünüz mü?

1 Ekim 2018

Vitamin B12 (kobalmin) DNA sentezi, kan hücrelerinin yapımı ve beyin-sinir gelişimi gibi temel yaşamsal olaylar için gerekli gerekli bir vitamindir. Yine hücre bölünmesi, yağ asidi sentezi , homosisteinin zararsız hale getirilmesi, sinirsel iletimin sağlanması gibi çok çeşitli biyokimyasal reaksiyonlarda da temel rol oynar.

B12 vitamininin tek kaynağı hayvansal kaynaklı proteinlerdir. En çok karaciğer, kırmızı et, tavuk, midye, süt ve yumurtada bulunur. Bitkisel herhangi bir kaynağı bilinmemektedir. Vücutta kalın barsakta bir miktar bakteriler tarafından sentezlenir ama bu B12 vitamini vücut tarafından kullanılamaz .

Vitamin B12 vücutta başlıca karaciğerde ve böbrekte depolanır. Dışarıdan hiç alınmasa bile depo edilebilen miktar vücudumuzun 3-4 yıllık ihtiyacını karşılayabilir. Bu nedenle eksiklikte belirtilerin ortaya çıkması çok geç olur.

Vitamin B 12 eksikliğinin özellikle yaşlıları , gebe ve çocukları etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu düşünülürse belli aralıklarla vitamin B12 düzeyinin ölçülmesi eksiğin önlenmesi için uyarıcı olacaktır.

Vitamin B 12 Eksikliği Neden Oluşur?

Günlük vitamin B12 gereksinimi ise en az 2-3 mikrogramdır. Alımda ve emilimde bir sınırlama yoksa sıradan bir karma diyet bile bu ihtiyacı fazlasıyla karşılayacaktır.

Vitamin B12 eksikliğinde çoğu zaman sebep besinler ile yetersiz alımdır. Vegeteryanlarda, yoksulluk nedeniyle eksik alımlarda, alkoliklerde ise vücuttaki vitamin B12 tükenir ve eksiklik belirtileri oluşur.

Yazının devamı...

Demir Eksikliğiniz Var mı?

27 Ağustos 2018

Demir eksikliği tüm dünyada en sık görülen besinsel eksikliktir. Günümüzde dünya nüfusunun dörtte birinde demir eksikliği bulunmaktadır. Başta çocuklar, üreme çağındaki kadınlar ve yaşlılar olmak üzere her yaşta görülebilir.

Vücuttaki demir depoları diğer elementlerin depolarına göre çok daha az olduğu için besinlerle yeterince demir alınmaz ise eksiklik belirtileri hemen ve bariz bir şekilde ortaya çıkar.

Demir eksikliğinin en sık görülen belirtileri çabuk yorulma, halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk, sinirlilik, saçlarda dökülme ve demir eksikliği anemisidir. Aneminin başlamış olması demir eksikliğinin ileri seviyeyelere ulaştığını gösterir.

Demir Eksikliği Anemisi

Ülkemizde en sık görülen anemi demir eksikliğidir. Demir eksikliği anemisi tek başına bir hastalık değil , demir eksikliğine neden olan diğer hastalıkların bir belirtisidir.

Vücuttaki demirin %70’i hemoglobin yapımında kullanılır. Hemoglobin ise kandaki eritrositlerin içinde bulunan ve başlıca görevi dokulara oksijen taşımak olan bir moleküldür. Dolayısı ile demir eksikliğinde yeterince hemoglobin yapılamaz ve eritrosit içindeki hemoglobin miktarı ve kandaki eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri) sayısı azalır. Sonuçta dokulara yeterince oksijen taşınamaz ve eksiklik derecesine göre anemi belirtileri ortaya çıkar.

İleri Dönem Demir Eksikliği Anemisinde Öğrenme Güçlüğü Ve Unutkanlık Bile Oluşabilir.

Anemik hastalarda genel demir eksikliği belirtilerine ilaveten solukluk, halsizlik , kronik yorgunluk , nefes darlığı , tırnak bozuklukları, toprak yeme isteği , huzursuz bacak, kalp hızında artma gibi belirtiler görülür. İleri dönem demir eksikliği anemisinde ise hem çocuklarda hem de erişkinlerde dikkat eksikliği ve algılama bozuklukları ortaya çıkar. Bu çocuklarda öğrenme güçlüğü vardır ve okul başarıları azalır. Hatta anemik çocuklar oyun oynarken bile tutuk ve yavaştırlar. Yetişkinlerde ise unutkanlık, huzursuzluk, gerginlik ve depresif bir ruh hali vardır, çalışma performansları olumsuz etkilenir.

Yazının devamı...

Hastalıkta ve Sağlıkta Probiyotikler

3 Ağustos 2018

Beslenme ve sağlık arasındaki ilişki binlerce yıldır bilinmektedir. Aynı şekilde bağırsak florasının sağlık üzerindeki etkileri modern tıbbın ilk zamanlarından beri bilinip , araştırılmakta ve hakkında çok şey söylenmektedir. Ben bu yazımda; bağırsak florasının doğal üyesi olan probiyotik bakteriler ve onların destekçileri prebiyotik gıdaların diyetimizde bolca bulunması gerektiğini tekrar vurgulamayı , aşağıdaki bilgiler ile biraz olsun kafa karışıklığınızı gidermeyi amaçladım…

Probiyotik Nedir?

Ağız yolu ile vücuda girerek kalın bağırsağa ulaşan ve orada çoğalarak insan vücudu için faydalı etkiler oluşturan mikroorganizmalara verilen isimdir. Probiyotik bakteriler sindirim enzimlerimden etkilenmeden bağırsağa kadar ulaşırlar ve burada bağırsak duvarına tutunarak mikrofloranın bir parçası haline gelirler. Probiyotiklerin en önemli görevleri hastalık yapıcı (patojen) mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek ve bağışıklık sistemini düzenlemektir.

Probiyotik Bakteriler Nelerdir?

Bifidobakteriler, laktobasiller , enterokoklar, streptococcus termophilus ve saccharomyces boulardii etkileri en iyi bilinen probiyotik mikroorganizmalardır.

Probiyotik İçeren Gıdalar:

Probiyotik gıdalar fonksiyonel gıda kategorisindedir. Bir gıdanın probiyotik olabilmesi için 1 gramında 1 milyardan fazla probiyotik bakteri içermesi gereklidir. Bilinen en iyi probiyotik kaynakları ; anne sütü, kefir, yoğurt, peynir (özellikle chedar peyniri, eski kaşar), turşu, lahana turşusu, boza, bira, kırmızı şarap gibi fermente gıda ürünlerdir.

Ayrıca probiyotik etki oluşturmak ve güçlendirmek için çeşitli gıdalara probiyotik bakteriler eklenebilir. Piyasada tedavi ya da gıda takviyesi olarak kullanılan kapsül ya da tablet formunda probiyotikler de bulunmaktadır.

Yazının devamı...