Hamilelik Mide Bulantısını Arttıran 8 Besine Dikkat!

11 Eylül 2017

Gebeliğe bağlı bulantı ve kusmalar, kişiden kişiye farklılıklar gösterirken; kadınların yarısından fazlasında görülür. Gebelikte mide bulantısı, özellikle gebeliğin başlangıç dönemlerinde yaşanırken; tam olarak nedeni bilinmemektedir. Etkileyen faktörlerin arasında psikolojik etkenler, gastrointestinal etkenler, plasental gelişim ve hormonal değişimler bulunur.

Gebeliğe bağlı bulantı ve kusmalarının oluşumunda farklı gastrointestinal etkenler de rol oynar. Örneğin; gebelik sırasında midede ki düz kaslar gevşer ve bu durum midedeki besinlerin geç boşalmasına neden olur. Besinlerin öğütülmesindeki bu gecikme, gastrik asidi azaltır ve mide ile ösafagus arasındaki ilişki bozulur, reflü meydana gelir.

Gebe kadınlarda tat ve koku almada aşırı duyarlılık görülüp; şiddetli yeme isteği yanında tiksinme duygusu da metabolik değişikliklerle açıklanmaktadır.

Beslenmede bazı noktalara dikkat edildiğinde mide bulantıları azalabilmektedir. Mide bulantısını arttıran bu 8 besinden uzak durun.

1) Yağlı ve/veya Şekerli Besinlerden kaçının

Kızartılmış besinler yerine haşlanmış, buharda pişmiş, ızgara besinleri tercih edin.

Krema, margarin, mayonez içeriği yüksek olan besinlerden uzak durun.

Tüketeceğiniz besinde zeytinyağı gibi sağlıklı bir yağ çeşidi kullanacaksanız bile miktara dikkat etmede fayda var. Yağ içeriğinin az olmasına özen gösterin; fazla yağ alımı mide bulantısını arttırabilir.

Yazının devamı...

Bahçeden tabağa california cevizi…

24 Ekim 2016

Bahçeden tabağa california cevizi…

Ekim ayının ilk haftasında, California’nın başkenti Sacramento’da müthiş yeşillikteki ceviz ağaçlarının arasındayım. Ağaçların arasından süzülen ışık hüzmeleri ve uçsuz bucaksız uzanan ceviz ağaçları çok etkileyici. California Ceviz Komisyonu ev sahipliğinde, uluslararası ceviz hasadı turu kapsamında buradayız. İspanya, Çin, Hindistan gibi farklı ülkelerden gelen ceviz meraklıları ile california cevizinin tabağımıza gelme sürecine şahit oluyoruz.

Bahçeden tabağa cevizin hikayesi

Ceviz, Eylül ve Kasım ayları arasında hasat ediliyor. Ekim ayını California Ceviz ayı olarak ilan edilmiş. Ceviz hasadının ilk aşaması olan ‘sallama’ modern cihazlar sayesinde yapılıyor. Bu mekanik silkeleyiciler ile cevizlerin ağaçtan yere dökülmesi sağlanıyor. Ardından mekanik hasat makineleriyle zeminden süpürülüyor ve yine başka bir makine ile yerde süpürülmüş cevizler toplanarak dış kabuğundan ayrılması sağlanıyor. Toplanmış olan cevizler ön işleme fabrikasındaki geniş bantlardan geçerken tazikli su ile yıkanıyor ve ardından sıcak hava ile kurutuluyor. Buradaki önemli nokta içerisinde nem kalmadan kurumasının sağlanıyor olması. Böylece cevizde aflatoksin vb. sağlık için olumsuz maddelerin oluşumu engellenmiş oluyor.

Üzerinde büyüklü küçüklü boşlukları olan çarklı bir bantlar üzerinden devam eden cevizler büyüklüklerine göre ayrılıyor. Ceviz hasat edildikten sonra perakende mağazalara sevk edilmeden önce bu işletme tesislerinde kuru ve soğuk depolarda saklanıyor. Gönderime hazır haldeki kabuklu cevizler paketlenerek cinsi, büyüklüğü not ediliyor ve gidecekleri ülkenin yolunu tutuyor. Fabrikada, cevizin yaşadığı maceraya tanık olurken önümüzde hazırlanan kolinin üzerinde Türkiye yazdığını görmek de tatlı bir tesadüf oldu. Türkiye’de tükettiğimiz cevizin önemli bir kısmı California’dan ithal ediliyor. Ön işleme fabrikasından sonra da kırma tesisini ziyaret ediyoruz. Temizlenmiş olan cevizler çok büyük makinelerin içinde kırılıyor, kabuklarından ayrılıyor ve kabuksuz ceviz olarak hazır hale getirilip paketleniyor.

Ceviz bahçeleri arasında harika bir cevizli öğle yemeği menüsü

California ceviz sektöründe 4000’den fazla ceviz yetiştiricisi ve 90 ceviz işleme fabrikası var. Bizim bahçesini ve işleme fabrikasını ziyaret ettiğimiz ceviz yetiştiricileri çok tatlı bir çift. Gezi sonrası bahçelerinde özenle hazırlanmış masalarda cevizden oluşan harika bir menü tadıyoruz. Amerikalılar da en az bizim kadar misafirperverler.

Yazının devamı...

Okulda geçecek renkli bir gün için renkli bir kahvaltı hazırlayın!

3 Ekim 2016

Okulda geçecek renkli bir gün için renkli bir kahvaltı hazırlayın!

Çocuğunuzun derslerdeki konsantrasyonunun ve buna bağlı olarak başarısının arttırması, günlük yaşantısında daha aktif ve canlı olması ve tabi ki hastalıklardan korunarak sağlıklı olması için mutlaka kahvaltı yapması gerekir. Kahvaltı, en önemli öğün olmasının yanı sıra; maalesef ki en çok ihmal edilen öğündür de.

Kahvaltı sofrasında ne kadar fazla renk bulunursa; çocuğunuz o kadar renkli ve keyifli güne başlar. Keyifli bir kahvaltıyla başlanan bir günün kötü geçmesi, imkansıza yakındır.

Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger kahvaltınızın daha renkli ve daha keyifli olması için; domates, salatalık, havuç dilimleri, maydanoz, yeşil biber, kırmızı biber, taze nane, taze veya kuru kayısı, taze veya kuru incir, elma, portakal, armut, karpuz, kavun dilimleri gibi kırmızı, yeşil, turuncu, beyaz ve mor renkteki sebze ve meyveleri çocuğunuzun kahvaltı menüsünde bulundurmanız gerektiğini belirtiyor.

Farklı renkteki meyve ve sebzeler farklı renklerde antioksidan, vitamin ve mineral içerdiğini belirten Özger; güne zinde başlamak, derslerdeki başarı ve performansı arttırmak için bu renklerin tüketilmesinin çok önemli olduğunu söylüyor.

Kahvaltı menüsünde meyve ve sebzelerin yanı sıra; et grubundan bir besin (yumurta ve peynir gibi) ve tahıl grubundan bir besin(ekmek veya kahvaltılık gevrek) de yeterli miktarlarda bulunmalıdır.

Çocuğunuzun yumurtasını kırmızıbiber veya maydanoz ile renklendirebilir; domates salatasına biber ilave edebilirsiniz. Minik bir meyve tabağı yaparak içerisine renkli meyveler koyabilirsiniz.

Yazının devamı...