Hata Yapmaktan Korkmak

24 Ağustos 2019

Hata yapma korkusu, bireylerin yaşamda yapmak istediklerini gerçekleştirmelerini engeller. Yeni şeyler denemelerine izin vermez. Hayallerini gerçekleştirme cesaretlerini kırar. Hedefe doğru ilerleme konusunda kısıtlar. Kişinin kendini gerçekleştirmesini engeller. Stres düzeyinin artmasına sebep olur.

Kişi yapılacak olan bir şeyi gerçekleştirmeden önce olumsuz sonuçlarını düşünür ve korktuğu için de yapmaktan vazgeçebilir. Örneğin rahat edebileceği meslekleri seçebilme konusunda risk alamayabilir.

Kişi hata yapmaktan korktuğu için değişik şeyler yapma aşamasında harekete geçmekte zorlanır. Güvenli alanından çıkmak istemez.

Oysa hatalar kişinin ilerleyebilmesini sağlar. Önemli olan, hatalardan ders alabilmek, hatanın düzeltilebilmesi için çözüm üretmek ve hatalardan kazanım elde etmektir. Hedeflere ulaşan yollar hatalardan geçiyor.

Hata yapmaktan korkan kişi, kendi hatalarını kabullenemez. Kendine hata yapma hakkı tanımaz, hata yaptığında rahatsız olur. Dolayısıyla başka insanların hatalarını da kabullenemez. Diğer insanları sürekli eleştirir, hatalarını bulmaya çalışır. Kendini sürekli haklı görür ve bazı kişilerin daha çok hata yapabileceklerini algılayamaz.

Bireyin yaşamda rahat edebilmesi için kendi hatalarını ve hata yapabileceğini kabullenmesi gerekiyor. Başkalarının hatalarını da kabullenmesi gerekiyor.

Hatalar yaşamın bir parçasıdır. Her insan hata yapabilir.

Hatalarına takılıp kalanlar, yaşamdan uzaklaşmaya ve sıkıntılar yaşamaya başlarlar.

Yazının devamı...

İnsanlardan Nefret Etmek

29 Nisan 2019

Misantropi, insanlardan ve davranışlarından nefret etmek, onlardan kaçmak ve onları sevmemektir. Bu düşüncelere ve görüşlere sahip olan kişilere ise misantropist denir. Misantropistler, insanın doğası gereği kötü olduğunu, bilmeden de kötülük yapabileceğini ve yaptırabileceğini, iyi davranışlar sergileyemeyeceğini düşünürler. İnsanların kötü davranışları, işlediği suçlar ve uyguladığı şiddet bu düşüncenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Misantropist insanlar, diğer insanlara karşı mesafeli durur ve bir süre sonra bütünüyle sosyallikten uzaklaşırlar. Kalabalık ortamlardan hemen kaçarlar. İnsanlarla ilgili en ufak bir olumlu düşünceleri yoktur. İnsanların iyi olabileceği ile ilgili de umutları yoktur.

İnsanların çıkarları doğrultusunda, her durumda kötülük yapabileceklerini düşünürler.

İnsanlarla iletişime girmemek için ellerinden geleni yaparlar. İnsanlara bir şeyler anlatmayı sevmezler. Çevresindeki kişileri kendilerinden uzaklaştırmaya çalışırlar. İnsanlarla iletişim kurulması gereken meslekleri tercih etmezler.

Misantropist kişiler depresyon, asosyal bir yaşam, kaygı ve yalnızlık sorunları yaşarlar.

Birey insanlarla iyi iletişim halinde olabilmek istiyorsa düşünce ve davranışlarını değiştirebilmek için destek alması gereklidir.

Hipnoterapi-psikoterapi ile kişinin insanlardan nefret etmesine neden olan, çocukluğundan ya da geçmişinden gelen yaşantılar, bilinçaltı düzeyde ortaya çıkarılarak anlamlandırılır ve çözümlenir.

Uzman Psikolog Yasemin Aydoğdu

Yazının devamı...