ABD’ye verilen mesajlar

Eklenme Tarihi08.12.2018 - 8:15-Güncellenme Tarihi08.12.2018 - 8:15

“Artık bu tuhaf Astana girişiminin fişini çekelim.” Bunu 3 gün önce söyleyen, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey. Bahsettiği ise, Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün yürüttüğü Astana görüşmeleri.

Şimdi kim kimin fişini çekiyor, tuhaf olan nedir? Oralara gelmeden önce, bugüne bakalım. Çünkü Jeffrey dün Suriye’yi görüşmek üzere Ankara’daydı. Peki, Amerikalı yetkiliye hangi mesajlar verildi?

Ankara nasıl okuyor?

Jeffrey ile görüşmenin ardından konuştuğum üst düzey Türk yetkili, önce Jeffrey’nin bu sözlerini Ankara’nın nasıl okuduğunu anlatıyor. 

Washington, bir süredir Ankara-Moskova-Tahran’ın Suriye’de en aktif aktörler haline gelmiş olmasından son derece rahatsız. Hatta 27 Ekim’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ve Fransa’yı da katıp Rusya ile birlikte İstanbul’da 4’lü Suriye Zirvesi yapması, bu rahatsızlığı iyice perçinledi. Çünkü böylece ilk kez “Astana süreci” ile ona paralel yürüyen ABD liderliğindeki “Cenevre süreci”nin aktörleri (Almanya-Fransa) ABD’siz aynı potada buluşmuş oldu. Hem de ABD’nin kaşını kaldırmasına rağmen.

Türkiye-Rusya’nın yaptığı ikili İdlib anlaşması da Washington’ı iyice çileden çıkardı. İşte bu yüzden, kendisinin olmadığı bir platforma, yani Suriye’nin geleceğinin belirlenmesine “hayır” diyor. Konuştuğum yetkili, ABD’nin Astana sürecini ve İdlib mutabakatını bu yüzden bozmaya çalıştığını, bu yönde işaretler aldıklarını söylüyor.

‘Devletleşme başladı’

Jeffrey’yle görüşmede bu çerçevede iki ana mesaj verildi. 1.si: “Astana-İdlib sürecini akamete uğratmayın.” Hatta ABD’den, İdlib’de sağlanan ateşkesi ihlal eden Esad rejimine ve Rusya’ya baskı yapması istendi. Çünkü buranın güneyine Esad karadan, Rusya havadan sık sık saldırıyor. Yetkili, Fransa ve Almanya’dan da aynı şekilde Şam’a ve Moskova’ya baskı yapmalarını talep ettiklerini söylüyor.

***

Ankara’nın verdiği 2. mesaj ise, ABD’nin Fırat’ın doğusunda desteklediği YPG varlığıyla ilgili. Türkiye, ABD’nin daha yeni Suriye sınırında kurduğu “gözlem noktaları”nın YPG’yi korumaya yönelik olduğundan emin. Yetkili açıkça “Bu bölgede devletleşme süreci başladı” diyor. ABD’nin YPG yapılanmasını desteklemesinin arkasında ise, İran’a karşı dengeleme politikası olduğunu söylüyor. “Zaten İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de aynı sebeple bu yapılanmayı destekliyor” diyor.

Ankara, Jeffrey’den yani Washington’dan gelen İdlib mesajlarını bununla bağlantılı okuyor. “ABD dikkatleri YPG konusundan uzaklaştırmak için İdlib’i, Astana’yı öne sürüyor” deniliyor. Hem de ve asıl olarak Türkiye’ye, “Sen Fırat’ın doğusuna dokunma, ben de İdlib’e karışmayayım” mesajı veriyor. Zira İdlib “ılımlı” muhaliflerin son kalesi ve bu gruplar Türkiye’nin YPG’ye karşı Suriye’deki gözü kulağı işlevi gördüğü için Ankara desteklemeye devam ediyor.

Yetkili, ABD’nin böyle bir pazarlığı “ima” ettiğini, ancak Türkiye’nin “İdlib’e karşı YPG” pazarlığına asla girmeyeceğini vurguluyor. 

***

Tüm bu olan biteni sadece Türkiye-ABD ya da Türkiye-Rusya ekseninden okumak ise yanlış ve eksik. Zira Jeffrey’nin mesajlarının asıl adresi Moskova. ABD ve Rusya Suriye’deki güç paylaşımını bitirmek üzereler. Dolayısıyla, rekabet iyice kızıştı. Siz bakmayın “fiş çekmek” temalı mesajlara. Aslında ikisi de “fiş açıyor”. Birbirlerine açıkça “Benim nüfuz alanıma dokunma” diyorlar.

Etiketler