Burnumuzun dibinde, gözümüzün tam önünde o kadar çok şey cereyan ediyor ki... Başımızı kaldırıp biraz ileriye, bugünün ötesine bakmak neredeyse lüks haline geliyor. Ama biz istediğimiz kadar şu ana ve bu bölgeye odaklanalım, bir yandan geniş zamanlı ve tüm dünyayı kapsayan bir dalga derinden seyrediyor.

Evvelsi gün işte bu küresel dalgayı bize hatırlatan bir gelişme oldu. O da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan’a gidip Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun açılış törenine katılmasıydı. Zira bu demirden hat, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasında en kritik rolü oynayacak. Bahsettiğim, milattan önce 2. yüzyıldan itibaren Asya’yı Avrupa’ya bağlamış olan, ünlü seyyah Marco Polo’nun 13. yüzyılda serüvenlerini yazdığı “Harikalar Hikâyesi” kitabından bildiğimiz o efsanevi ticaret yolu...

Küresel Çin

Dünya, tüm dengeleri altüst edecek bir dönüşümün tam eşiğinde. Özellikle 20. yüzyılın 2. yarısından itibaren hüküm süren Batı hegemonyası kırılmak üzere. ABD, “küreselleşme” dediğimiz dalganın üzerinde dans ederek zaten bir süredir gücünü Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi küresel sahnede gitgide daha fazla arz-ı endam eden ülkelerle paylaşıyordu.

Ancak 21. yüzyılın 2. yarısından itibaren bu güç paylaşımının “güç kayması”na dönüşeceği artık kesin gibi. Zira ağırlık merkezi Atlantik’ten Pasifik’e ve asıl olarak Çin’e kayıyor. Bugün dünyanın 2. büyük ekonomisi olan Çin, daha şimdiden küreselleşmenin bayraktarlığına oynuyor. Devlet Başkanı Xi Jinping tarihi İpek Yolu’nu yeniden canlandırarak, işte bu vizyonu hayata döküyor.

Bu küresel hat, Çin’de başlayıp Anadolu ve Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşacak. Tam 65 ülkeden geçecek proje, 2049’da tamamlanacak. Bu da 2050’den itibaren dünyanın ağırlık merkezini sallayacağı anlamına geliyor. Zira bu “modern İpek Yolu” yerkürenin bugüne kadar gördüğü en büyük ekonomi ve kalkınma projesi. Düşünün ki dünya yüzölçümünün üçte birinden fazlasını kapsıyor.

Türkiye merkezde

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye’nin bu hattaki stratejik konumunu şimdiden güçlendiriyor. Zira Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu, Çin’den Londra’ya uzanan bu hattın en merkezi bölümü. BTK, Çin’den çıkan bir malın kesintisiz olarak Londra’ya ulaşmasını 12 güne indiriyor. Dahası, başlangıçta yılda en az 3 milyon yolcu taşıması öngörülüyor.

En önemlisi ise şu: Tarihi İpek Yolu, Doğu’yu ve Batı’yı sadece ticaretle bağlamamıştı. Güzergâh üzerindeki ülkelerin kültürlerinin, fikirlerinin ve siyasi benliklerinin de iç içe geçmesine vesile olmuştu. Böylelikle Doğu kültürünün Batı’da tanınmasında ve bugünkü farklı kültür havzalarının oluşmasında büyük rol oynamıştı. Şimdi bugün de aynısı, ancak çok daha büyük bir hızla gerçekleşecek. Milyonlarca insan ve mal taşınarak aslında küresel bir bilgi, teknoloji ve kültür akışı sağlanacak.

*

Bu da Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki köprü rolünün çok daha geniş bir ölçeğe taşınması, küreselleşmesi demek. Ne var ki o gün geldiğinde bu tarihi, küresel rolü oynamaya hazır olmak zorundayız. Bunun yolu da önce kendi içimizde
refahı, huzuru ve güveni sağlamaktan geçiyor.