Kuzey Irak’ta yapılan bağımsızlık referandumu sonrası ülkedeki güç dengesi bir anda altüst oldu. Irak’ın zayıf, kırılgan tarafları da iyice ortaya çıktı. Mevcut fay hatları daha da derinleşti. Bizim için de yepyeni tehdit alanları belirdi. 25 Eylül referandumu sonrası olan bitenin ortaya çıkardığı yeni tablo kısaca şöyle:

Referandum öncesinde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) lideri Barzani, kuzey Irak’ta statüsü tartışmalı olan bölgeler dahil (başta Kerkük olmak üzere) çok geniş bir alana hakimdi. Referandum sonrasında ise bu tartışmalı bölgeler aniden Irak merkezi hükümetinin ve onun üzerinde asıl etkin güç olan İran’ın kontrolüne geçti. Bunun sebebi, Kerkük’te hakim olan Talabani’nin partisi KYB’nin Bağdat’la ve Tahran’la anlaşması. Ve peşmergeyi çekerek bu bölgeleri onlara anahtar teslimi yapması.

Kürtler ayrışıyor

Bu da Barzani’nin KYB üzerinde artık etkili olamadığını gösterdi. Dolayısıyla, kendi partisi KDP ile KYB arasında zaten var olan ayrışma, bugün tavan yapmış durumda. Barzani’nin Irak Kürtlerini ve bölge Kürtlerini istediğinde harekete geçirebileceği algısı da böylelikle ortadan kalktı. Ortaya koyduğu bağımsızlık hedefi de görünür gelecekte suya düştü.

Ancak Kürtler arasındaki ayrışma, sadece KDP ve KYB arasında kalmadı. Önce referanduma katılma meselesi, sonra da “Kerkük’ten çekilelim mi, çekilmeyelim mi” tartışması, KYB’yi de bölünmenin eşiğine getirdi. Partinin her an İran yanlıları ve Barzani destekçileri olarak ikiye ayrılabileceği söyleniyor.

*

Bununla birlikte, Talabani’nin KYB’si ile İran arasında 25 yıldır süren yakınlık da bugün iyice arttı. Şu anki tabloda bir yanda KYB Kürtleri, İran ve Bağdat var. Diğer tarafta ise yalnız ve zayıflamış bir Barzani. Dolayısıyla, KYB -her ne kadar bölünme ihtimali olsa da- siyaseten güçlendi. Bağdat ve Tahran’la vardığı anlaşmanın mükâfatsız bırakılmayacağı da kesin.
Bu yüzden referandum sonrasında hayatını kaybeden ve cenazesi kaldırılan sanki KYB lideri Talabani değil de, Barzani oldu!

Barzani’den PKK’ya

Buna rağmen, referandumdan önce, bağımsızlık kararı çıkarsa siyaseti bırakacağını ilan eden Barzani’nin sahneyi böyle bir hezimetle terk etmesi beklenmemeli. Önce şu an düştüğü durumdan çıkmayı bekleyecektir. 1 Kasım’da yapılması planlanan ancak ertelenen IKBY seçimlerinin ne zaman yapılacağı ise, Bağdat-Erbil arasında yapılacak görüşmelere bağlı. Bunun başlaması için de Bağdat, Barzani’den referandumu “yok hükmünde” saymasını istiyor. Köşeye sıkışmış olan Barzani’nin bunu yapma ihtimali yok değil.

*

Barzani’nin hezimete uğradığı aynı günlerde Suriye’de PKK bağlantılı YPG’nin Rakka zaferini ilan etmesi ise, kaderin kötü bir cilvesi olsa gerek. Barzani’den yana hayal kırıklığına uğrayan Kürtlerin bu nedenle YPG/PKK tabanına kayabileceği yorumları yapılıyor. Dolayısıyla, bugüne kadar Türkiye’yi karşısına almak pahasına PKK’ya karşı kılını kıpırdatmayan Barzani,
şimdi aynı PKK tarafından kenara itiliyor.

Bu yepyeni güç dengesinin bizim için ortaya çıkardığı yeni tehditler ve yapmamız gerekenler ise bir sonraki yazımda.