Kudüs harekâtı

Eklenme Tarihi30.05.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi30.05.2018 - 0:42
Hem içeride hem dışarıda gündem o kadar yoğun ki daha evvelki hafta dünyayı yerinden oynatan olayları bile hafızamız artık siliyor. Trump Amerikan büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyalı şunun şurasında iki hafta oldu. Bunu protesto eden Filistinlilere İsrail’in yaptığı katliamın üzerinden ise sadece birkaç gün geçti. Ama yine de tüm bu olanlar gündemden düşmüş gibi.

Oysaki asıl bu günlerde gündemde olması, takip edilmesi gerekiyor. Çünkü İsrail’i 62 Filistinliyi öldürmekten sorumlu tutacak süreç tam da şimdi başlıyor.

Barış Gücü kurulur mu?

Ülkelerin İsrail’i münferit kınamaları dışında, uluslararası toplum sonunda harekete geçti gibi. Şu anda uluslararası alanda yürüyen üç farklı süreç var. Bunlardan 1.si; İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) girişimi.

Malum, İİT Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla 18 Mayıs’ta acilen İstanbul’da toplanmıştı. Bu zirvede de Filistin halkını korumak için sınırda Uluslararası Barış Gücü (UBG) kurulması kararı alındı. Aynen vakti zamanında Afganistan ve Kosova için kurulduğu gibi. Ki düzenli bir ordusu olmayan Filistin halkı, bu fikri daha önce çok kereler ortaya atmıştı. Şimdi gerçek oluyor gibi.

***

Bu gücün kurulabilmesi için ise, Birleşmiş Milletler’den (BM) geçmesi gerekiyor. Hakeza, dönem başkanı Kuveyt’in çağrısıyla 15 Mayıs’ta toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) bu fikir gündeme geldi. Ancak asıl İİT’nin sonuç bildirgesinde yer alınca harekete geçildi. UBG’nin bir ülkede konuşlanabilmesi için ise, BM’de onaylanması gerekiyor. Ankara’da diplomatik çevrelerden öğrendiğime göre, bunun için faaliyet başlamış durumda. Ne var ki ABD’nin bu öneriyi 5 üyeli BMGK’da veto etmesi bekleniyor.

Dolayısıyla sonrasında muhtemelen bu sefer BM Genel Kurulu’nda oylanacak. Ki aynı Genel Kurul’un Trump’ın Kudüs kararını Aralık’ta 128 oyla reddettiği düşünülünce, UBG’nin burada kabul edilmesi ciddi bir ihtimal. Eğer karar olumlu çıkarsa hangi ülkelerin katılacağını ise BM Genel Sekreteri belirleyecek.

Ancak! ABD’nin yer almadığı bir UBG ne kadar süre ve ne kadar aktif olabilir, orası bilinmez.

Uluslararası süreçler

Uluslararası alanda yürüyen 2. süreci ise, Cenevre’deki BM İnsan Hakları Konseyi başlattı. Gazze’deki olayları araştırmak için bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını kabul etti. 3. süreç de Filistin’in İsrail’in yargılanması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) başvurmasıyla başladı. Her ne kadar İsrail UCM’ye üye olmasa da, Filistin’in 2015’te taraf olduğu UCM, üye olmayan ülkeleri de yargılayabiliyor. Şu anda Mahkeme ön inceleme aşamasında. Eğer soruşturma kısmına geçerse, iş ciddiyet kazanacak.

***

ABD’nin Kudüs hamlesi sonrası iyice havaya giren İsrail, şimdi bir de 1967’den beri işgal altında tuttuğu Suriye’deki Golan Tepeleri için Trump’la pazarlık yaptığını öne sürüyor. Uluslararası kurumlar acilen harekete geçmezse, bu gidişatın sonu belli.

Dünyanın karşı karşıya kaldığı böyle krizler, her seferinde devletler için turnusol kâğıdı işlevi görüyor. Uluslararası toplum yine etkisiz kalırsa, Türkiye ile birlikte sadece birkaç ülke bu insanlık sınavından geçecek belli ki.