NATO Rus füzesine karşı mı?

Eklenme Tarihi10.01.2018 - 1:21-Güncellenme Tarihi10.01.2018 - 1:21

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz cuma günü Paris’te imzaladığı füze anlaşması kafaları karıştırdı. Biz şimdi Fransa-İtalya ortaklığı olan EUROSAM füzesi mi alacağız? Yoksa Rus S-400 sistemi mi? 

Bir önceki yazımda da anlattığım gibi, bu ikisi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı. Türkiye, hava sahasının savunması için Rus S-400 sistemi, çok daha kapsamlı olan füze savunması için ise EUROSAM alıyor. Peki, o zaman ABD neden S-400 alıyoruz diye ortalığı ayağa kaldırıyor?

S-400 ve NATO tatbikatı

Her şeyden önce, S-400 alımı nedeniyle Rus askerinin bir süre Türkiye’de konuşlanması gerekecek. Önce sistemi kurmak, sonra da TSK’ya kullanımı konusunda eğitim vermek için. EDAM (Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi) Başkanı Sinan Ülgen, bunun bir NATO ülkesinin Rusya’yla yaptığı “olağanüstü bir askeri iş birliği örneği” olduğunu söylüyor.

***

EDAM Savunma Analisti Dr. Can Kasapoğlu da önemli bir hassasiyete daha vurgu yapıyor. Rusya’nın, NATO pilotlarının bu sistemle tecrübe kazanması konusunda endişe duyabileceğini söylüyor. Bu sisteme yüklenecek yazılımlar, kaynak  kodları ve ana bakımlara dahil hususlarda da bazı kısıtlamalara gidilebileceğini anlatıyor.

“Mesela Rusya, kapsamlı ana bakımın kendi teknisyenlerince yapılmasını koşul olarak belirtebilir. Bu kadar önemli ve kendi hava sahasını da korumak için kullandığı bir stratejik silah sistemini bir NATO tatbikatında da görmek istemeyecektir diye tahmin edebiliriz” diyor. Buna mukabil, bu tür kısıtlamaların stratejik silah sistemleri için normal olduğunu da ekliyor.

Tabii şunu da unutmamak gerek: Daha     önce Rusya başka bir ülkeye S-400 teslimatı yapmadı. İlk                        olarak Çin 2018’de bu sistemi alacak. Ardından Hindistan, sonra da biz 3. müşterisi olacağız. Dolayısıyla, bu yapılan analizlerin hepsi tahmine dayalı.

Teknik ve siyasi zorluklar

S-400’lerin ortaya çıkarabileceği bir zorluk ise, düşman uçak tanımı olabilir. Bu sistemin asıl amacı, Türkiye hava sahasını ihlal eden uçakları belirlemek ve onları ya hava sahası dışına çıkarmak ya da düşürmek. Peki, kimler “düşman uçak” olarak belirlenecek? Mesela Suriye rejimine ait bir uçak, tehdit olarak tanımlanacak mı? Bu konuda ciddi bir müzakere süreci bizi bekliyor.

Son olarak işin bir de siyasi riski var. ABD Kongresi geçtiğimiz ağustosta Rusya’ya yönelik yaptırımlarının ağırlaştırılması için bir yasa çıkardı. S-400’ün üretici firmaları da bu listede. Dolayısıyla, bu firmalarla ticaret yapan Türk firmaları da yaptırıma tabi tutulabilir.

Sinan Ülgen, “Kongre S-400’ün alıcısı olan Türk Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na yaptırım uygulanmasını da isteyebilir” diye ekliyor. Ne var ki Trump’ın bu yasayı veto etme yetkisi var. Ki Ülgen de bunu bekliyor.

***

S-400 alımının ortaya çıkarabileceği bu zorluklara rağmen, şunu unutmamak gerekiyor: Türkiye 15 Temmuz sonrasında hava savunmasında ortaya çıkan eksikliği gidermek için Rusya’dan S-400 alıyor. Bu, kısa vadeli pragmatik bir iş birliği. Kapsamlı füze savunması için aldığı EUROSAM ise Batı ile uzun vadeli kalıcı ittifakının sürdüğünü gösteriyor.

Bu dengeyi koruyabilmek  ise şu an güvenliğimiz için her şeyden önemli.

 

Etiketler