2008 KRİZİ NASIL ÖNLENDİ?

ABD’deki 2008 ekonomik krizini, o zamanki Amerikan Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, 1930 yılındaki “Büyük Ekonomik Kriz”e benzetiyor. Davit Wessel, “Güvendiğimiz Fed’in İçinde (In Fed we Trust)” isimli kitabında, 2008 krizi sırasında, Ben Bernanke’nin Hükümet ile nasıl işbirliği yaptığını anlatıyor.

Ünlü iktisatçı ve monetarist sistemin babası Milton Friedman “Para basabilse idik, 1930 krizi olmazdı” demişti. 2008 krizi ile mücadele ederken Bernanke, Milton Friedman’ın iktisadi görüşlerinin tümünü uyguladı.

En büyük kriz

Paniğin başlamasından 18 ay, Bear Stearns’in çöküşünden ve AIG’nin devlet himayesine alınmasından 6 ay sonra bile, Bernanke ve Amerikan Hazinesi’ndeki müttefikleri Hank Paulson ve Tim Geithner’in tam bir başarı kazanıp kazanmadıkları belli değildi.

IMF’nin 1930’dan sonraki en büyük kriz olarak nitelendirdiği 2008 krizi ile, 1920 - 1930’daki hatalar tekrarlanmadan mücadele edildi. Örneğin, Ocak 2008’de yüzde 5.25 olan faiz oranları, Aralık 2008’de yüzde 3’e indirildi. Krizle mücadele etmek için, bizimkilerin yaptığı gibi, faizlerin arttırılması yoluna gidilmedi.

2009 yılı yazı

Bu dönemde, Fed piyasaya 2 trilyon dolar verdi ve 1 trilyon dolar daha vereceğini açıkladı. Kongre’nin kararı ile bütçeden ayrılan 700 milyar dolar, buna ilave olarak şirketlerin kurtarılmasında kullanıldı. Obama’nın, Ben Bernanke’ye arka çıkışıyla, vergilerde 787 milyar dolarlık bir indirim yapılarak, tüketim harcamaları desteklendi. Şimdi bizim, konut ve otomotiv için yaptığımız gibi.

2009 yazına gelindiğinde, işsizlik oranı artmaya devam ediyordu ve ekonomide büyük durgunluk yaşanmakta idi. Öte yandan, görev süresi yakında dolacak olan Bernanke’nin yerine, Larry Summers’ın getirilmesi konusunda Obama’ya baskı yapılıyordu. Tüm bu karışıklığa rağmen, Fed, konut kredisi (mortgage) bazlı kağıtların satın alınma limitini, 500 milyon dolardan 1.25 trilyon dolara çıkarttı. Ayrıca, 300 milyar dolar tutarında uzun dönemli Hazine kâğıdı almayı kabul etti. Oysa, Bernanke göreve başlarken, Hazine Bonosu ve Tahvili alınmayacağını açıklamıştı. Ama, kriz vardı.

7 Ağustos 2007’den, 12 Temmuz 2009’a kadarki kısa dönem içinde, ekonomide aşağıdaki değişiklikler olmuştu:

- Dow Jones Borsa Endeksi yüzde 34.8 düştü.

- Citibank Hisseleri yüzde 92.2 değer kaybetti.

- İşsizlik oranı yüzde 4.7 artarak, yüzde 9.4’e ulaştı.

- Gecelik faizler yüzde 5-5.25 seviyesinden, yüzde 0-0.25 seviyesine çekildi.

- Mali stres göstergeleri 31 puan artarak, 12’den 43’e çıktı.

Çıkış stratejisi

Çıkış stratejisine bağlı olarak, 2009 yazında 550 milyar dolarlık mortgage kağıdı ve 150 milyar dolarlık Amerikan Hazine Bonosu daha alındı. Bu tedbirler, Fed Kanunu’nun “enflasyon ile mücadele prensipleri”ne aykırıydı. Bu nedenle, hem Kongre’den hem de Senato’dan büyük tepkiler çekti.

Bernanke, kendisinden önceki Fed Başkanı Greenspan’i, ekonomideki balonu görmemiş olmakla suçlayabilirdi. Ama, bunu yapmadı. Başarılı olmasaydı, Fed’in ve kendisinin güvenilirliği tamamen yıkılacaktı. Riski aldı; başarılı oldu.

Son söz: Krizle gerçekten mücadeleyi, yaparsa Merkez Bankası yapar.