ABD NEREYE SÜRÜKLENİYOR?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Trump’ın “Önce Amerika (America First)” politikası, diğer ülkeleri tedirgin etmeye devam ediyor. ABD, neredeyse tüm uluslararası anlaşmalarını gözden geçirip; bazılarını iptal ediyor, bazılarını da yeniden yapılandırıyor. ABD, komşu ülkeleri olan Kanada ve Meksika ile süre gelen anlaşmalarını yeniden kendi çıkarlarına uygun biçimde düzenledi. Çin’e karşı, Uzak Doğu ülkeleri ile yapılan anlaşma iptal edildi; şimdi ülkeler bazında yenilenmeye çalışılıyor. Bu konuda, Japonya ile yeni işbirliği öne çıktı.

Kuzey Kore’nin atom bombası üretiminin durdurulması konusunda yapılan girişimler, tam bir sonuca ulaşamadı. Bu konuda, Çin ile bir işbirliğine gidilmesi zorunlu görülüyor.

Oysa, Çin ile uzlaşılmaya çalışılan “ticaret anlaşması”nda tam bir sonuca ulaşılamadı. ABD, Çin’in dev iletişim şirketi Huawei’ye yaptırım uygulayarak, şirketin geçtiğimiz dönemde 24 milyar dolar civarında zarar etmesine yol açtı. Huawei’nin sahibi 180.000 çalışanı ve şirketin 36 icat merkezi bulunuyor. Huawei’nin teknolojisi, hem Samsung hem de Apple’ın teknolojisini tehdit ediyor.

İran’la yapılan nükleer çalışmaları kısıtlama anlaşmasını da, ABD tek taraflı olarak iptal etti. Bütün bu gelişmeler, global ölçüde bir “Ticaret Savaşı” başlamasının önünü açtı. Artık, ABD’nin imzaladığı anlaşmaların, her an iptal edilebilme riski var. İşte bu nedenle, tüm ülkeler büyük bir tedirginlik içindeler.

İçerideki tedbirler

Trump, dahilde alınan vergileri düşürdü. İthal mallarına vergi koydu. Yurt dışındaki fabrikaların bir bölümünü ülkesine geri getirtti. Alınan diğer milliyetçi tedbirlerle birlikte, ABD’de büyüme arttı; işsizlik azaldı ve şirket değerleri yükseldi. Sonuçta, borsalar da rekor yüksek seviyelere ulaştı.

Economist dergisinin yayımladığı aşağıdaki grafik, ABD ekonomisindeki gelişmeleri ve trendleri çok güzel açıklıyor.

ABD NEREYE SÜRÜKLENİYOR

Dünya ticareti

Trump’ın aldığı tedbirler, vatandaşlarının büyük bölümü tarafından onaylanıyor ve Trump’ın bir dönem daha başta kalacağını gösteriyor. Ancak, dünya ticaretinin küçülmesi; globalizasyondan vazgeçilip, milliyetçi politikalara yeniden dönüş; “ticaret savaşları”nın başlaması ve Uzak Doğu ile Orta Doğu’da esmeye başlayan savaş rüzgârları, orta-uzun dönemde ABD’nin aleyhine olacak gibi görünüyor. ABD dünyada artık eskisi kadar sevilmiyor.

Öte yandan, “ABD, kendini o denli güçlü görüyor ki; bütün bunları göz ardı ediyor” da olabilir.