Sermaye Piyasası Kurulu(SPK), 13 Eylül 2012 günü Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına ilişkin yeni bir Tebliğ daha yayınladı. Yeni Tebliğ, 11 Ekim 2012 tarihli önceki Tebliğ’i yürürlükten kaldırıyor ve 30 Aralık 2011 tarihli Tebliğ’den sonra yapılan 3 önemli değişikliği de kapsıyor.
Bilindiği gibi, Kurumsal Yönetim İlkeleri’ni belirleyen bu tebliğler çeşitli tartışmalara yol açtı ve uygulama bir çok yönleriyle aksadı; yeniden düzenlendi. Örneğin; yabancı yönetim kurulu üyeleri için uygulama değiştirildi; bankalar için de Tebliğ’in uygulanması 1 yıl süre ile ertelendi. Bankalar, kendilerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na bağlı olduklarını ve zaten yoğun biçimde denetlendiklerini söylemişler ve bu konuyu siyasi makamlara da iletmişlerdi. Halen Bankalar Birliği Başkanı olan Ziraat Bankası Genel Müdürü de bir kaç gün önce, bankaların görüşleri destekleyen bir açıklama yaptı.
Anonim şirketler ve bankalar, genel kurullarından asgari “3” ay önce kendilerini yeni sisteme uydurmak zorundalar. Yani, yılsonuna kadar kurumsal yönetim ilkeleriyle ilgili tüm sorunların çözülmüş olması lazım. Ancak, sorunlar tamamıyla çözülebilmiş değil.

Üye sayısı kaç olacak?
Tebliğ’in “4.3.4” maddesi gereğince Yönetim Kurulu içerisindeki bağımsız üye sayısı, toplam üye sayısının 1/3’ünden az olamıyor ve bağımsız üye sayısının hesaplanmasında küsuratlar izleyen tam sayı olarak dikkate alınıyor. Öte yandan, Yönetim Kurulu üyelerinin, Şirket Genel Kurul’u tarafından seçilmesi gerekiyor.

Böyle bir durumda, Genel Kurul “9” Yönetim Kurulu Üyesi seçti ise, “Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi”nin sayısının “3” olması gerekiyor. Ancak, bazı anonim şirket ve bankalarda, Esas Mukavele uyarınca Genel Müdür(ya da CEO) de bir Yönetim Kurulu Üyesi kabul edilerek, Yönetim Kurulu toplantılarına katılıyor. Genel Müdür’ün de Yönetim Kurulu Üyesi sayılması durumunda, şirket Yönetim Kurulu toplam üye sayısı “10” olacağından, Bağımsız Üye sayısının “4”e yükseltilmesi konusu gündeme gelebiliyor. Bu konunun SPK tarafından mutlaka aydınlatılması lazım.
Öte yandan, Genel Kurul, Yönetim Kurulu Üyelerini 1 yıl için değil de daha uzun süre(örneğin, 3 yıl gibi) görev yapmak için seçmiş olabiliyor. Böyle bir durumda, Yönetim Kurulu üyelerinin görev sürelerinin bitmesini beklemeden, yerlerini Bağımsız Üyeler’e devretmeleri mi gerekecek? Gerekecekse, uygulama ne kadar yasalara ve “kazanılmış hak” prensibine uygun olacak?

Kanun ile çelişiyor
Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenme ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ, bankalarda mevduat hesabı açan kişileri de (Şirket’e borç vermiş göründükleri için), anonim şirketlerdeki menfaat sahipleri arasına sokuyor ve bankalardan da menfaat sahiplerinin şirket yönetimine katılımını destekleyici modeller geliştirilmesini istiyor. Öte yandan, bankaların dışarıdan yönetici ataması zorlaştırılıyor ve yöneticilerin belirlenmesi hususunda “halefiyet planlaması” yapılması isteniliyor. Yine çalışanlar ile ilgili olarak alınan kararlar veya çalışanları ilgilendiren gelişmeler konusunda sendikalardan görüş alınması öneriliyor.
SPK, Tebliğ’in üzerine biraz daha eğilmeli.

Etiketler