POLİTİK KAPİTALİZM

Liberal kapitalizm son yıllarda o denli büyük sorunlar yaratmaya başladı ki “Politik Kapitalizm”in onun yerini almaya başladığı savunuluyor. Bu yeni, “devlet öncülüğünde kapitalizm sistemi”nin en büyük uygulayıcıları Çin ve Hindistan oldu.

Çin ve Hindistan’da bu metotla çok daha süratli bir biçimde büyüme sağlandı ve fakirlik azaltıldı.

Elitlerin ve elit sınıfın yönetimine son verilmekle, yöneticilerin şirketlerinden çok kendilerini düşünmeleri önlendi.

Büyük şirketlerin çıkarları için çevre koruma prensiplerini hiçe saydığı davranışlardan vazgeçildi.

“Politik Kapitalizm” sistemi iyi çalıştırılırsa bizde başlatılan “Başkanlık Sistemi” ile bire bir uyuşuyor. Myanmar, Singapur, Vietnam, Tayland, Azerbaycan, Rusya, Ruanda, Cezayir, Habeşistan gibi birçok ülkede bu sistem uygulanıyor.

Özel sektöre koruma

Çin’de 1978’de malların tamamı devlet tarafından üretilirken, şimdi bu oran %20’nin altına düştü. Çin’de devlet artık şirketlerin ne üreteceğine ve kaça satacağına karışmıyor; çalışanların büyük miktarı ücretlilerden oluşuyor.

Politik Kapitalizm’in 3 temel prensibi var.

Devlet işlerinin teknotrat bürokratlar tarafından yürütülmesi,

Hukuk sisteminin üretim amaçlı olarak gerekli durumlarda yumuşatılabilmesi,

Devlet üst yönetiminin hukuk kuralları bağlayıcılığına uymadan karar alabilmeleri.

Bu haliyle, Politik Kapitalizm, kaçınılmaz olarak yolsuzluklara neden olabiliyor. Ancak, bu sistem sayesinde, Çin’de 1988’de çalışanların %80’i işçi iken, şimdi çalışanların %20’si iş yeri sahibi oldu. Ayrıca, %33’ü de profesyonellerden oluşuyor.

Marx haklı mı çıktı?

Sosyalist dünya görüşü, “Tez-Antitez-Sentez” kuralına dayanıyor. Sistemler bir süre sonra kaçınılmaz olarak antitezlerini yaratıyor. Sonuçta, yeni bir sentez ortaya çıkıyor. Politik Kapitalizm, bir antitez mi yoksa sentez mi? Kapitalizmin antitezi komünizm olarak bilinse de, bu böyle olmayabilir.

Politik Kapitalizm, “Herkesin oyu eşittir” prensibinin de sorgulanmasına neden oluyor. Liberal Kapitalizm ise, henüz bunu başaramadı; tartışılması bile hoş karşılanmıyor.

Sonunda kimin kazanacağına “ekonomi” karar verecek!

 

DİĞER YENİ YAZILAR