Yeni imparator (II)

Eklenme Tarihi13.03.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.03.2018 - 0:13
Önceki yazımda, Çin’de Komünist Parti Lideri ve Başkan Xi Jinping’in yaşadığı süre boyunca Çin’i kayıtsız, şartsız ve sorumsuz yönetme yetkisi aldığından bahsetmiştim. Savaş açma yetkisi dâhil, her türlü kararın bir kişi tarafından alınacak olması, halk kitleleri ve Çin’in komşuları arasına tedirginlik yarattı.

Çin’de bir süredir, basın ve internet sansürleri uygulanıyor. 2015 yılında, feminist olduklarını söyleyen kadınlar, tutuklanmaya başladı. Tutuklanmaları takiben, kadınların aşağılanması, taciz edilmesi ve erkekler tarafından dövülmesi gibi haberler sansürleniyor ve yasaklanıyor. Zaten, Çin Komünist Partisi’nin 70 yıllık tarihi boyunca, Komünist Parti’nin üst yönetimi sayılan Politbüro’ya hiçbir kadın üye getirilmemişti.

Önceleri farklıydı

Oysa Xi 1980 yılında yaptığı bir konuşmada “Gücün tek elde toplanması, halkın yönetimi (collective leadership) için tehlikelidir.” demişti.

Kasım 2012’deki seçimlerle göreve gelen Xi, “Rüşvetle Savaş” adı altında, 1.5 milyon Çinliyi hapse attı. Bunlar arasında, rakip politikacılar ve askeri üst düzey yöneticiler de vardı. Mao yönetiminin belirleyicileri arasında sayılan, çok kısa süren mahkemeler, kişilerin aniden kaybolması ve bulunamaması ile sık görülen intiharlar bu dönemde yeniden başladı.

“Rüşvetle Savaş”a rağmen, ülkelerdeki yolsuzluk seviyesini gösteren Transparency International endekslerinde, Çin’in yolsuzluk endeksi, 2 yıl içinde 39’dan 41’e çıktı. Halen, 180 ülke arasında 77’ye çıkmış bulunuyor. Çin’de yargı bağımsızlığı tamamen rafa kaldırılmış durumda ve yolsuzluklar takip edilemiyor. İntiharlar normal karşılanmaya başlandı ve Xi iktidara geldiğinden beri, intihar vakaları %30 arttı.

Borçlandırma...

Çin, Xi döneminde, borç vererek diğer ülkeleri yönetme politikasına başladı. Afrika’da birçok ülke hâlâ Çin’e borçlu bulunuyor. Sri Lanka Çin’e olan borçlarını ödeyemeyince, ülkedeki stratejik Hambantota Limanı Çinlilerin eline geçti. 2017 yılında, Çin, ilk uluslararası askeri üssünü Cibuti’de (Afrika Boynuzu/Horn of Africa) kurdu. Üssün kurulmasının nedeni, bu yarımadadaki hükümetin 20 milyon dolarlık borcunu ödeyememesiydi. Türkmenistan, Arjantin, Namibya ve Laos gibi ülkeler halen Çin’in borç tuzağı altında kıvranıyor.

Mao ne yapmıştı?

1949 ila 1976 yılları arasında Çin’i yöneten diktatör Mao Zedong, çeşitli nedenlerle, 70 milyon kişiye ulaştığı iddia edilen sayıda vatandaşını öldürdü veya ölüme sürükledi. Bunlardan, 3 milyonu Mao’nun politik rakipleri olduklarından, 20 milyonu kültürel devrime karşı çıktıkları için, 30 ila 46 milyonu açlık nedeniyle ölenlerdi. Çalışma kamplarında ölenlerin toplamının ise 20 ile 27 milyon arasında olduğu hesaplanıyor.

İşte, yeni gelişmelerden sonra, Çin’de benzer şeylerin yaşanmasından korkuluyor.

Etiketler