Markalar selfie’li kampanyaları çok sevdi

29 Mart 2014

Instagram, görselliğe dayalı moda sektörünün tercih ettiği en önemli sosyal platformlardan. Moda markaları Instagram’da bugüne kadar daha çok kendi ürettikleri içerikleri kullanmayı tercih ediyordu. Elbette arada takipçilerinin stilini gösteren fotoğrafları kullanan, etkileşimi yüksek marka hesaplarına da rastlanıyordu. Selfie akımının yaygınlaşması ise, markalara yepyeni bir kapı açtı.
Instagram kampanyalarında takipçilerinin selfie’lerini öne çıkaran markaların sayısı artıyor. Swarovski’nin düzenlediği #SwarovskiLook yarışması da bu minvalde seyrediyor. 21 Nisan’a kadar devam edecek olan interaktif yarışma, dört uluslararası blogger’ın eşliğinde önderliğinde yapılıyor. (Avustralyalı The Style Engineer, İspanyol My Showroom Blog, Hong Kong’dan Mellow Mayo ve Amerikalı Margo and Me bloglarının yazarları). Bloggerlar, yeni sezonunun öne çıkan trendlerinin Swarovski takılarıyla nasıl uygulanacağını, videolarla anlatıyor öncelikle. Her hafta belirli bir temaya odaklanan yarışmaya katılmak isteyenler, o temaya uygun stillerini Swarovski takılarıyla tamamlayarak selfie fotoğraflarını çekiyor ve #SwarovskiLook hastag’iyle Instagram’da yayınlıyor.
Haftanın kazananını, konuk blogger belirliyor ve kazanana üç ürün hediye ediliyor. Tüm haftaların kazananları ayrıca büyük ödülü kazanmak üzere 21 Nisan’da final yarışmasına girmeye hak kazanıyor.
Swarovski yetkilileri, Instagram’ın yanı sıra Pinterest ve Facebook’tan da takip edilebilecek olan yarışmayle ilgili şunları söylüyor: “Bu yarışmayla Swarovski’nin geniş takı koleksiyonunun farklı kullannımlara ne kadar uygun olduğunun altını çizmek istedik. Uluslararası stil bloggerlarıyla yaptığımız işbirliği sonucunda da, takı koleksiyonumuzun ruhunu ve çeşitliliğini Instagram’a; herkesin günlük olarak ilham aldığı bir platform taşıyoruz.”
Yarışmanın selfie’ler üzerinden kurgulanmasıyla ilgili görüşyeri ise şöyle: “Müşterilerimizin davranış şekillerini takip ediyor, oralarda bulunuyoruz. Bu şekilde hedef kitleye en geçerli tona yaklaşıyoruz. Işıltı ve cazibeyi temsil eden, insanların iyi görünmesini ve hissetmesini sağlayan bir marka için ‘selfie fenomeni’ harika bir şey.”
Son olarak katılımcılara ise Kreatif Direktör Nathalie Colin’in bir mesajı var: “Yarışmada kural yok. Sadece Swarovski takınızla temalara uygun stilinizi tamamlayın, kendinizi cesaretle ve rahatlıkla ifade edin, eğlenin!”

Yazının devamı...

İçeriğinizi nasıl satışa dönüştürürsünüz?

22 Mart 2014

Her yıl Austin, Teksas’ta düzenlenen müzik, film ve interaktif festival SXSW yeni teknolojilerin de kavramsallaştığı, tartışıldığı ve lanse edildiği bir platform olma yolunda hızla ilerliyor.
Birçok yeni ürün, servis ve uygulamanın ilk kez görücüye çıktığı SXSW’da moda sektörünün dijital hali de sıklıkla irdeleniyor. Moda/teknoloji dünyası festivalde bu yıl da, Fashion Brain Bar adlı etkinlikte bir araya geldi. Sektör liderleri, kanaat önderleri ve moda/teknoloji start up’larını buluşturan etkinlikte en çok konuşulan uygulamalardan biri de, yine SXSW’te bu yıl görücüye çıkan moda uygulamalarından Mulu idi.

Her içerik var
Mulu, son yılların en çok konuşulan kavramlarından ‘iyi içerik’ ile ticareti bir araya getiren bir aplikasyon. Mulu sayesinde dergilerden, sitelerden, bloglardan ve ‘ünlülerin konuştuğu ürünlerden seçtiklerinizi satın alabiliyorsunuz. Eğer yayınladığınız içerik iyiyse, size ulaşıp bahsettiğiniz ürünleri satılabilir hale getiriyorlar. Eğer sitenizde, derginizde veya blog’unuzda yer alan ürün Mulu’nun perakende ortaklarından biriyse, ziyaretçileriniz bunları satın alabiliyor.
“Alışverişin Buzfeed’i” olarak tanımlanan Mulu ile, satış başına gelir modeliyle de anlaşabiliyorsunuz. Yalnızca tekstille de sınırlı değil, Mulu. Stil, ev, teknoloji, sağlık/fitness, bebek gibi kategorilerden, seçilmiş içeriklere ulaşabiliyorsunuz. Zevk ve hayat tarzınıza göre kategorileri ve ‘trendsetter’ları takip ediyorsunuz. Onlar içerik yayınladığı zaman Mulu, post’larında bahsettikleri ürünleri sizin yayın akışınıza çıkarıyor. Böylece en sevdiğiniz, zevkine güvendiğiniz küratörlerce belirlenmiş ürünler satılabilir halde size sunulmuş oluyor.
Bu, Vogue’un “Her kadının gardırobunda bulunması gereken 10 parça” yazısının alınabilir hali de olabiliyor, sevdiğiniz blogger’ın önerdiği “İndirimden alınması gereken ürünler” listesi de.

Yazının devamı...

Müzikal moda kampanyaları

15 Mart 2014

Moda markalarının kullandığı sosyal mecralar, hedef kitlelere göre değişiklik gösterebiliyor. Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest ve Youtube ile Vimeo, en çok tercih edilen platformlar. Artık neredeyse her marka bu kanalların birkaçında varlık gösteriyor. modaevi Gucci ise, yeni kampanyasının önemli bir ayağını müzik plaftormu Spotify üzerinden yürütüyor. Markanın ilkbahar/yaz 2014 koleksiyonundaki Bamboo Fringe çantası için başlattığı kampanyanın ayaklarından yalnızca biri, Spotify. Gucci bunun için moda çevrelerince tanınan ve daha çok moda etkinliklerinde, defilelerde çalan kadın DJ’lerle işbirliği yapmış.

Çantadan ilham aldılar
Chelsea Leyland, Leigh Lezark, DJ Kiss, Mademoiselle Yulia, Harley Viera-Newton ve Leah Weller’dan, bu püsküllü çanta modelinden ilham alarak parça listeleri oluşturmalarını istemiş. Püsküllü çantanın müzikal yorumlarını dinlemek için dilerseniz Gucci’nin, dilerseniz de bu DJ’lerin hesaplarını takip etmeniz yeterli. Bu parça veya listeleri yine Spotify üzerindeki takipçilerinizle veya plaftormun izin verdiği diğer sosyal mecralarda paylaşabiliyorsunuz. Gucci’nin Instagram hesabı da işbirliği yapılan DJ’lerin fotoğraf ve listelerine yer vererek Spotify’a yönlendirme yapıyor. Markanın çanta odağı ayrıca The Fringe adlı video vasıtasıyla, video paylaşım mecralarında da devam ediyor.
Gucci Müzesi’nde düzenlenecek bambu çanta sergisi için geliştirilen bu ana kampanyanın Spotify ayağının sebebi ise, markanın özellikle bu püsküllü model için gençleri hedeflemesi. Ayrıca müzik, markaların kimlik oluşturmalarına yardım edebilecek, önemli bir araç. Müzikal beğeni ve tercihlerle potansiyel müşteri ve var olan takipçilerle ilişkiler geliştirmek, derin bağlar oluşturmak mümkün. Bergdorf Goodman, Hugo Boss ve Rebecca Minkkoff gibi moda markaları da takipçileriyle etkileşim kurmak için Spotify’dan faydalanıyor.

İlk Burberry kullandı

Yazının devamı...

‘Üzerinizdeki nereden’ sorusu tarih oluyor

8 Mart 2014

Shazam’ı duymuşsunuzdur. Hani çalan bir şarkının adını öğrenmek istediğinizde kullandığınız aplikasyon. Şarkıyı bir süreliğine telefona dinletiyorsunuz, Shazam da database’inden parçanın ve müzisyenin ismini buluyor. Aynı şeyin kıyafetler için yapıldığını düşünün. Sokakta tanımadığınız birinin kıyafetini beğeniyorsunuz. Belki çekinmeyip nereden aldığını soracaksınız ama yanınızdan hızla uzaklaşıyor. Geçtiğimiz günlerde 3 milyon dolarlık yatırım alan ASAP54 adlı aplikasyon da işte tam bu işe yarıyor.
iTunes Store’dan ücretsiz indirilebilen uygulamanın kurucusu Danieal Cecilio internet başında üç saat boyunca vintage Chanel güneş gözlüğü ararken bu fikri geliştirmiş. Gördüğümüz her şeyi bulabilmemiz gerektiğini savunan Cecilio’nun uygulaması görüntü tanıma sistemiyle çalışıyor. Birinin üzerinde görüp beğendiğiniz kıyafet veya aksesuarın fotoğrafını çekiyorsunuz. Daha sonra bu fotoğrafı ASAP54’e ekliyorsunuz ve uygulama şu anda bir milyonu bulan ürün database’inden sizin için arama yapıyor. Şimdilik Barneys, Neiman Marcus, Topshop, J.Crew, Forever 21 ve Net-a-Porter ürünlerine bağlı olan database’in gün geçtikçe büyümesi, hatta eylül gibi üç milyona ulaşması bekleniyor. ASAP54 arama yaparken kumaşlar, tasarımlar gibi parametreleri de hesaba sokuyor. Ve beğendiğiniz ürünün kendisini, yoksa da ona en çok benzeyeni ekrana getiriyor. Tabii ürünü nereden alabileceğinizin link’ini de veriyor. Bu arada fotoğrafı illa kendiniz çekmek zorunda değilsiniz. Bir sokak stili sitesinde, bir ünlünün üzerinde gördüğünüz fotoğrafları da ASAP54’e aratabiliyorsunuz. Bütün bunlara rağmen aradığınız şeyi bulamadınız. Bu durumda da ASAP54’ün stilistleri canlı yardım hattıyla yardımınıza koşuyor. Uygulamayı kullananlar, diğer üyeleri de takip edebiliyor bu arada. Diğer kullanıcıların aradığı ürünleri görebiliyor, onlardan da ilham alabiliyorsunuz.

En önemli boşluğu doldurdu
ASAP54, mobil alışverişin çok önemli belki de şimdilik en önemli boşluğunu dolduruyor. Bu nedenle çığır açıcı ve büyüme potansiyeli en yüksek uygulama olarak gösteriliyor. Zaten yakın zamanda Brezilya, Orta Doğu ve Uzakdoğu’da büyüme hedefleri var.
Giyilebilir teknolojilerin de gelişmesiyle beraber ASAP54 benzeri uygulamaları daha sık görmeye başlayacağımız kesin. Sokakta beğendiğimiz bir şeyin fotoğrafını gözlüğümüz veya saatimizle çekip sorgulatacak, büyük ihtimalle aradığımız şeye ulaşacak ve yine bu cihazları kullanarak satın alma yapabileceğiz. ASAP54’le ilgili daha detaylı bilgiyi www.asap54.com adresinde ve uygulamayı ücretsiz indirebileceğiniz iTunes store’da bulabilirsiniz.

Yazının devamı...

“Selfie”lerin pazarlama gücü

22 Şubat 2014

2012 yılının en çok konuşulan kavramlarından biriydi. Geçtiğimiz yıl da sözlüklere girdi. Selfie, kişilerin sosyal ağlara koymayı planlayarak çektiği otoportrelere deniyor. Şahsen meraklısı değilim, sosyal ağların selfie’lere boğulmasınından hoşnut olduğum da söylenemez. Ama ister sevelim, ister ayıplayalım; ‘selfie’ artık kimsenin kayıtsız kalamadığı, markaların da pazarlama stratejilerine eklediği bir olgu. Bunun en önemli nedeni, en hızlı büyüyen ağların, Instagram ve Pinterest gibi fotoğrafa dayalı uygulamalar olması. Amerikan markaları Urban Outfitters ve Free People, selfie kültürünü kendi lehine iyi kullananlardan. Takipçilerinin Instagram fotoğraflarını stratejilerinin ana parçası haline getiren iki kardeş marka, bu yöntemi online sitelerine trafik çekmek ve satışa dönüştürmek için de kullanıyor.
Sistem şöyle işliyor: Yaklaşık bir milyon takipçisi olan Urban Outfitters, müşterilerinden kendi kıyafetleriyle fotoğraflarını çekmelerini istiyor. Bu fotoğraflar, # UOONYOU (Senin üzerindeki Urban Outfitters’ın kısaltması) etiketi altında, bir galeride toplanıyor. Beğenilen fotoğraflardan bir kısmı, markanın online sitesinde de sergileniyor. Ve bu fotoğraflardaki ürünlere bağlantı verilerek, satın almaya yönlendiriliyor. Markanın Avrupa birimi ise, mağazalarındaki giyinme odalarına yerleştirdiği aynalarla müşterileri selfie çekmeye ve paylaşmaya teşvik ediyor. Aynı etiket altında toplanan fotoğrafların sayısı halihazırda 25 bini geçiyor.
Free People ise daha da uzun bir zamandır selfie’leri kullanıyor. Birçok platformun yanı sıra http://www.freepeople.com/fpme adresinde toplanan fotoğraflara # FPMe etiketi veriliyor. Bloggerlar, stylistler ve müşterilerin bir araya geldiği bu platformda yorumlar yapılıyor, stil önerileri paylaşılıyor, benzer ilgi alanlarını paylaşanlar birbirlerini takip edebiliyor. İlk üç ayda 10 binin üzerinde fotoğrafın paylaşıldığı Free People etiketi halen devam ediyor.
Selfie’lerin gücünü keşfeden bir diğer marka ise, Lancome. Ünlü kozmetik markası, koyu lekeleri yok ettiği iddia edilen Dream Tone serumunun lansmanının ardından # BareSelfie (Çıplak Selfie) etiketiyle kadınlardan makyajsız fotoğraflarını paylaşmalarını istedi. Ardından güzellik bloggerlarının da aynı etiketle serumdan önce ve sonra fotoğraflarını paylaşmasını istedi.
Takipçileri de etkileşime katan selfie odaklı kampanyalar önümüzdeki günlerde daha da çoğalacak.

Yazının devamı...

Sosyal medyada Sevgililer Günü

8 Şubat 2014

14 Şubat yaklaştıkça markalar da Sevgililer Günü kampanyalarına başladı. Özellikle moda ve güzellik markaları, son birkaç yıldır en az offline kadar online mecralarını da kampanyalar için kullanıyor. Online sitelerinin yanı sıra markaların blogları, sosyal medya kanalları ve mobil uygulamalar, 14 Şubat kampanyalarının tercih edilen kanallarından. Facebook üzerinden düzenlenen ürün veya indirim hediyeli yarışmalara romantik Instagram fotoğrafları ve Vine videoları eşlik ediyor. Sevgiliye alınabilecek hediyeler Pinterest’te pinleniyor, Instagram romantik fotoğraflarla doluyor. Bazı markalar doğrudan ve yalnızca aşk temasına yoğunlaşırken bazıları da ürünlerini ön plana çıkararak yaratıcı kampanyalar düzenliyor.
Dijital platformların iddialı isimlerinden Michael Kors’un geçtiğimiz yıllarda düzenlediği ‘Falling in Love’ kampanyası, en başarılı örneklerden biriydi. Takipçilerine, Sevgililer Günü’nde neye, nereye, kime aşık olduklarını soran marka, bunları Twitter ve Instagram üzerinden paylaşmalarını istemişti.
Bu sene Türkiye’de de Sevgililer Günü için çok sayıda dijital kampanyalar düzenleniyor.Mavi’nin online’daki Sevgililer Günü’ne özel kampanyasının teması, “âşık oldum”. 14 Şubat’a kadar mağazalardaki #aşıkoldum kartlarını en sevdiği Mavi ürününe takıp, fotoğraf veya videosunu Twitter, Instagram ya da Vine’da #aşıkoldum hashtag’iyle paylaşanlar, hediye kazanma şansı elde ediyor. İsteyenler yarışmaya c18mavi.com üzerinden de katılabiliyor. Hediyeler öncelikle herkesin ‘aşık olduğu’ ürünleri kapsıyor. Ayrıca parfüm, 50 TL’lik hediye çeki, kartuş puan gibi ödüller de var. Yarışmanın detayları c18asikoldum.mavi.com’dan takip ediliyor.
c18n11.com ise Twitter üzerinden bir kampanya düzenliyor. 14 Şubat’a kadar devam edecek “Aşk Kilidi” temalı kampanyada sevgililerin isimlerini yazıp #askkilidi hashtag’iyle en yaratıcı şekilde tweet’lemesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta başlayan kampanya dahilinde 14 Şubat’a kadar her günün en yaratıcı katılımcısı, sürpriz hediye kazanıyor. Bugüne kadar Fossil saat, Prada parfüm ve Nike ayakkabı kazanan yarışmacıların ödülleri, twitter.com/n11com adresinden açıklanıyor. Yarışma sonunda aşk kilidini en yaratıcı şekilde tweet’leyen ayrı bir kazanan daha olacak.

Yazının devamı...

Teknik aşama bitti, sıra estetikte

1 Şubat 2014

Giyilebilir cihazlar, teknoloji dünyasının en önemli gündem maddesi. Ancak, birkaç yıl içinde 30-50 milyarlık bir pazarı bulması beklenen giyilebilir teknolojiyle ilgili ciddi bir sorun var: Cihazların fazla fütüristik bulunan stilleri. Takanı ‘androidleştirdiği’ iddia edilen Google Glass’ın önündeki en büyük engellerden biri de buydu. Bir diğer sıkıntı ise halihazırda gözlük takanların, Glass hardware’ini kullanmakta zorluk çekmesiydi; gözlüğün üzerine aparat takmak hem kullanışlı hem de estetik değildi.
Deneme kullanımlarının başladığı ilk günlerden itibaren “Glass’ı ne zaman numaralı gözlüklere uygun hale getireceksiniz?” soruları alan Google, geçtiğimiz hafta Titanium Collection adlı bir seri çıkardığını duyurdu. Renk seçenekleri de olan dört farklı titanyum çerçeveden oluşan seri sayesinde, Glass aparatı biraz daha estetik bir hal alıyor. Thin, Curved, Bold ve Split adlı modeller, Glass’ın renk seçeneklerine de sahip: Charcoal (gri), Cotton (beyaz), Shale (koyu gri), Tangerine (kırmızı) ve Sky (mavi). Thin yani ince çerçeveler daha çok erkeklere uygun. Kadınlara Bold ve Curved modelleri öneriliyor. Split çerçevelerin ise unisex olduğu söyleniyor.
Ayrıca üç özel de cam tasarlamış Google. Bunlar Glass’a takılıyor ve aparat bir anda güneş gözlüğüne dönüşüyor. Edge, Classic ve Active cam modellerinden stilinize ve hayat tarzınıza en uygun olanını seçebiliyorsunuz.
Google’ın kendi tasarmıcılarının imzasını taşıyan koleksiyondan çerçeve alabilmek için, öncelikle Google Glass sahibi olmanız gerekiyor. Yaklaşık 1500 dolarlık Glass’dan sonra çerçevelerin ortalama fiyatı, 225 dolar. Eğer numaralı gözlük kullanıyorsanız, çerçevelerinizi aldıktan sonra gözlükçüye gidip kendi numaranıza göre camlarınızı taktırmanız gerekiyor elbette.

Rakiplerine fark attı
Yeni çerçeveleri deneyenler, Glass’ın sağ tarafta yaptığı ağırlık dışında fonksiyonundan memnun. Görünüşüne gelecek olursak: Yine sağ gözünüzün üzerinde fazla robotik duran bir cihaz bulunuyor. Ancak Google’ın bu hızlı çerçeve koleksiyonu girişimi, Glass’ın geleceğiyle ilgili beklentileri yükseltiyor. Resmen satışa çıkana kadar, farklı modelleri deneterek stil konusundaki sıkıntıları minimize etmeye devam edecekleri aşikar. Bu da henüz teknik deneme aşamasındaki rakipleriyle arasını açıyor. İkinci ve Glass’ın yaygınlaşabilmesi için en temel basamak olan estetik aşamasında Google, büyük bir hızla ilerliyor.

Yazının devamı...

Pazarlamada hâlâ eposta tercih ediliyor

25 Ocak 2014

Eposta pazarlaması, sosyal medyaya tercih ediliyor. Epostaların daha etkili olduğunu düşünen markaları, araştırmalar da doğruluyor aslında. Hosting şirketi Host Papa’nın yaptığı infografiğe göre öncelikle faydaları açısından bakacak olursak, epostalar için gönderim listesi hazırlamak ve bunu muhafaza etmek kolay. Müşterilerle kolay etkileşim sağlıyorlar. Birçok direkt pazarlama yönteminden daha ucuza mal oluyor eposta pazarlaması. Ayrıca kampanyalar ve yatırımın geri dönüşü de rahat gözlemlenebiliyor. Sosyal medya pazarlamasının da faydaları yüksek. Öncelikle çok sayıda hayran, takipçi ve ‘beğeni’yi bir araya getirmeye yardımcı oluyor. Geniş kitlelere ulaşmanın yanı sıra onlarla etkileşim fırsatları yaratıyor. En ucuz pazarlama yöntemlerinden biri; hatta kimi zaman ücretsiz. Sosyal medyada da kampanyalar ölçülebiliyor. Müşterilerden anında geri bildirim alabiliyor, onlarla etkileşime girebiliyorsunuz ve marka bilinirliğiniz de artıyor.
Email son 10 yılın en çok tercih edilen dijital pazarlama yöntemi. Ancak sosyal medya hızla açığı kapatıyor. Kullanım açısından değerlendirecek olduğumuzda epostalar halen en popüler online aktivitelerin başında geliyor. Yetişkinlerin yüzde 75’i, tercih ettikleri pazarlama metodu olarak epostaları gösteriyor. 18-29 arası yaş grubunun yüzde 74’ü, 30-39 yaş arası grubun ise yüzde 78’i eposta pazarlamasını tercih ediyor. Yıllar içinde ticari epostaları açma ve okuma yüzdeleri de artmış. Epostaların kitle erişimi de daha fazla, e-posta üzerinde geçirilen zaman da. Bütün bu özellikler ele alındığında, e-posta pazarlama, sosyal medya pazarlamadan daha fazla özellik sunuyor.

Victoria’s Secret modeli uygulama yaptı
29 yaşındaki Victoria’s Secret modeli Lyndsey Scott, meslektaşlarıyla podyumda yürümediği zamanlarda kod yazıp uygulamalar geliştiriyor. Scott imzalı en yeni uygulama, iPort. Modelleri, sanatçıları ve mimarların dijital portfolyo oluşturup yönetebildiği, birbirleriyle paylaşabildiği bir platform. Scott, arayüzüyle de uzmanlardan tam puan alan iPort uygulaması için şunları söylüyor: “Portfolyolarım yırtılıp dağılıyordu. Bu uygulamayı, kendi kişisel ihtiyacımdan dolayı yaptım.” iPhone’un Passbook’una benzetilen iPort, iTunes’da 4.99 dolardan satılıyor.

Yazının devamı...