Beklentiler ve gerçekler

Her üç konuda da, bugüne dek kamuoyuna yansıyanlar ile, gerek iki başkentte ayrı ayrı, gerekse iki başkent arasında ortak süren değerlendirmeler, tam bir uyuşma içinde değil. Oysa üç konuda da beklentiler, perde arkasındaki gerçeklere ne denli yaklaşırsa, sonuçta Ankara - Washington işbirliğinin yürümesi, "zellikle de Türk kamuoyunda buna g"stereceği tepkiler açısından, daha kolay olacak. Türkiye - ABD diyaloğunda son d"nemde "ne çıkan, "nümüzdeki aylarda da iki ülkenin işbirliğini büyük "lçüde tanımlayacak olan üç konu var: Bush y"netiminin Irak'a y"nelik planları, Türk - Amerikan iktisadi ilişkileri ve Afganistan'ın güvenliği. Irak'ta ""nce diplomasi" ama ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin, Irak ağırlıklı bir gündemle, Ankara dahil, Ortadoğu - K"rfez başkentlerine mart ortasında yapacağı gezinin de etkisiyle, Türk kamuoyunda, "bahar aylarında harekat" y"nünde bir beklenti şekillendi. Washington'daki değerlendirmeler ise, eğer Irak'a y"nelik olası askeri harekatın, yaz, hatta sonbahar aylarını bulabileceğini işaret ediyor. Bize tahminini aktaran bir yetkili, tetiğin çekilebileceği tarih için, "Bugünden üç ila altı altı ay sonra" ifadesini kullandı. Bir kere, Irak'ta rejim değişikliğine y"nelik bir harekat için bugün düğmeye basılsa bile, gerekli askeri yığınağın, "zellikle de Afganistan harekatının mevcut seyri sürerken, epey zaman alacağı kesin.ikincisi, ABD en azından "taktik" icabı olarak, Irak'a karşı "nce "diplomasi" silahını kullanmaya niyetli. Başkan George W. Bush da, ilk kez geçen hafta açıkça telaffuz etti ki, Washington şimdi diplomatik bir atağın hazırlığında. Bu atağın bir ayağı, Dışişleri Bakanı Colin Powell gibi, Irak'a harekat konusunda en isteksiz olan y"netim mensubunun bile, son iki haftadır koroya katılması ile başladı. Powell'ın, "Irak'ta rejim değişikliğine y"nelik bir harekatı gerekirse tek başımıza da yaparız" s"zleri, ABD'nin müttefiklerine, "Bizim kendi aramızdaki g"rüş ayrılıklarından yararlanarak, Irak'taki kararlılığımızı zayıflatacağınızı sanmayın" mesajını veriyor. şimdi Cheney de, b"lgeye benzer bir kararlılık mesajı g"türecek.Tabii, diplomasinin asıl ayağı, "Rusya, Türkiye, ingiltere gibi ülkelerin ısrarla üzerinde durduğu, Irak'a karşı "nce diplomatik baskının kullanılması" talebiyle ilgili. Bush y"netimi planını, içine pek de sinmeyen bu talebe uydurdu. ilk aşamada, mayısa dek sürecek bir kampanya ile, Saddam'ın 1998'de şutladığı Birleşmiş Milletler silah denetleyicilerinin Irak'a geri d"nüşü y"nünde baskı yapılacak. Ancak Washington açısından bu, Saddam'ı gerçekten de ikna amacı taşıyan bir kampanya değil. Bush y"netiminin belli başlı yetkilileri, Irak liderinin silah denetleyicilierini, gerekli serbestiyette çalışabilecek biçimde ülkesine geri çağıracağına inanmıyorlar; daha da "nemlisi bunu istemiyorlar. Saddam'ın bugüne dek yanaşmadığı b"yle bir tavizin, ABD'nin yaratmaya çalıştığı "silah denetleyicileri krizini" "nleyeceği ve askeri bir harekat için oluşturulmaya çalışan zemini sarsacağı biliniyor ve esas amaç, "Saddam'ı yola getirmek değil, ondan kurtulmak" olduğu için, bu seçenek yeğlenmiyor. Bush y"netiminin Irak planlarının takvimi yavaş yavaş belirginleşiyor. "Tekstilsiz" kalifiye b"lge Bush y"netimi, Türkiye'nin tekstil kotalarının artırılması ve ikili Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması türünden "nerilerini gerçekçi bulmuyor. ABD'li yetkililer, hem işin Kongre boyutunu, hem de Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinin sınırlayıcı çerçevesini "ne sürerek, Serbest Ticaret Anlaşması'nın mümkün olmayacağını ifade ediyorlar. Tekstil kotaları konusunda ise mesajları çok net; "Siz, birkaç yıllık avantaj peşinde koşmayı bırakın. Tekstilinizi, 2005'te bu kotalar tümden kalktığında, başta çin olmak üzere, diğer ülkelerle rekabet edebilir kılmaya, bunu yapamayacaksanız da, tekstil dışındaki ihraç ürünlerinizi güçlendirmeye bakın" diyorlar. Peki, EOK'da hangi alanda somut ilerleme sağlanacak? Sorunun yanıtı, Kalifiye Sanayi B"lgeleri. Türkiye'de kurulacak bu b"lgelerde, tekstil dışı, "zellikle de yüksek teknolojili malların ABD'ye gümrüksüz - tarifesiz ihracatı mümkün olacak. Bush y"netimi, Ecevit'in, ilkin 2000'de Clinton Beyaz Sarayı'nda ortaya attığı projeye sıcak. Ancak aşılması gereken pürüzler de var.Projenin ana çatısını, tıpkı ürdün'deki benzer projede olduğu gibi, israil - ABD Serbest Ticaret Anlaşması oluşturacak. Dolayısıyla ABD ve israil'in bu anlaşmayı, tekstil dışındaki Türk ihraç ürünlerine de kapıyı açacak şekilde değiştirmeleri ve ABD Kongresi'nin bunu onaylaması gerekecek. Her üç ülkenin de, hem mevzuat alanında fazla mesai yapması, hem de siyasilerle iş çevrelerinin beklentilerini uyuşturabilecek formüller bulması gerekiyor. Ocaktaki Bush - Ecevit g"rüşmesinin en somut sonuçlarından biri sayılan, Türkiye - ABD Ekonomik Ortaklık Komisyonu (EOK), ilk toplantısını 26 - 27 şubat'ta Ankara'da yapacak. Ancak Ecevit'in Washington ziyaretinde çok dile getirilen birçok beklenti, bu toplantıda yine karşılıksız kalacak. Afgan Gücü'nde belirsizlikler Washington ve Londra, Türkiye'nin komutanlığını destekliyor, ama Ankara'nın bu konudaki talepleri henüz karşılanmadı. Taleplerin başında, ingiltere'nin şu andaki komuta g"revini hemen bırakmayarak, yaz sonuna dek sürdürmesi geliyor. Türkiye'nin yazın, Afganistan'daki aşiret liderlerini biraraya getirecek "loya jirga" sırasında, güvenliğin sağlanmasının güçleşeceğinden çekindiği ve o d"nemde komutayı, ancak ABD'nin hava desteği garantisi altında üstlenebileceği belirtiliyor. "te yandan, Afganistan lideri Hamid Karzay, ISAF'in, ingiltere'den sonra Türkiye'nin komutasına geçmesine soğuk bakıyor. Türkiye'nin yanıtı netleşmeyen bir başka talebi, askerlerinin masraflarının karşılanması y"nünde. Ayrıca halen sadece Kabil'de g"rev yapan güvenlik gücünün, Afganistan'ın diğer kentlerine yayılıp yayılmayacağı belirsiz. Türkiye, diğer kentlerde de g"rev yapacak bir güce katılım konusunda isteksiz; bu da, komutanlığını güçleştirebilir. ycongar@erols.com Türk askeri, Uluslararası Güvenlik Gücü'nde (ISAF) g"rev yapmak üzere, nihayet Afganistan'da. Ancak Türkiye'nin bu gücün komutasını devralması konusunda belirsizlikler sürüyor.