Hamas ile Abbas arasında

ABD'nin Ortadoğu üzerine çalışan diplomatları, geçen hafta Hanuka ile Noel arasına sıkışmış mesailerini, tam da bu "çifte standardı" derinleştiren not ve demeçleri hazırlamakla geçirdiler.Bir yanda, Başkan George W. Bush'un kendisiyle "gurur duyduğunu" söylediği Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın Hizbullah'tan gelen seçim talebine direnmesi, ABD'nin desteğine sahip. Diğer yanda, Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas'ın, Hamas'ın muhalefeti ve boykot tehdidi ile karşılaşan erken seçim çağrısı Washington'da benimsendi. Beyaz Saray, Beyrut'ta Hizbullah'ı "seçilmiş hükümete karşı darbe arayışı" ile suçluyor. Gazze'de ise, Hamas, aynı suçlamayı, aynı kelimelerle, Abbas ve destekçisi Bush için yapıyor. Nicholas Blanford, Time dergisindeki Beyrut çıkışlı analizinde, Arap dünyasındaki yaygın eleştiriye hak veriyor: ABD, "Ortadoğu'da demokrasi konusunda çifte standart" uygulayan, "Beyrut için makbul saydığını, Gazze için makbul saymayan" tavrıyla, bölgede demokrasi istediğine kimi ikna edebilir? Başbakan Erdoğan da, geçen hafta New York'ta, Abbas'ın erken seçim talebine karşı Hamas'tan yana çıktı; üstelik bunu, New York'a gelmeden görüştüğü Britanya Başbakanı Tony Blair'in, Ortadoğu'da tam tersi yönde mesaj verdiği, bölgenin "ılımlı" liderlerini Abbas'ı desteklemeye çağırdığı gün yaptı. Erdoğan'ın, Abbas'ı kastederek "Sizin tek başınıza erken seçim kararı almanız, orada Filistin halkının iktidara taşımış olduğu siyasi partiyi yok farz etmeniz sağlıklı bir geleceği hazırlamaz" demesi, Bush'u (ve Blair'i) hiç de memnun etmedi.Ama bu sözler haksız mı? 2006'yı Hamas'ın seçimle iktidara geldiği gerçeğini hazmedemeyerek geçiren Washington ve diğer Batı başkentleri, Erdoğan'a kulak veriyorlar mı? Ya da Erdoğan'ın, Türkiye'nin ABD ve İsrail'in tezlerine aykırı hareket ettiğinin söylenmesine kızarak sorduğu gibi, "Yani bizim kendi resmi bir tezimiz olamaz mı?"ABD yönetimi içinde, "ılımlı ve demokrat" olduğu gerekçesiyle, AKP hükümetine en fazla destek veren yetkililerden birinin değerlendirmesi şöyle:"Sayın Erdoğan, Hamas gerçeğinin tanınmasını istiyor; bunu, bizimle görüşmelerinde de hep söyledi. Biz de diyoruz ki, Hamas, İsrail gerçeğini tanımalı. Seçim kazanması, Hamas'ın İsrail'i yok etme amaçlı platformunu meşrulaştırmaz. Terörü mubah sayan bir örgütün oy alması, bizim bunu kabulleneceğimiz anlamına gelmiyor. Ak Parti, terörü ve İsrail'in yok edilmesini desteklemiyor. Sayın Erdoğan'ın, bunu daha yüksek sesle söylemesini dilerdik. Hamas, bu haliyle, hem Filistin halkının geleceği, hem Ortadoğu barışı için engel. Sayın Erdoğan'ın bunu görmesini dilerdik." Erdoğan'a tepki ABD, "Hamas'ın, bu haliyle, Filistin halkı ve Ortadoğu barışı için engel" olduğu saptamasından yola çıkarak, Hamas'a karşı Abbas'ı destekliyor. Aynı mantıkla, Hizbullah'ı da, "Lübnan halkının bağımsızlığına ve barışına engel" sayıp Sinyora'ya arka çıkıyor. Bu mantığa göre, ortada bir "çifte standart" yok. Arkalarındaki halk kitlesi, Hamas ve Hizbullah'ı ABD gözünde meşrulaştırmaya yetmiyor. Meşruluğun standardı, "Terörün reddi ve İsrail'in var olma hakkının kabulü."Yine de, bu mantığı benimseyenler arasında bile, Bush yönetiminin Lübnan ve Filistin'deki "ılımlı" seslere zarar verdiğini; Abbas'ı da, Sinyora'yı da zamanında, gerektiği gibi desteklemediğini; İsrail'in her yaptığına göz yumarak, Hamas ve Hizbullah'ın güçlenmesine katkı yaptığını savunanlar çok.Erdoğan'la ilgili yukarıdaki sözleri sarfeden yetkili de özeleştiri yapıyor: "Yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşayan iki demokratik devlet hedefine sahip çıkan Filistinlileri daha fazla destekleyebilmeliydik." Washington, şimdi bunun yolunu, doğrudan Abbas'a mali yardım sağlayıp El Fetih'in Hamas karşısında güçlenmesine çalışmakta görüyor. "Ilımlılara" destek Bush yönetimi, yeni yılda, Abbas'a kaynak aktarmak için Kongre'den bütçe isteyecek. Ayrıca Abbas, cumartesi akşamı Kudüs'te buluşup iki yanağından öptüğü İsrail Başbakanı Ehud Olmert'ten de 100 milyon doların serbest bırakılması sözü aldı. Esasen Kudüs'teki öpüşme, Bush ve Blair'in itelemesiyle gerçekleşti; belki asıl işlevi de, Washington'da Abbas'a destek kampanyası başlatmak isteyenlerin işini kolaylaştıracak fotoğrafı vermesi oldu. Bu fotoğrafın, Filistin'de, Abbas'ın mı, Hamas'ın mı işine daha çok yarayacağını ise zaman gösterecek. ycongar@erols.com Kudüs'teki öpüşme