Kendi tarihine bakabilmek

Kendi tarihine bakabilmek


       ABD Temsilciler Meclisi gündemindeki "Ermeni soykırımı" tasarısına, Türkiye'den gösterilen tepkiler arasında en dikkat çekici olanlardan biri "Onlar kendi tarihlerine baksınlar" ifadesiydi.
       Bu çağrıyı düşünerek, son dönemde ABD'nin kendi tarihine bakmasına fırsat yaratan çeşitli ortamlarda yapılmış açıklamalardan bir derleme sunuyorum.

       "Afrika kökenli Amerikalılar'ın hikayesi, kudretin, acı çekmenin, cesaretin ve zaferin hikayesidir. 350 yılı aşkın bir süre önce bu kıyılara varan Afrika kökenliler, ulusal kimliğimizin merkezi bir parçası olageldiler; köleliğin dehşetinden ve baskıdan kurtuluş için, eşitlik ve adalet için verdikleri mücadeleyle ulusal deneyimimize bilinç kattılar. Her yıl özel bir ay boyunca, Afrika kökenli Amerikalılar'ın tarihini anmakla, sadece geçmişimizdeki trajik hataları hatırlamakla kalmıyoruz, aynı zamanda Afrika kökenli Amerikalılar'ın kazanımlarını ve ortak Amerikamızın geleceğinin teminatı olmalarını da kutluyoruz."
       (Başkan Bill Clinton - 1 Şubat 1999)
     
       "Bizim ülkemiz, Bağımsızlık Bildirgesi'nde ifadesini bulan evrensel insan hakları vizyonu ve 'insanlar eşit yaratılmıştır' şiarı temelinde kurulmuştur. Ancak vizyondan uygulamaya giden yolumuz, uzun ve zor oldu. ABD, 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda Amerikan Yerlileri'ne karşı zalim bir savaş yürüttü, Avrupa kökenli olmayanlara karşı ayrımcı göçmenlik politikaları uyguladı ve kölelik gibi dehşet verici bir uygulamaya göz yumdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında, binlerce Japon kökenli ABD vatandaşı toplama kamplarına götürüldü."
       (Dışişleri Bakan Yardımcısı Harold Hongkju Koh - 21 Eylül 2000)

       "Ova kabileleri olarak, Kosova'daki etnik temizlik hareketine karşı tavrını desteklemek için Başkan'a bir dilekçe verdiğinizi biliyorum. Beni en çok duygulandıran da, bir kabile liderinin kalkıp, iki amcasının Amerika'nın hizmetinde savaştığını, oysa büyük dedesinin de, Amerikan Yedinci Süvari Birliği tarafından Wounded Knee'de katledildiğini anlatması oldu. Kabile lideri, şimdi çok sevdiği biricik oğlunu, etnik temizlik hareketine, insanların ırkları ve dinleri nedeniyle öldürülmesine karşı, ABD ve tüm insanlık adına savaşa göndermekten gurur duyacağını söyledi. Amerikan tarihinin en utanç verici sayfalarından bir bölümü, yerli halkların atalarına yapılanları kapsamaktadır. Şükürler olsun ki, o en kötü günler geride kaldı. Ancak yerlilerin yaşadığı bölgelerde iktisadi koşulların ve eğitim olanaklarının iyileştirilmesi, sağlık ve konut hizmetlerinin gerektiği gibi gelişmesi için daha yapacak çok işimiz var."
       (Dışişleri Bakanı Madeleine Albright - 14 Temmuz 1999)
     
       "Hatırlıyorum, sekiz yaşındaydım. Fisher Sokağı'nda, yokuşun ortasında küçük bir evde oturuyorduk. Yokuşun başında büyük, eski bir malikane vardı. Bir gün malikane satışa çıkarıldı, komşular da içeri girip evi gezmeye davet edildi. Babam, 'Gel oğlum, sana bir şey göstereceğim' dedi bana. Yokuşu tırmanıp ön kapıdan girdik. Ama diğer konuklar gibi misafir odasında, görkemli yemek salonunda, büyük merdivende oyalanacağımıza, babam beni bodrum katına indirdi ve ıslak, taş duvarda tek sıra halinde dizili soğuk metal halkalara işaret etti. Köle pırangalarıydı bunlar... Babam bana adaleti sevmeyi öğrettiği için Tanrı'ya şükrediyorum. Bu tarihi bilmek zorundayız."
       (Başkan Yardımcısı ve Demokrat Başkan Adayı Al Gore - 25 Nisan 1999)
       "Tarihe bakarsak, bütün ülkelerin geçmişinde halklarını tam bir insaniyet çerçevesinden uzak tuttukları kör noktalar görebiliriz. Benim ülkeme bakın. Biz ABD'de, kendi Anayasamız'da güvenceye alınan hakların eksikli ve eşitsiz uygulanışına tanık olduk. Devletimizin, insanlık onuruna ilişkin fikirleri çağdaşlarının çok ilerisinde olan 'kurucu babaları' bile, bir yandan Bağımsızlık Bildirgesi'nde 'bütün insanlar eşittir' derken, biryandan da kölelik hükmünü Anayasa'ya yerleştirebildiler. Afrika kökenli Amerikalılar'ın, toprak sahibi olmayanların ve kadınların yurttaşlık haklarından yararlanabilmesi tam 220 yılımızı aldı; bu yılların çok azı kolay geçti, birçoğunda kan aktı."
       (First Lady ve Senatör adayı Hillary Rodham Clinton - 12 Ekim 1997)

       "Bu toplantı bize, silahlı kuvvetlerimizin tarihini gözden geçirme şansı veriyor. Bütün Amerikalılar'ın, özellikle de derilerinin rengi farklı diye, değerlerini anlamakta zorlanan bir sistem tarafından yıllarca yok sayılmış olanların, özverilerini ve katkılarını takdir etme fırsatı sunuyor. Siyahi kadın ve erkekler, çok uzun süre, hak ettikleri takdiri hiç görmeksizin, savaşta ve barışta bu ülkeye hizmet verdiler. Daha da kötüsü, ülkemizi ve Anayasamız'daki idealleri korumak için savaştılar, cepheden döndüklerinde ise, uğruna savaştıkları Anayasa'nın ilkelerine ters bir ayrımcılıkla karşı karşıya kaldılar. Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda beş bin Afrika kökenli üniforma giydi, onların bu özverisini unutamayız."
       (Savunma Bakan Yardımcısı John Hamre - 16 Nisan 1998)

       "Bu anıt, binlerce Japon kökenli Amerikalı savaş gazisinin kahramanlığını ve özverisini simgelemekle kalmayacak, onların İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD'deki adaletsizliğe, önyargıya ve ayrımcılığa karşı çok daha farklı bir savaş veren annelerinin, babalarının, ninelerinin ve dedelerinin anısına saygı sunmanın da aracı olacaktır. 1942 yılı başında, ABD hükümeti, California ve diğer batı eyaletlerinde yaşayan 120 binden fazla Japon kökenliyi toplayarak ülkenin dört yanındaki uzak kamplara gönderdi. Şimdi diktiğimiz anıt, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon kökenli Amerikalılar'ın başına gelenlerin bir daha asla olmayacağını, hiçkimsenin ırkı, inancı ve etnik kökeni nedeniyle böyle bir muameleye uğramayacağını bu halka anlatıyor. Demek istiyoruz ki, dünyanın bu yüce ulusu bir hata yapmıştır, ancak özür dileme ve büyük ulusların da hata yapabileceğini inkar etmeme cesaretine de sahiptir. Bunu yaparak, geçmişte olanların bir daha başka hiçbir gruba karşı tekrarlanmayacağını teyid ediyoruz."
       (Japon Kökenli Amerikalılar Vakfı Başkanı Cherry Tsutsumida - 21 Nisan 2000)
     

Yazara E-Posta: ycongar@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR