Reçeteyle esrar yazılacak mı?

Yasemin ÇONGAR - WASHINGTON

ABD'nin California ve Arizona eyaletlerinde çıkarılan yeni yasalar, hekimlerin AIDS ve kanser hastalarına esrar kullanımını önermesini yasallaştırırken, esrar bulundurmak federal suç niteliğini koruyor
SHERLOCK Holmes, piposunun içine sadece tütün karıştırmıyordu. ABD Başkanı Bill Clinton da, onu bir zamanlar içtiğini itiraf etti.
Keyif verici madde ile uyuşturucu arasındaki ince çizginin hangi tarafında algılandığı, yere ve zamana göre değişegelen "esrar", ABD'de günün tartışma konusu.
Marihuana ya da hint keneviri bitkisinin yapraklarını cıgaraya sarıp içenler, bu ülkede pek de azınlık sayılamaz. "Suç" olmasına rağmen, yetişkin nüfusun yüzde 60'ı, anketlerde "en az bir kez esrar içtiğini" kabul ediyor. Eyaletlerle federal hükümeti karşı karşıya getiren esrar tartışması ise, California ve Arizona'nın yeni yasalarıyla alevlendi.
Bu yasalar, hekimlerin hastalarına esrar önermelerini mümkün kılıyor. Ancak federal hukuk, esrar bulundurmayı ve satmayı yasakladığından, hekimler esrar reçetesi yazamıyorlar. Sadece "Benden söylemesi, bulup içebilirseniz fena olmaz" tavsiyesinde bulunabiliyorlar.
Tavsiyeye uyup esrar alan ya da marihuana yetiştirmeye kalkan biri yakalanırsa federal suç işlemiş sayılıyor. "Ama doktorum demişti ki" mazereti geçersiz.
"ESRARLA KALMAZ!"
Esrarın yararını savunanlar, özellikle kemoterapi gören AIDS ve kanser hastalarının bulantı ve iştahsızlık sorunlarının esrarla giderildiğine dikkat çekiyorlar. Marihuana bitkisinin aktif maddesi olan THC'nin kusmaya karşı etkili olduğu ve bu maddeyi içeren Marinol adlı ilacın Amerikan Gıda ve İlaç Kuruluşu (FDA) tarafından 1988'de onaylandığı biliniyor.
Ancak federal hükümet, esrarın tıbbi yararına sıcak bakmıyor. Adalet ve sağlık bakanları ortak basın toplantısında, esrarın kalp, beyin ve akciğerde hastalık riskini artırabildiğini açıkladılar. İki bakan, esrarın, eroin, kokain gibi alışkanlık yapıcı uyuşturuculara ilgiyi azalttığı tezine de, esrar içenin diğer maddelere de heveslendiği görüşüyle karşı çıktılar.
Tartışmanın en şaşırtıcı taraflarından biri ise, Washington Post gazetesi oldu. Gazete, 31 Aralık'taki başyazısında, esrara kapının peşinen kapanmamasını, bilim adamlarının yeni bulgularına göre, son sözü FDA'in söylemesini istedi.