Tamraz'a Ne Dersiniz?

Tamraz'a Ne Dersiniz?

Yasemin Çongar

TÜRKİYE'nin hali, ABD gündeminde. Dışişleri Bakanı Albright'ın demeci ile The New York Times'ın başyazısı, Ankara'ya bakışın ipuçlarını veriyor.
Aklım ipuçlarında, elim başka şeyler yazmaya mecbur.
Roger Tamraz'a ne dersiniz?
* * *
BU adam, Lübnan kökenli, Mısır doğumludur. ABD vatandaşıdır ve New York'ta petrol finansörü bir şirketi vardır.
Hazar petrollerini Batı'ya taşımayı cazip bulur. Bakü - Ceyhan boru hattı inşaatı için, 1995'te ortağı Haroun Sassounian'la birlikte kolları sıvar.
ABD'nin Erivan Büyükelçisi Harry Gilmore'la görüşür; Enerji Bakanlığı'nda Jack Carter'a anlatır derdini; Ulusal Güvenlik Konseyi'nde Avrasya işlerinden sorumlu Sheila Heslin'e çıkar.
Sorar: ABD, Hazar petrolünde Rus tekelini kırmak istiyor mu? Projesine destek verirler mi?
İlk sorunun yanıtı "evet"tir; sevinir. Ancak yönetimin hiçbir ticari projeye arka çıkmayacağını söylemesi, işine gelmez.
Karar verir: Başkan Clinton'la Türkiye Başbakanı Çiller'i devreye sokacaktır.
Sassounian bu planı, Ağustos 1995'te Başkan Yardımcısı Al Gore'a çıtlatır. Ancak Tamraz'ı gözü tutmayan Heslin, plana karşı çıkması için Gore'u ikna eder.
Tamraz'ı yıldıramazlar; başkanlık seçimleri yaklaşırken siyasette paranın önemi artmıştır; Demokratik Parti Ulusal Komitesi'ne 177 bin dolar bağışlar.
Komite Başkanı Don Fowler, cömertliğin karşılığını verir. Heslin'in daha önce CIA'den istettiği Tamraz Raporu olumsuz gelmiştir. Fowler, raporu değiştirsin diye CIA'e baskı yapar. Parti saymanı Scott Patrick de, Gore'un başında Tamraz omleti pişirir. Ta ki, Ulusal Güvenlik Konseyi Personel Direktörü Nancy Soderberg'e, "Alın Tamraz'ınızı gidin" dedirtinceye dek.
Planın Ankara ayağı aksamaz. Erol User'i, Özer Çiller'i tanıyan Tamraz, Başbakan'a kolay ulaşır.
Çiller, onu Konut'ta kabul eder. Dönemin MHP lideri Alparslan Türkeş de oradadır. Sonra, petrol projesinden sorumlu Emre Gönensay'ı çağırırlar. Tamraz onlara, Türkiye hattını Clinton'dan bağlayacağını anlatır. Tek isteği, Bakü - Ceyhan inşaat tekelidir.
Gönensay işkillenir; Tamraz hakkında dosya tutturur; Interpol'ce arandığını öğrenir; olumsuz tavrını Çiller'e belli eder.
ABD'de ise paranın sesi, Heslin'inkinden yüksek çıkar. Biri Çiller'le buluşmasının ertesi haftasında olmak üzere altı kez, Beyaz Saray'a çağrılır Tamraz. 27 Mart 1996'da, Clinton'la görüşür. Başkan, danışmanı Thomas McLarty'den Tamraz'ın işini takip etmesini ister. McLarty, hemen Enerji Bakanlığı'na tavsiye mektubu yazar: "Bu projeyi değerlendirelim."
Ancak zaman geçmektedir. Çiller artık başbakan değildir. ABD'de bağış skandalları ortaya saçılır.
CIA,
Tamraz Raporu'nun değiştirilmesiyle ilgili soruşturma başlatır. Senato, yönetimin Tamraz'la ilişkisini sorgulamaya başlar.
Fazla durmaz, yurtdışına çıkar Tamraz. Geçmişi de, peşinden.
1989'dan beri Lübnan'da aranmasını, "Medeni ülkeler, bunu ciddiye almıyor" diye geçiştirir. Nitekim Beyrut, sınırdışı edilmesini istemiş, ABD reddetmiştir.
Geçen haftasonu, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te tutuklanır. Interpol, Tamraz'ın, yönettiği Lübnan bankasını batırıp, 200 milyon doları zimmetine geçirmesini ciddiye almıştır anlaşılan.
* * *
TAMRAZ'ın, "para, düdük" ilişkisini ders kitaplarında örnekleyebilecek hikayesi bitmedi. Tiflis sonrasını izlemek üzere, şimdilik ara veriyorum.
İsabet, zira aklım hala başka yerde!
Yazara EmailY.Congar@milliyet.com.tr