Yolsuzlukla mücadele

Yolsuzlukla mücadele

     BİRBİRLERİ hakkındaki yolsuzluk iddialarını uzun süre bayrak yaptıktan sonra, "can havliyle" karşılıklı aklamalara girişen siyasi liderlerin "lider" kalabildiği bir ülkemiz var. Yolsuzluk iddialarıyla düşürülen hükümetin benzer versiyonunun, "altına pislik süpürülmüş halı" misali bir zeminde kurulmasından medet umar haldeyiz.
       Ekonomide ve dış siyasette sürekli "krizin eşiğinde" olduğumuzdan, iç siyasette "beterin de beterinden" korktuğumuzdan, yolsuzluk iddiaları konusunda bir konuşup iki susuyoruz.
       Uluslararası düzeyde ise durum farklı. Son dönemde, başta ABD olmak üzere bir dizi ülke, başta Dünya Bankası (IBRD) olmak üzere bir dizi kuruluş yolsuzluğa karşı sesini yükseltiyor.
       Yolsuzlukla mücadelenin dışarıda nasıl tartışıldığını izlemek, 56'ıncı hükümetin kuruluşuna ilişkin "mikrosiyaset" sürerken, özellikle önemli.
       * * *
     IBRD Başkan Yardımcısı Johannes Linn, 18 Kasım'da Washington'daki TÜSİAD panelinde, Türkiye'deki "ihale yolsuzlukları ve özelleştirmede mafya parmağı" iddialarına değinirken, "Dışarıdan bakıldığında, bunların olması hiç de şaşırtıcı değil" demişti.
       Yolsuzluğun "şaşırtıcı olmaması", sorunun "sistemik" yanına işaret ediyor.
     Clinton yönetimi, demokratik rejim ve serbest piyasa deneyimi taze olan geçiş dönemi ülkelerini odak aldığı çalışmada, yolsuzluğun sistemik unsurlarını belirledi.
       ABD Dışişleri Bakanlığı'nın iktisadi işlerden sorumlu müsteşarı Stuart Eizenstat, bu unsurları ve mücadele yollarını şöyle sıralıyor:
     1. Mevzuatta sadeleştirmeyi içeren bir iktisat politikası reformu. Külfetli ve fuzuli lisans uygulamaları kalkmalı, iş dünyasına ilişkin konularda keyfi yetki kullanımı azalmalı, ekonomiye daha fazla rekabet enjekte edilmeli. İş dünyası ile devlet arasına bir kol boyu mesafe koyulmalı, boğucu olmayan bir mevzuat düzeni kurulmalı.
     2. Ticaret ve yatırımı etkileyen idari süreçleri yalınlaştıracak ve daha öngörülebilir kılacak şeffaflaşma reformları.
     3. Eskiden devlet denetimindeki ekonomilerde bürokrasiyi küçülterek piyasalardaki nüfuzunu azaltacak kamu sektörü / kamu istihdamı reformu. Memurları meziyetlerine göre değerlendiren profesyonel bir kamu çalışma düzeni kurulması.
     4. Muhasebe ve murakabe yetenekleriyle donatılmış etkin denetim kuruluşları yaratacak bir kamu finansmanı reformu. Kamu alımlarında, Dünya Ticaret Örgütü normlarına uygun açık ve adil süreçleri kuracak bir satın alma reformu.
     5. Kararlarını uygulatma gücüne sahip bağımsız bir mahkeme sistemi yaratılmasına yönelik hukuki reform. Ahlaki ilkelere ve kurallara bağlı davranan bağımsız yargı makamlarının geliştirilmesi. Yargının, hem iktisadi alanda, hem de bireysel özgürlükler alanındaki keyfi devlet gücüne karşı önleyici kılınması.
     6. Kıymetli evrak, hissedar hakları, emlak, fikri mülkiyet, iflas, anti - tröst ve çevre korumacılığı alanlarında düzenlemeler içeren bir ticaret yasası reformu. Burada çaba, sadece yeni yasalar çıkarmak değil, aynı zamanda bu yasaları uygulatacak kurumları oluşturmak.
     7. Kamuoyunun eğitilmesi ve duyarlı kılınmasına yönelik programlarla sivil toplumun güçlendirilmesi; hükümete yönelik kamuoyu denetimi ve katılımının artırılması. Bağımsız medyanın desteklenmesi.
     8. İlgili kuruluşların kendi bünyelerindeki yolsuzluğa son verecek ve insan onuruna saygılarını artıracak bir yasa koruyucu kurumlar (Emniyet Teşkılatı vb.) reformu.
     9. Hükümet yetkililerinin davranış kurallarını ve mali servet beyanlarını düzenleyecek bir ahlak reformu.
       * * *
     EIZENSTAT'ın 1977'de Başkan Jimmy Carter'ın danışmanı iken hazırladığı "Dış Yolsuzluklar Yasası", OECD'nin 20 yıl sonra kabul ettiği "Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi"nin de ilham kaynağı oldu.
       Bu sözleşmeyi "büyük adım" diye nitelendiren IBRD Başkanı James Wolfensohn, Banka'nın "Yolsuzluğa Karşı Politika" raporunu yayınlamasından bu yana geçen iki yılda, iki düzineden fazla ülkenin "yolsuzlukla mücadelede yardım" için kendilerine başvurduğunu söylüyor.
       IBRD'nin bu amaçla devreye girdiği ülkelerin başında gelen Polonya, Şili ve Botswana'nın, yolsuzlukla mücadelede Türkiye'nin ne denli önünde olduğunu görmek için, "Transparency International" kuruluşunun, bugün gazetemizde yayınlanan "1998 Yolsuzluk Algılamaları Endeksi"ne bakmak yeterli.



Yazara E-Posta: y.congar@milliyet.com.tr