‘Erkeklerden daha iyi kupon yapan kadın dinleyiciler var’

23 Ağustos 2013

‘Doğan’ın Kanunları’ programıyla yıllardır radyodan dinleyicilerine sesleniyor Doğan Öncel... Mizah programlarıyla pop radyolarına ses veren Öncel, bu kez, Türkiye’nin sayılı spor radyolarından biri Radyo Spor’da mizah yapıyor. Bu yolda ona, basketbol İddaa yazarı yorumcusu Eyüp Yıldız da eşlik ediyor. Yeni radyosunu, sporu konuştuğumuz ve ‘Yeni öğrendim’ dediği ‘İddaa’ tüyolarını aldığımız Öncel, kendisini Radyo Spor’da özgür hissettiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Fikirlerimizi özellikle sportif olaylarla ilgili olan düşüncelerimizi, kendi tarzımızı ortaya koyarak, işin içine biraz mizahı da katarak özgürce ifade edebiliyorum.” Programlarının renkli ve eğlenceli geçtiğini de belirten Öncel, “Bir akşam telefonda adımıza şarkılar söylenip maniler yazılırken, başka bir akşam elinde lokumlarıyla, leblebileriyle program basan dinleyicilerimiz oluyor” dedi. ‘Doğan’ın Kanunları’nı hafta içi 22.00-24.00 saatleri arasında 107.2 Radyo Spor’dan dinleyebilirsiniz.



RADYO SPOR’DA SPORUN MİZAHINI YAPAN DOĞAN ÖNCEL, “MOURİNHO’DAN BİLGİLİ TAKSİCİLER, NBA KOÇU KADAR BASKETBOLA HÂKİM KAMYON ŞOFÖRLERİ, ERKEKLERDEN DAHA İYİ KUPON YAPAN KADIN DİNLEYENLERİMİZ VAR” DİYOR

‘Doğan’ın Kanunları’ farklı frekanslarda yıllardır devam eden bir program... Şimdi tematik spor radyosundasınız, programın formatında herhangi bir değişiklik oldu mu?
Programımda siyasetin, magazinin ve hayatın kendisinin her zaman mizahi yönünü inceledim. Bunun içinde spor da vardı ama şimdi daha da içine girdim. Yani şöyle söyleyebilirim, spora başladım fakat kilo vermek için değil!

Yazının devamı...

‘Gece dinleyicisi çılgın ve rahat’

17 Ağustos 2013


Rıza Esendemir, Best FM’in eğlenceli isimlerinden biri... Yıllardır aynı radyoda istikrarlı bir şekilde dinleyicileriyle buluşuyor. Radyo dünyasındaki yeniliklere ayak uydurmayı ihmal etmiyor, programının genel formatını değiştirmese de mutlaka yeniliyor. Ekibiyle birlikte hazırladığı radyo şovuna birbirinden farklı karakterleri ekliyor. İki yıl önce yayın saatinin değişmesiyle gece yayınlarına geçen Esendemir, “Gece programı, esasında tam da bizim programın hamuruna uygunmuş, zaman geçtikçe ekip olarak bunu daha iyi anladık. Gece dinleyicisi çok daha rahat ve çılgın. Birlikte inanılmaz ilginç ve komik şeyler yaptık” diyor. İnsanları eğlendirmekten ziyade kendisi de eğlenebildiği için mutlu olduğunu söyleyen Esendemir’le radyoculuk hayatını ve yeni dönem projelerini konuşmak üzere bir araya geldik. Esendemir, internetten görüntülü olarak sevenlerine ulaştığı Arıza TV’yi de bizlere anlattı. Rıza Esendemir’i hafta içi her gün 22.00-01.00 saatleri arasında Best FM İstanbul 98.4 frekansından dinleyebilirsiniz.

Programınız nasıl gidiyor?
Çok keyifli geçiyor. İnsanları eğlendirmekten ziyade kendim eğlenebildiğim ve keyif aldığım için çok mutluyum. Üç saat boyunca günün stresi, yorgunluğu, siniri hiçbir şeyi kalmıyor. Ekibimden de çok memnunum, her şey yolunda.

Programın içeriğinde farklılık oldu mu?
Programın formatı gereği sürekli yeni karakterler dahil oluyor. Ama bunun için ayrı bir çaba sarf etmiyoruz. Bizi yıllardır dinleyen takip eden dinleyicilerimiz bir bakmışız programın bir karakteri olmuş. Bu da bizi hem besleyen, hem de yenileyen bir durum. Üç saatte ne olup bitiyor ben bile farkında olamıyorum çoğu zaman...

Yazının devamı...

BU RADYODA ‘DELİLER’ VAR

10 Ağustos 2013

İki genç isim... Burak Uyanık ve Emir Can... Burak, 10 yıldır müzikle ilgileniyor, yazarlık yapıyor genç yaşına rağmen ilk kitabı ‘Bir Dilim Elmadır Aşk’ı okuyucularıyla buluşturmuş. Emir ise dobra, rol yapmayı sevmeyen eleştirmeyi seven, birçok insan tarafından antipatik bulunan bir isim. İkili, radyo TV programcılığı bölümü mezunu. Lisans düzeyinde radyo TV ve sinema bölümüne devam ediyor. “Bir gün sınıfta hiç alakası olmayan bir konuşmayla başladık, hâlâ konuşuyoruz” diyorlar. Bu konuşmaları radyoya taşımak isteyen ikili, birçok radyonun kapısını çalıyor, fakat yanıt alamıyor. Delta FM, bu yeni seslere kapılarını açıyor ve “Deliliğini topluma kabul ettirene dahi derler” diyerek başlıyorlar yayınlarına... Eğlenceli bir sohbet yaptığımız ikili pogramlarını şöyle anlattı: “Yıllardır hep en güzeli seçeriz, güzel olanları yarıştırırız. Biz dedik ki en kötüyü seçelim... En kötü performans bölümümüzde kötü fıkra, kötü anekdot, kötü şarkı performansı yapan dinleyicilerimizi yerden yere vuruyoruz. Yayınımıza ünlü isimleri bağlıyoruz. Program içinde şarkılara hikâyeler yazarak, tiyatral biçimde canlandırmamız dinleyicinin çok hoşuna gidiyor. İlk yarım saat bıcı bıcı saati, sonrasında günün konusu, radyo tiyatrosu, sokak radyosu ve radyo gazetesi kısımlarıyla dinleyiciyi şaşırtıyoruz. Dinleyici de bizi şaşırtıyor. Fenomenlerimiz var. Vinç operatörü bağlanıyor taş kırıyor, ütücü tekstil firmasında elinde ütü bize şarkı söylüyor. Her kesime seslenebilmek gerçekten harika bir duygu. Programımız içinde kesinlikle müstehcenliğe yer vermememiz ise en büyük artımız. İnsanlar artık basit esprilerden sıkıldı.” ‘Radyonun Delileri’ni hafta içi her gün 10.00 - 13.00 saatleri arasında 87.5 Delta FM’den dinleyebilirsiniz.

İKİ GENÇ... BURAK UYANIK VE EMİR CAN, AYNI OKUL MEZUNU İKİ ARKADAŞ... DELTA FM’DE İÇERİĞİ FARKLI, EĞLENCELİ BİR PROGRAMA İMZA ATAN İKİLİ, ‘RADYONUN DELİLERİ’ OLARAK MİKROFON BAŞINDA...

Radyo programcılığından önce neler yaptınız?
Burak Uyanık: 10 yıldır müzikle ilgileniyorum, bunun yanında yazarlık yapıyorum. Şubat ayında ‘Bir Dilim Elmadır Aşk’ isminde bir kitap çıkardım ve ilk baskısı tükendi. Sanatla uğraşmayı çok seviyorum, çok hırslı bir yapım var. Başarı benim için vazgeçilmez bir alışkanlık. İstanbul Aydın Üniversitesi Radyo TV Programcılığı mezunuyum, aynı üniversitenin radyo TV ve sinema bölümünde eğitimime devam ediyorum.
Emir Can: Olduğu gibi davranan, rol yapmayı sevmeyen biriyim. Fazlasıyla dobra konuşurum. Eleştirmeyi çok severim ve bütün bunlar yüzünden çoğu insan tarafından antipatik bulunurum. Ama bu durumu da pek önemsemem... Az biraz gamsızlık da vardır.
Mikrofonun başına nasıl geçtiniz, radyoculuk hayaliniz miydi?
B.U: İlk olarak internet radyosu kurmamla mikrofonun başına geçtim. Sonrasın da bu işi profesyonelliğe taşımam gerektiğini düşündüm. Ulusal ve yerel radyolara demolar göndermeye başladım.

Yazının devamı...

‘Teknolojideki yenilikler radyocuları kolaylığa itti’

3 Ağustos 2013

Dinleyicilerin yıllardır benimsediği isim Gönül Dostu Şener, 20 yılı aşkın süredir mikrofon başında... “Evime döndüm” dediği yıllar önceki radyosu, Kral FM’den dinleyicilerine seslenmekten oldukça memnun olan radyocu, ‘Türkiye’yi Uyandıran Adam’ olarak yeni güne “Merhaba” diyor. Yılların birikimi sayesinde ‘Gönül Dostu’, unvanını alan radyocu, sabahları kocasıyla kavga eden, patronuna kızan, sevgilisinden şüphelenen ve iş arayan dinleyicileriyle dertlerini paylaşıyor. Radyoculuğunun ilk dönemlerini konuştuğumuz Gönül Dostu Şener, o zamanların çok farklı olduğunu söyledi ve özlemlerini şöyle anlattı: “O zamanlara dair en çok özlenen şeyler radyoya gelen çuval çuval mektuplar. Dinleyenlerin evladı gibi radyosuna sahip çıkması, telefon hatlarının kilitlenmesi, bize ulaşamayıp santrali esir almaları. Ve rulo rulo uzayan fakslar... En güzeli de mektupların içinden çıkan küçük hediyeler. Sanatçısından radyocusuna, tiyatrocusundan, dizi oyuncusuna, hiç kimse ulaşılmaz değil diyen Şener, “Bizleri var eden halkın sevgisidir. Eski dinleyici ve hayranım, şimdiki kayınvalidem bunun en güzel ispatıdır” dedi. Gönül Dostu Şener’i 07.00 ve 09.00 saatleri arasında İstanbul 92.0 Kral FM’den dinleyebilirsiniz.

Uzun yıllardır mikrofon başındasınız hâlâ aynı heyecanı hissediyor musunuz?
Kesinlikle her gün aynı heyecanı hissederim. Ne zaman ki heyecanınızı kaybedersiniz, işte o zaman dinleyenlerinizi de kaybedersiniz. Örneğin, yeni bir şarkı dinlediğim zaman ya da yeni bir bilgiye sahip olduğum zaman “Yarın olsa da mikrofonun başına geçip bir an evvel dinleyenlerimle bunları paylaşabilsem” diye düşünür ve heyecanlanırım.
Mikrofon başına ilk geçtiğinizde neler yaşamıştınız?
İçimin titrediğini hatırlarım. Bundan 23 sene önce, çok ünlü bir söz yazarı ilk çalıştığım radyonun müzik direktörüydü ve bana “Senden hiçbir şey olmaz” demişti, hiç unutmam. O ayrıldı, sonra ben o radyoda müzik direktörünün yardımcısı oldum. Bambaşka bir duyguydu ilk günlerde tattığım. Konuşacaklarımı önce kağıda döker, biraz çalışırdım. Şimdilerde ise programı tamamen doğaçlama yapıyorum.
O dönemlere dair özlediğiniz neler var?
Çok şey var. En çok özlenen o zamanlar radyoya gelen çuval çuval mektuplar... Dinleyenlerin yeni sahip oldukları evladı gibi radyosuna sahip çıkması. Telefon hatlarının kilitlenmesi, bize ulaşamayıp santrali esir almaları. Ve rulo rulo uzayan fakslar, en güzeli de mektupların içinden çıkan küçük hediyeler...

Yazının devamı...

‘Radyolar genç yayıncı yetiştirmekte geç kaldı’

27 Temmuz 2013

‘Velet Dada’ radyoların eğlenceli seslerinden... Asıl ismi İrfan Aslanhan... Yıllardır ‘Radyo Makinası’nı çalıştırıyor. Genç yaşına rağmen tiyatroya, mikrofon tozunu da karıştırmış, ikisinin de büyüsüne kapılmış biri... Üzerine bir de televizyonu ekleyen Aslanhan, yeni nesilin dikkatini çeken birçok programın yapımcısı... Bir süre radyoya ara veren, şimdilerde yeni radyosu Kanaltürk Radyo’dan sevenlerine seslenen Aslanhan, dinleyicilerini programına şöyle davet ediyor: “Hâlâ denk gelmemiş dinleyiciler için ilk biraz yadırgayacakları ve sonra sarılacakları bir program. Biz gençler konuşuruz. ‘Artık değişik sesler duymak, mutlu ve enerjik bir şeyler dinlemek istiyorum’ diyenler buyursunlar.” Türkiye’deki birçok radyonun sığ yayıncılık anlayışına sahip olduğunu ve gençlere şans vermediğini düşünen Aslanhan, “Artık çok farklı bir jenerasyona sahibiz. Türkiye radyoları çok geç kaldı. Hâlâ genç yayıncılar yetiştirmekte karın ağrıları çekiyor” diyor.Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde okuyan Aslanhan’ı ‘Radyo Makinası’yla hafta içi her gün 19.00-21.00 saatleri arasında İstanbul 92.9 Kanaltürk Radyo’dan dinleyebilirsiniz.

Yeni radyonuzda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Kendimi, ilk defa bu kadar huzurlu hissediyorum. Her çalıştığım yerde güzel anılar bırakarak işlerimi yapmaya çalıştım. Bu radyonun ve çalışma arkadaşlarımın enerjisi bambaşka... Bu çok önemli, kurumun yapmak istediklerinize inanması ve sizi benimsemesi işinize olan güveninizi arttırıyor.
Bir süre radyoya ara verdiniz, o dönemde neler yaptınız?
3,5 sene radyo yapmadım, ama şimdi bakıyorum da bu sürede üç televizyon projem oldu. Biri Cine5’te yaptığımız bir yarışma programıydı, diğeri bireysel olarak yaptığım yıllardır ara ara sunduğum ‘Velet Dada’, bu seriye bir de ‘Jülyen’ adında yine alternatif bir talk show programı ekledim.
‘Radyo Makinası’ bu radyoda yine aynı formatla mı devam ediyor?
Kafama göre her gün programın içeriğini değiştirebiliyorum ama artık ‘Radyo Makinası’ ismini yansıtıyor. Olması gerektiği gibi, bir makina şeklinde tıkır tıkır işliyor. Daha interaktif, gündem eksenli bir yayın. Her şeyden biraz var. Vazgeçemediğim şey, özümde de en saygı duyduğum işim tiyatro olduğu için, yıllarca edebiyattan, şiirden kopamayan bir yayıncılık kafası oluşturdum. İyi ki de oluşmuş. Artık şiirsiz, edebiyatsız yapılan yayınlar hep eksik ve anlamsız geliyor.

Yazının devamı...

‘Haber spikerinin ciddiyeti olmalı’

20 Temmuz 2013

Radyoların müzik, sohbet ve eğlence dışında en önemli özelliklerinden biri de haber verme özelliğidir. Mikrofon aşkı gibi habercilik de başlı başına bir aşktır... Bu sevdaya kapılanlardan biri de, Elif Sevil Orhanlı... Kendisi Radyo Viva’nın deneyimli haber spikerlerinden biri. Sadece mikrofon önünde değil, işin mutfağında da yer alıyor. Radyoda editör olarak görev yapıyor. Radyoların dakikalarla sınırlı haber sürelerinde Türkiye ve dünya gündemini eksiksiz ve doğru bir şekilde dinleyiciye aktarıyor. Editörlüğün bir spiker için önemli ve rahatlatıcı bir durum olduğunu söyleyen Orhanlı, “Editörlük yapınca, yayında habere daha hâkim olduğunuzu hissediyorsunuz” diyor. Sürekli ve hızlı olarak değişen gündemin içinde bazen ruhsal olarak yorulduğunu da sözlerine ekleyen Orhanlı şöyle konuştu: “ Önemli gelişmeleri soğukkanlı ve ciddi bir şekilde dinleyiciye aktarmak, görüşünüzü ve duygularınızı yansıtmadan haberi okumak zorundasınız. Bu bazen yorucu olabiliyor.” Elif Sevil Orhanlı’dan günün gelişen olaylarını İstanbul 90.0 Radyo Viva’dan dinleyebilirsiniz.

RADYO VİVA’NIN ÖDÜLLÜ HABER SPİKERİ ELİF SEVİL ORHANLI, “RADYODA ÖNEMLİ OLAN ANLATTIĞINIZ VE AKTARDIĞINIZ BİLGİLERDİR. HABERİN VE SPİKERİN FARKLI BİR CİDDİYETİNİN OLMASI GEREKİR” DEDİ

Haberci olmak hayaliniz miydi?
Çocukluğumda hayalini kurduğum bir meslekti. Hatta ortaokul yıllarında gazeteleri alır, stüdyoda olduğumu hayal edip haber okurdum. Ailem uzun yıllar evde okuduğum haberleri dinlemek zorunda kaldı. Annem her zaman en büyük destekçim oldu. Radyoya ilk başladığım yıllarda, annem radyoda beni dinler eksiklerimi hatalarımı söylerdi. Üzerimde emeği çok büyük.
Radyo dünyasıyla nasıl tanıştınız?
Üniversite sınavına girdiğim yıl, artık hayalini kurduğum mesleğe bir adım atmam gerektiğini düşünüp, İzmir’de bölgesel yayın yapan bir radyoya başvurdum.

Yazının devamı...

‘İnteraktif dünyanın en iyisi olacağız’

13 Temmuz 2013

Teknoloji hayatımızda hızla ilerlerken radyolar da bu hıza ayak uyduruyor. Birbiri ardına açılan internetten yayın yapan radyolar, dinleyicilerine bir tık mesafesinde. Çoğunluğunu radyocuların oluşturduğu yeni bir dijital radyo daha yayın hayatına başladı. RadiOnair, yayın akışında tüm dünya müziklerine ve hit parçalara yer veriyor. Yayınlarında ağırlıklı olarak Türkçe müziğe yer vermesine rağmen gün içinde yabancı parçaları da dinleyicilerle paylaşıyor. Radyonun kurucularından Mert Erdoğan ve Hale Kazak’la görüştük. Günümüzde interaktif ortamların ön planda olduğu bir dönemde “Biz de varız” diyen genç ve heyecanlı ekibin oluşturduğu radyo oldukça iddialı. Diğer internet radyoları arasında birinci olmayı hedefleyen ekip, iddialarını şöyle anlattı: “RadiOnAir kaliteli müzik, kaliteli yayıncılık vizyonu ile yola çıktı. Dinleyicilerin diğer radyolarda dinleme imkânı bulamadıkları programları, biz akıcı sohbetlerle süsleyerek kitlelere ulaşmayı hedefledik.” RadiOnair’i www.radionair.net adresinden dinleyebilirsiniz.

Böyle bir radyo kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Mert Erdoğan: Geçmişimde radyoculuk vardı. Radyoculuk hayatım boyunca birçok deneyim edindim.
Uzun zamandır böyle bir fikir kafamda oluşmuştu, ama RadiOnAir’ın kuruluşu bir anda gelişti.
Test yayını amacıyla radyo hosting üzerinden yayın yapmaya başladık. Fark ettik ki oturdukları yerden arama motorlarını kullanarak şarkı dinlemesi değil de, aklına

Yazının devamı...

‘ÇOK YARATICI DİNLEYİCİLER VAR’

6 Temmuz 2013

Seda Şenyurt, İstanbul FM’in genç seslerinden... Birçok meslektaşı gibi onun da radyocu olma sevdası kasetlere sesini kaydedip kendini dinlemesine dayanıyor. 2004 yılında radyonun kapılarını aralıyor ve mikrofon macerası başlıyor. Şenyurt, ilk radyo heyecanını şöyle anlatıyor: “Radyoyla tanışmam, nasıl büyük heyecan, nasıl mutluluktu benim için inanamazsınız. Ulusal bir radyo kanalında asistandım o zaman ‘Joker Abdül’le birlikte yayına giriyordum. Yayında 2-3 kelime edince benden mutlusu yoktu. Keyifliydi o günler, bu kadar büyük sorumluluğum yoktu ama harika hatıralar bıraktı. Klasiktir belki, ama doğrudur; radyo aşktır.” Dinleyicileriyle özellikle Twitter’da interaktif iletişime geçen Şenyurt, “Birebir tanışmadığın insanlarla iletişim halindesin, her fikir ve düşünceni özgürce paylaşabiliyorsun. Çok güzel dostlar kazandım. Sevdiğim ama tanışma fırsatım olmayan insanlarla sıkı dost oldum” diyor. İstanbul FM’de kendini çok iyi hissettiğini söyleyen Şenyurt’u 13.00-16.00 saatleri arasında İstanbul 88.6 frekansından dinleyebilirsiniz.

İstanbul FM’de kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
İstanbul FM, Türkiye’nin en köklü ve en çok tanınan radyolarından biri. Beni mutlu eden bir ortam ve çalışma arkadaşlarım var. Yayında, sadece gündemde olumsuz bir konu varsa bu beni huzursuz ediyor. Onun da dinleyicilerle üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Sabah uyandığımda “Of yine mi gideceğim” hissi olmadan gidiyorsam, kendimi gayet iyi hissediyorum demektir.
Dinleyicilere ne tarz bir program hazırlıyorsunuz?
Haftanın yedi günü yayındayım. İstanbul FM’de şarkılar önemli. Onları tanıtmak benim görevim. Kim hangi albümü çıkarmış, hangi şarkıya klip çekmiş, parçayı kim yazmış hepsini yakından takip etmem gerekiyor. Sonrasında magazine yansıyan haberlerden bahsediyorum. Günün konusunu belirleyip Twitter üzerinden gelenleri paylaştığım bir yayın hazırlıyorum. Çok yaratıcı dinleyicilerimiz var, büyük bir zevkle aktarıyorum yazdıklarını.
Dinleyicilerle olan bu hızlı iletişim şeklinin sizce radyocu için artıları ve eksileri neler?
İstanbul FM’den önce de Twitter kullanıyordum. Twitter’ın artılarını topladım. Birebir tanışmadığın insanlarla iletişim halindesin, her fikir ve düşünceni özgürce paylaşabiliyorsun. Çok güzel dostlar kazandım. Sevdiğim ama tanışma fırsatım olmayan insanlarla sıkı dost oldum. Yayında ufacık bir dil sürçmesini veya kelime hatasını yakalayıp “Seda dilin sürçtü ama olsun biz seni böyle de seviyoruz” diyenler var ya, işte onlar baş tacı. Konuşurken kimse beni dinlemiyormuş gibi geliyor ama aslında öyle olmadığını tweet’ler sayesinde anlıyorum. Eksisi ise sana her şeyi söyleme hakkına sahip olduğunu sanan bir kesim var.

Yazının devamı...