DİZGİNLER MERKEZ'İN ELİNDE

Piyasalar temmuz ayına kadar sürecek bir türbülans döneminde. Faiz avcısı traderlar için favori piyasa haline gelen Türkiye, yakın markaj altında. Fiyatlarda dengelenme yaşanıncaya kadar alınacak kur riski zararlı sonuçlar doğurabilir

Dolarda 5 Şubat’ta test edilen 5.18 seviyesi sonrasında devam eden yukarı hareket geçtiğimiz haftanın son günü spekülatif atağa dönüştü. Kapatılan pozisyonlar, dolar/TL kurunu 5.45’lerden 5.84’lere kadar yükseltirken tansiyonu da artırdı. Piyasalarda normalin üzerinde bir fiyat hareketliliği gözlendi. Merkez Bankası’nın net rezervlerindeki düşüşe yönelik endişelerin dillendirilmesi üzerine açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, rezerv hareketinin 5.5 milyar dolarının BOTAŞ’a döviz satımı ve borç ödemelerinden kaynaklandığını söyledi.

Ortak adım attılar

Merkez Bankası proaktif hareketlerde bulunarak piyasalardaki panik hareketlerin önüne geçti:

1. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süre ara verileceğini açıkladı.

2. Hafta sonu BDDK ve SPK’dan dövize ilişkin bazı adımlar geldi. BDDK, bazı bankaların müşterilerini yanıltıcı ve manipülatif şekilde döviz alımına yönlendirdikleri iddiasıyla soruşturma başlattı.

3. SPK da JPMorgan’ın raporunun hisse senetleri üzerinde spekülatif etki yarattığına ilişkin yanıltıcı içerik şikayetleri üzerine inceleme başlattı.

4. Döviz karşılığı TL swap piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap satışı sınırı yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarıldı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada finansal piyasalarda gözlenen oynaklıkların ve sağlıksız fiyat oluşumlarının yakından takip edilmekte olup para politikası ve likidite yönetimine ilişkin tüm araçlar, fiyat istikrarını sağlamak ve finansal istikrarı desteklemek amacıyla kullanılmaya devam edileceği vurgulandı.

Merkez Bankası’nın aldığı önlemler piyasaları rahatlatırken, SPK ve BDDK’dan yapılan açıklamaların yabancı yatırımcıları ürkütebileceğine dair endişeler oluştu. Özellikle JP Morgan’ın raporuna ilişkin çok fazla değerlendirme ve yorum yapıldı.

SPK’nın JP Morgan raporuna ilişkin aldığı karar hem yerli hem de yabancı piyasa aktörlerinin fazlasıyla tepkisine neden oldu. Yabancı traderlardan gelen açıklamalar, böyle bir kararın rapor yazılmasına baskı uygulayabileceği yönünde oldu. Ancak gün içerisinde yaşanan fiyat hareketliliği de gösterdi ki alınan kararın kurumlar üzerinde bu baskıyı doğuracak bir nitelikten çok uyarıcı niteliği var.

DİZGİNLER MERKEZİN ELİNDE

Piyasayı rahatlatma

Pazartesi günü yurtdışı piyasada 5.77’den işlem gören dolar kuru sabah saatlerinde 5.65’lere kadar geri çekildi. Ancak küresel büyümede yavaşlama endişeleri kurda yeni hareketin 5.65’lerin üzerinde oluşmasına neden oluyor. Bu sadece Türkiye’ye özgü değil tüm gelişen ülkelerden para çıkışı var. Seçimlerin de gündemde olması seçim sonuçlarına ilişkin senaryolar, dış ilişkilerdeki gerilimler Türkiye’nin daha fazla olumsuz ayrışmasına neden oluyor.

Merkez’in etkinliği sürecek

Dolar/TL kuru gün ortasına gelindiğinde 5.68 seviyesindeki seyrini korudu. Merkez Bankası para politikasını sıkılaştırarak müdahale etmeye çalıştıysa da dolara olan talep sürüyor. Pazartesi gününden itibaren Merkez Bankası üst bant seviyesi olan yüzde 25.5 seviyesinden piyasaları fonlamaya başladı. Türk Lirası’ndaki baskı devam ederse fonlamanın tamamı geç likidite penceresinden yüzde 27 seviyesinden yapılmaya başlanacaktır. Yurtdışı piyasalarda gözlenen hareketlenmeler de kısa vadede baskının devam edebileceğini gösteriyor. Bu durumda Merkez Bankası yeni önlemlerle aktif seyrini koruyacaktır.

Ciddi bir çalışma

Ağustosta yaşanan kur hareketliliği sonrasında ekonomi yönetimi piyasalardaki fiyat oynaklıklarını ciddi bir çalışma ile takip ediyor. Açılan pozisyonların spekülatif bir atağı besleyecek bir adım olması halinde hemen tüm aktörler harekete geçiyor.

Yabancı çıkışı tetiklenmez

Türkiye’de hisse senetlerinin yüzde 65.17’si yabancılarda bulunuyor. Yurtiçi yerleşiklerin mevduatlarının neredeyse yarısı yabancı para cinsinden. Özel sektör şirketlerinin 197 milyar dolar döviz borcu bulunuyor. Böylesi bir ortamda yabancı çıkışını tetikleyecek bir gelişmenin yaşanması zor. Alınan kararların piyasa iletişimi ile anlaşılırlığını sağlamak, kurumların hassasiyetleri göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemde fiyat istikrarı için önem taşıyor.