Dolar boğalarının önü nasıl kesilir?

Eklenme Tarihi27.08.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi27.08.2018 - 2:05

Yabancı analistler dolar/TL kurunda yükseliş bekliyor. Dolarda boğa eğilimli yatırımcıların işi zorlaştı ama bunlar ABD - Türkiye gerilimi azalmadan teslim olmayacaktır. Eylülde açıklanacak OVP’nin beklentiyi karşılaması ve ABD’yle yumuşama ile seyir değişebilir.

Bayram tatili sonrasında piyasaların yeninden açılması ile birlikte yabancı analistlerde dolar/TL kurunda yükseliş beklentileri yüksek. Bu yükseliş beklentilerinde dolar/TL kurunun ağustos başında gerçekleştirdiği parabolik hareketin en yüksek seviyesi olan 7.2362 seviyesinden düzeltme ile 6.00 seviyesine kadar gerilemesinin ardından 8 hedefi ile yeniden güçlenebileceği öngörülmekte.

Dolar/TL kurunda boğa eğilimli yatırımcılar kur hareketlerine yön veriyor. Boğa eğilimi, piyasanın uzun bir süre yükseliş trendinde olacağını, o piyasadaki ürünlere olan talebin artmakta olduğunu ifade ediyor.

Rabobank analistleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) adımları sonrasında ABD dolarındaki boğa eğilimli yatırımcıların tırmanma eğilimlerinin zorlaştığını belirtiyor.

Son hamlelerle TL’ye karşı gerçekleştirilen atakların maliyeti arttı. Ancak bu yatırımcılar, ABD ve Türkiye arasındaki diplomatik gerginlik azalmadan hemen teslim olmayacaktır. Eylül başında Orta Vadeli Program’a (OVP) kilitlenen piyasalar, ekonomi yönetimini takip edecek.

Yeni OVP önemli

Yeni OVP’nin beklentileri karşılaması, ABD ile ilişkilerde olası bir yumuşama, piyasaların seyrini değiştirebilir. Son hamle ise 13 Eylül’de gerçekleşecek TCMB toplantısından gelebilir. Son iki haftayı 6 seviyelerinde geçiren dolar/TL kurunda boğa eğilimli yatırımcılar, piyasaların açılması ile birlikte yeniden atağa geçmeye çalışacaktır. Bu noktada ekonomi yönetiminden gelecek yeni tedbirler izlenecek.

Dolar/TL iki haftadır 6 seviyelerinde. Dolar kurunda boğa eğilimli yatırımcılar 7.2362 seviyesinden 6.03’lere yaşanan düzeltme sonrası yükselişi tekrar zorlayacaktır. Ekonomi yönetiminin alacağı yeni tedbirler atakları kesebilir.

Borsada büyük dalga 2 yıl içinde düzeliyor

Türkiye ile ABD arasında yaşanan gerilimli dönem, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artış süreci, gelişmekte olan ülkelerde yaşanan para çıkışı piyasalarda satış baskısı oluşturmaya devam ediyor.

BIST 100 Endeksi yılbaşından bu yana TL bazında yüzde 21.80, dolar bazında ise yüzde 51.14 oranında değer kaybetti. Geçmiş dönemlerdeki fiyat hareketleri incelendiğinde sert dalgalanmaların ardından bir sonraki yıl toparlanma yaşansa da bu süreçte ancak kayıplar geri alınabiliyor. Hareket marjları arttıkça krizlerden çıkış iki yılı bulabiliyor.

İskonto arttı

Borsadaki sert satışta mali sektör hisselerinin öncü olduğu gözleniyor. Gelişmelere bakınca yılın son çeyreğine kadar dalgalı dönemin devam edebileceğini görüyoruz. Ancak bu dönemde de ön plana çıkan hisse senetleri ihracat ağırlıklı çalışan likit sektörlerdeki şirketler olacak. Ortaklık yapısı güçlü, borçlanma oranlan düşük olan işletmeler, bu sert dalgalanmadan daha da büyüyerek avantajlı çıkabilir.

Endeksteki düşüşe rağmen güçlüler var

Endeksteki hızlı düşüşe rağmen bazı sektör ve şirketlerin güçlü olduğu gözleniyor. Bu sektörlerin başında metal ana sektörü geliyor. Metal ana sektörü hisseleri yılbaşından bu yana yüzde 10.24 değer kazandı.

Ulaştırma sektörü hisselerindeki düşüş sadece yüzde 2.49 oranında gerçekleşti. Kimya sektörü yüzde 3, maden sektörü ise yüzde 4 değer kaybetti. Sanayi sektörü hisselerindeki düşüş ise yüzde 7.6 oldu. Yılbaşıdan bu yana dolar kurundaki yükseliş, borsadaki düşüşe rağmen bu hisse senetlerine ilginin sürmesi kur ve faiz hareketlerine karşı daha dayanıklı olduklarını gösteriyor.

Duyarlılık yüksek

Gelişmekte olan piyasalar bir yandan dolar kurundaki artışa bir yandan da ticaret savaşlarına odaklanmış durumda. Öte yandan ABD yaptırımları da büyük bir risk oluşturuyor. Çin ve ABD arasındaki başarısız ticaret görüşmelerinin ardından, eylül başında ticari savaşta şiddetlenme bekleniyor. Bu durum, ticaret savaşlarının gelişmekte olan ülkelerdeki duyarlılığı üzerinde daha da ağırlaştırıcı etkiler yapabilir.

ABD ekonomisi ne sinyali veriyor?

ABD ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4.1 büyüdü. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ekonomi 2014 yılından bu yana en hızlı büyümeyi gerçekleştirdi. Bu büyümenin sürdürülebilirliği konusunda son veriler umut verici değil. İyi bir ikinci çeyreğin ardından, üçüncü çeyrek için veriler hayal kırıklığı yaratmaya başladı. Fed’in bunu görerek hareket etmesi doların zayıflamasına neden olabilir. Ağustos ortasındaki veriler umut verici değil :

1- National Association of Realtors (NAR) raporuna göre, ülkede ikinci el konut satışları temmuzda önceki aya göre yüzde 0.7 azalarak 5 milyon 340 bin oldu. Üst üste dördüncü düşüş gerçekleşiyor. Böyle bir düşüş en son 2013 yılında olmuştu.

2- ABD Ticaret Bakanlığı raporuna göre, ülkede birinci el konut satışları temmuzda önceki aya kıyasla yüzde 1.7 azalarak 627 bin oldu. Bu yılki üçüncü düşüş gerçekleşiyor.

3- ABD’de dayanıklı tüketim mallarına yönelik siparişler, temmuzda önceki aya kıyasla yüzde 1.7 azalarak 246.9 milyar dolara geriledi. Siparişlerin temmuzda yüzde 0.5 azalması bekleniyordu.

4-  ABD’de imalat sanayi PMI, ağustosta önceki aya kıyasla 0.8 puan azalıp 54.5 puana geriledi.

Hepsi olumsuz değil

Elbette ABD ekonomisindeki tüm göstergelerde olumsuz seyir yok. Ancak öncü göstergeler sinyal veriyor. Öte yandan ABD Başkanı Trump gündemde.

Fed’in faizi yükseltmesi konusundaki eleştirileri dikkat çekiyor. Ayrıca ABD’de Trump’ın eski avukatı Michael Cohen’in itirafçı olması ve eski kampanya direktörü Paul Manafort’un suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırılmasıyla başlayan kriz Trump kabinesine sıçramış durumda. Trump’ın eli zayıflıyor. Tüm bunların sonucunda Fed’in politikasını yeniden değerlendirmesi durumunda, ABD doları zayıflayabilir.